Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
15:48 - 30 Mayıs 2016
Öncelikle şu: Fatih’in torunları olduğumuzu söylüyoruz övüne övüne ama Fatih’in, gemileri niçin karadan yürüttüğünü bilmiyoruz bile! İkincisi: Fatih, “Ortaçağ karanlığına son verdi; Rönesans’ı başlattı; çağ kapattı, çağ açtı” aşağılık kompleksinden bir türlü kurtulamıyoruz! FATİH’İN DERDİ, ORTAÇAĞ, RÖNESANS FİLAN DEĞİLDİ; HAKİKAT’Tİ! Unutmayalım: Konuşlandığınız yer, konuşmanızın içeriğini belirler; dil’ini, yer’ini ve yön’ünü tayin eder. İstanbul’un fethi, bizim […]
Arif
13:39 - 4 Şubat 2016
0 Yorumlar
Bu konuda daha önce de yazmıştım.[1] Ancak sürekli kızdırılıp kızdırılıp sunulmaya çalışılıyor. Divan Edebiyatında geçen bade , saki gibi sözler manevi içeceği ve sarhoşluğu ifade edip, kendinden geçmektir. Padişahların bir çoğu veli ve de şair idiler.[2] Divan sahibi idiler. -Padişahlar da birer insandır. Ancak bizler yetersiz olduğumuz halde içkiden sakınır ve başkasından da sakınırken, dini […]
Harun Selçuk
13:31 - 25 Haziran 2015
0 Yorumlar
XVI. yüzyılın ikinci yarısında kaleme alınmış Osmanlı tarihlerinde yapılan teftişler sonucu 40.000 kişinin tespit edilip bunların bütünüyle imha edildikleri veya bir bölümünün sürgüne gönderildiği bilgisi bulunur. Bu bilgiler zamanla Anadolu’da yapılan bu teftişler sonucu “40.000 Alevi’nin Yavuz Sultan Selim tarafından katledildiği” şeklinde nerdeyse tartışılmaz bir kabule dönüşen bilgi hâline gelerek, bugün sosyal ve siyasi […]
Arif
01:09 - 21 Haziran 2015
0 Yorumlar
Tanzimat’tan sonraki Osmanlı devlet teşkilât ve rejimini inceleyen bazı yazarlarımız, Osmanlı Devletinin siyasî yapısına Avrupalı bir yazarın Hristiyanlığa ve bir Avrupa devletine baktığı tarzda bakıp ona göre bir değerlendirme yapmaya çalışıyor. Bu bakışla farklar tespit edilebilir ama değerlendirme yapılamaz. Osmanlı devleti İslâmî esaslara dayanan bir devlet olduğu halde, devlet başkanının padişah sıfatıyla cismanî, halife sıfatıyla […]
Arif
12:27 - 18 Haziran 2015
0 Yorumlar
Tarihte önemli rol oynamış devlet adamlarının başarıları önceden görme ve önceden tahmin etme kaabiliyetlerine dayanır. Devlet adamının varsayımları küçük ve hayali düşüncelere dayanıyorsa, olayların analizinden çıkmıyorsa, bunun kaçınılmaz zararlarına katlanmak zorunda kalan bütün bir toplum olacaktır. Şimdi bir mukayese yapmak istiyorum: Talat Paşa anılarının ikinci bölümünde (Talat Paşa’nın Anıları, Say Yayınları) Türkiye iç yönetimini örgütlemek, […]
Arif
13:15 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
Büyük fetihler, büyük irade hareketleridir, insanın gerçek değerini teşkil eden sonsuzluğa yöneltilmiş irade, sonsuz fetihlerin iktidarına sahiptir. Hayati menfaatlere ve heveslerin emirlerine boyun eğen imansız irade ise, sonsuzluğu kaybetmiş, onunla rabıtayı kesmiştir. Dünya nimetlerine köle olur; menfaatlere esir, heveslere hizmetkâr olur. Serveti, devleti, tahakkümü, zevklerle dolu gururu sever. Farkında olsun olmasın kendini müminlerin mürşidi sanar, […]
Arif
16:46 - 10 Haziran 2015
0 Yorumlar
1876 Anayasası millet sisteminin yeniden tanımlanmasına doğru atılmış önemli bir adımdır. Meclis-i Umumî adı altında temsilî bir meclisin oluşturulması, mebusların tayinle; değil, seçimle belirlenmeleri, dinî bağlanmadan bağımsız olarak, seçimlerde nispî temsilin uygulanması, bütün vatandaşların devlet karşısında eşit hak ve yükümlülüklere sahip birer “Osmanlı” olarak tanımlanması, böylece millet ayırımının anlamsızlaştırılması, temsili kolektif olmaktan çıkararak kişisel düzeye […]
Arif
16:13 - 2 Haziran 2015
0 Yorumlar
Sultan Vahideddin’in vatan-ı azizinden müfâra- katını (ayrılışını) mâkul ve kalıp mücâdele ederek yeni bir ihtilâfa sebep olmaya nazaran ehven gören bütün ciddî, tarafsız tarihçilere tercüman olmak üzere yazdığı bir yazıda Nizameddin Nazif Tepedelenlioğlu şöyle demektedir: “Vahidüddin Han’ın siyâsî cephesi ne olursa olsun, kendisine şu iki hakkı tanımamak insafsızlık olur. Anadolu’ya karşı İngiltere’den silâh ve askeri […]
Arif
16:08 - 2 Haziran 2015
0 Yorumlar
Sultan Vahideddin merhûmun, Türkiye’de ilk defa tarafımızdan neşredilmiş olan şu “müdafaanâ-me” mâhiyetindeki beyannâmesinde yer alan gerçekler -belli başlıları itibariyle- şöyle sıralanabilir: 1- Merhûmun taht’a geçişi, binbir felâkete sebep olan Birinci Cihan Harbi’nin sona ermek üzere bulunduğu günlere rastlar. 4 Temmuz 1918. Demek ki, mâ-hud “Mondros Mütârekenâmesi”nin imzalanmasına (30 Ekim 1918) sadece üç-dört ay gibi az […]
Arif
18:25 - 20 Mayıs 2015
0 Yorumlar
13-07-2009 tarihinde kanalın birindi (atv) tarihçi olarak sunulan Prof.Halil Berkay,topkapı sarayında içkili bir kutlamayı protesto edenler ağır bir şekilde saldırıp,kaos ortamı oluşturmak için mal bulmuş mağribi gibi saldırmalarını fırsat bulanlar gibi,bu tarihçi de pervasızca;’Bütün osmanlı padişahlarının hepsi de içerdi.”demesi,belli ki araştırma ve belgeli konuşmaya dayanmadan,tamamen hissi,belki de kin ve nefretle karışık bir çıkışın eseriydi. Bunun […]

0 Yorumlar