Hitler ve Mussolini Rejimlerine Olan Özenti

Mustafa Kemal’in aynı günlerde Başvekilliğini yapan “İsmet İnönü ile Partinin Genel Sekreterliğini yapan Recep Peker’in de Hitler ve Mussolini rejimlerine olan özentisi”(1) Türk rejimini otoriter bir yapıya kaydırmıştı.İsmet Paşa 1932 yılında İtalya’ya gittiğinde Parti Genel Sekreteri Recep Peker’i de yanında götürmüştü. “Peker, İtalya’da Faşist Parti’yi ziyaret ederek Partinin yapısı hakkında detaylı bilgiler almıştı(2) 1935 yılında […]

Daha fazla oku
İnkılap Hareketi İçinde Din

Türk inkılabı, en önemli paradoksu din sahasında yaşıyordu. Cumhuriyetçi Türk’ün kimliğini oluşturma çabası içersinde yapılanlar hayret ve şaşkınlıkla karşılanacak boyuttaydı. 1925 yılında 284 talebesi olan İlahiyat Mektebi’nin talebesi bir kaç yıl içinde 20’ye düşürülmüş, 1941 yılında tamamen kapatılmışlardı. Yine 1924 yılında sayıları 29 olan imam Hatip Okulları’nın sayısı 2’ye düşürülmüştü(1) Dini dönüştürme kapsamında Kemalistler 30 […]

Daha fazla oku
1930’larda Ekonomi ve Halkın Durumu

1930’lara gelindiğinde Anadolu halkının devleti sadece asker gönderme ve vergi verme mükellefiyetiyle tanıdığı, bunun dayanılmaz bir hal aldığı en yetkili ağızlardan dahi artık açıklanmaktadır. Mustafa Kemal, o günlerde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği vazifesinde bulunan Hasan Rıza Soyak’a taşıdığı ruh halini şu çarpıcı cümleyle özetler:”Bunalıyorum çocuk. Görüyorsun, her gittiğimiz yerde şikayet ve dert dinliyoruz. Her taraf derin […]

Daha fazla oku
Serbest Fırka ile Terakkiperver Fırka Kapatılması

Serbest Fırka ile Terakkiperver Fırka’nın bir çok konuda çakışan kaderleri rejime karşı düzenlendiği söylenen irticai kalkışmalarla irtibat kurulması noktasında da birleşmişti. Şu farkla ki, Terakkiperver Fırka’nın kurulmasının ardından gerçekleşen Şeyh Said isyanı bu konuda kullanılırken, Serbest Fırka’nın kapatılmasından sonra tertiplenen Menemen Vakası’yla İçtimaî muhalefet yeniden yok edilmiş ve bastırılmıştı. “Tek Parti idaresini sürdürmek isteyenler Şark […]

Daha fazla oku
Şeflik Dönemi Demokrasi

Şeflik meclisinde sadakatlerini ispatlayarak öne çıkmış aynı kişiler uzun süre mebusluk yaparak Meclis’in gediklileri olmuşlardı. Öyle ki mebusluk asker-sivil-bürokrat kesimler için bir geçim kaynağı olmuştu. “Milli Şef devrinde TBMM seçilmiş azalardan müteşekkil bir meclis yerine tayin edilmiş kişilerden müteşekkil bir meclis yapısı arzediyordu.”(1) Büyük Millet Meclisi hakikatte bir kişinin emrindeydl “Vakıa meclis seçimlerle teşekkül ederdi. […]

Daha fazla oku
Chp ve Demokrasi

Zekeriya Sertel’e göre, Cumhuriyet ilan edilmişti ama memlekette hürriyet ve demokrasiye gidildiğine dair hiç bir işaret yoktu. Halka hiç önem verilmiyordu. Halk yine sefaletle başbaşa idi. Ankara Rejimi halka ait sorun ve talebleri parti mutemetleri aracılığıyla takip etmekteydi. Ancak mutemetlerin halka yakınlığı, Ankara egemenlerinin yakınlığından daha öte değildi. “Kendisine vazifesi icabı yaklaşan bir mutemetten kaçan […]

Daha fazla oku
Yavuz Sultan Selim’in İlme ve Âlime Hörmeti

Büyük atamız Yavuz Sultan Selim’in ilme ve âlime hörmetini ifade eden pek meşhur bir hâdiseyi de anlatmak istiyorum. Yavuz Mısır’ı aldıktan sonra bu ülkenin idaresini bir Kölemene teslim ederek İstanbul’a dönüyordu. Ordu, Adana civarında yürür ken, Padişah kendisinin sol tarafında at üstünde giden, Sinan Paşanın Mısır’da düşman tarafından katledilmesiyle tâyin ettiği yeni sadrazam Yunus Paşaya […]

Daha fazla oku
Kelime Uydurukçuluğun Perde Arkası

Geçmişi topyekun inkâr planının bir parçası olarak ele alman dil meselesi sağlam bir temele oturtulmadan, kültür erozyonuna çare bulmak mümkün değildir. Bir takım şahıs ve müesseselerin keyfine tabi olarak durmadan değişen, değiştirilmeye çalışılan türkçe ile, bugünkü fikir ve san’at güdüklüğümüz meydana gelmiştir. Fikir ve san’atm vasıtası olan dil, «devrim» yapma merakı ile ve sun’l zorlamalarla […]

Daha fazla oku
İngilizler ve Milli Mücadele

..İngilizlerin elinden silah ve cephane kaçırılması da, L. Kinross tarafından aynı eğlenceli üslupla anlatılmaktadır. Mustafa Kemal’in Mütareke’den sonra 13 Kasım 1918’de İstanbul’a Eprimesinden. Samsun’a görevli olarak hareket etmesine kadar geçen 6 aylık süre içindeki temas ve faaliyetleri üzerinde fazlaca durulmamıştır. İngilizlerin Mustafa Kemal’e düşman oldukları, kendisini her zaman takip ettirdikleri, engellemeye çalıştıkları yolundaki alışılmış tezin, […]

Daha fazla oku
“Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir”

Mustafa Kemal Paşa’nın ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz ’dir ’ emrinden sonra, ikinci hedef, halen işgal altında olan İstanbul ve Trakya olmalıydı. Ancak Mustafa Kemal bir süre İzmir’den ayrılmamış, kuvvetleri de İstanbul’a doğru harekette ağır davranmışlardır. Mustafa Kemal, Yunan ordularını İzmir’e kadar süren hareketle gösterdiği tavrını, İstanbul’daki müttefiklere, bilhassa İngilizlere karşı göstermemiş/gösterememiştir. Bu sıralarda Mustafa Kemal’in […]

Daha fazla oku