İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
23:00 - 29 Nisan 2015
Batının Osmanlı Devletine kabul ettirmeye çalıştığı Eşitlik düşüncesinin altında yatan niyetin şunlar olduğu edebiliriz: 1-Osmanlı’nın İslâmî toplum düzeninde Müslümanlarla Gayrimüslimler arasında bir eşitliğin sağlanmasını istersek, gerçekte, Müslümanlara gayrimüslimlerin- «statüsünü kabul ettirmek demektir. Bunun aksini düşünmek mantığa ters düşer. Çünkü gayrimüslim, gayrımuslim olarak kaldığı sürece ona İslam’ın münhasıran Müslümanlar için öngördüğü hukukî statüyü uygulamak mümkün olmayacaktır. Böyle […]
Arif
18:40 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Osmanlı istilâ ve fütûhâtını sevk ve idâre eden tevhit rûhu, dededen babaya, babadan oğula, askere, serdara, halktan idâreciye, vezirinden pâdişâha kadar hâkim olan bir hak ve adâlet şuuru idi. Müslüman-Türk, yediden yetmişe maya tutmuş bu anlayışın istilâ ve fetheylediği ülkelere getirdiği hak ve adâlet terâzisi ile daha batı, insan haklarına saygı diye bir anlayışı henüz […]
Arif
18:33 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Türk, aklının ve gönlünün takılıp kaldığı ülkelerin hasretini çekerken nasıl olur da onları unutabilir? İşte gene İstanbul’un yanı başındaki Belgrat Ormanları… Şehri kucaklayan bu ormanı, isim bulamamış gibi, Belgrat adı ile çağırmak ne kadar mânîdar… Belgrat… Bir zamanlar tuğların dikildiği, orduların hareket noktası olarak kaynayan Dârülcihat adlı şehir… Türklerin bir sevgiliye hayran olur gibi gönül […]
Arif
18:22 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
1878’de cereyan eden Türk-Rus Muharebesinde memleketin her bir köşesinden Silistre’ye de bir grup gönüllü gelmişti. Kumandan paşa, bu gönüllülere hoş-âmedî ederken, aralarında yedi sekiz yaşlarında olan bir çocuğa gözü ilişti ve merak ederek, “Bu çocuk kimin?’ diye sordu. Gönüllüler arasındaki yaşlıca bir adam, Mûsâ Paşa’ya: “Ben kulunuzundur efendim. Sefer açıldığınu duyunca bir türlü arkamdan ayrılmadı’’ […]
Arif
18:00 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Yirminci asırda dahi eşi olmayan şâhâne bir devlet hukukunu dünyâya göstermiş olan ikinci Sultan Mehmed’in, Bizans’ı fethinden sonra, ülkenin sâkinlerine gösterdiği şefkat, merhamet ve âlicenapça muâmele gerçekten ne o devirlerde ne de bugün, benzeri olmayan nasıl bir medenî ve insân-i tutum idi ki, yerli halk, Bizans devrinde dahi göremediği serbestliği bulmuş, böylere de huzûrun tadını […]
Arif
17:34 - 21 Nisan 2015
0 Yorumlar
…Zira bir Türk imparatorluğunu yıkan düşmanlardan sonra, bunca asırlık kışlaları, okulları, vilayet binaları, tersaneleri, çeşmeleri, türbeleri, sebilleri, resmî binaları, bakanlık binaları başta olmak üzere, bu binaların sanatsal birer tarih belgesi, ait olduğu devrin kültürünün hatırası olan kitâbelerini, tuğralarıyla birlikte kazıtmak gafilliği, başka hiçbir devlet tarihinde görülmemiştir. Ve hatta üzerinde kitâbeler yer alan bu eserler arasında […]
Arif
17:31 - 21 Nisan 2015
0 Yorumlar
Lozan’a Gelince; Bunda Bayram Yapılacak Bir Şey Yoktu! Başlıktaki bu cümle aynen Ekrem Rize’ye aittir ve şöyle demektedir: Lozan’a gelince; bunda bayram yapılacak hiçbir şey yoktu! Ordusu mahvolmuş bir Yunanistan her şeye sahipti. Hatta demiryolumuzun geçtiği topraklan bile bu mağlup Yunanistan elimizden almıştı. Her sene döviz verdiğimiz demiryolumuz Yunan topraklarından geçiyordu ve Yunanistan bir tazminat […]
Arif
17:29 - 21 Nisan 2015
0 Yorumlar
Osmanlı Devri kültür ve tarih mirası eserleri, bilhassa kentsel göçlerin arttığı son yıllarda giderek daha da ağır tahribata kalmışlardır. Belediyeler yolları onarırken nice Osmanlı Devrin İstanbul çeşmesini recm yaparcasına toprağa gömmüştür. Bu eserler ise hazine arazilerini işgal edenler tarafından dökülen çöplerin altında yok olmuşlardır. Tophane Müşirliği, Taksim Kışlası gibi nice anıtsal eser, kimi yol geçecek diye, […]
Arif
17:25 - 21 Nisan 2015
0 Yorumlar
Prof. Dr. Süleyman Berk de, “Tarihi silmek” ve “İstanbul Açıkhava Hat Müzesi (İstanbul Kitâbelerinden Seçmeler) ” başlıklı makalelerinde şöyle demektedir: İstanbul’un önemli meydanlarından Beyazıt Meydanı’nda bulunan,eskinin Bâb-ı Seraskerî’si, şimdinin İstanbul Üniversitesi ana giriş kapısı üzerindeki celî sülüs hatla yazılmış, “Dâire-i Umûr-ı Askeriye” (askeri işler dairesi) ve bu yazının iki yanında Feth sûresinin ilk âyetleri, altından geçen […]
Arif
17:23 - 21 Nisan 2015
0 Yorumlar
Murat Uçar Aksiyon dergisinde yer alan “Tuğraları Değil Tarihi Kazıdık” başlıklı makalesinde tarihimize yönelen bu saldırıyı su ifadelerle anlatıyor: Bir süre önce Ecyad Kalesi’nin yıkılması üzerine resmi ve sivil kesimlerden yükselen tepkiler, tarihe mal olmuş yadigârları sahiplenmemiz konusunda olumlu işaretler veriyor. Ancak bu sahiplenmeyi kendi sınırlarımız içinde ne kadar gerçekleştirdik? Osmanlıdan kalan tuğra ve kitabeler […]

0 Yorumlar