Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
17:48 - 18 Haziran 2015
Tasavvuf, farz ve vacibleri hakkıyla edadan sonra nafilelerle manevi makamatta kat-ı meratip ile Allah’a yakınlık kesbetmektir. Tasavvuf, Kur’an ve sünnetten süzülmüş bir sızıntı ve bir hakikattır. İslam’ın özü ve ruhudur. Tasavvuf, kitap ve sünnete tam ittiba ile ahlak-ı İlahîyye ile tahalluk; yani. Kur’an ahlakıyla ahlaklanmak, masivayı terk ederek rıza-i Bârî’yi tahsile müteveccih olmak ve bu […]
Arif
12:56 - 17 Haziran 2015
0 Yorumlar
Tasavvuf kültürü içinde, özellikle Mevlevîlik’te bu konularda daha birçok açıklamalarda bulunulmuştur. Bütün bunlar bir bilgi ve kültür unsuru olduğu kadar, tasavvuf eğitiminde yardımcı motifler sayılır. Böylece bilgi, san’at ve eğitimin el ele vererek daha iyi sonuçlara ulaşıldığını söyleyebiliriz. Bütün bunları bir yana bırakıp ney’in bir saz, bir mûsikî âleti olduğunu gözden uzak tutmayarak bu alana, […]
Arif
23:43 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Tasavvufun Rehberi Olarak Sahabe Nesli Asr-ı Saadet’ bütün Müslümanlarca ‘ideal’ asır kabul edilmiştir. Farklı zamanlarda ve mekanlarda Müslümanlar, anlamında ve tanımında görüş birliğine varmamış oldukları bu dönemi öğrenmek ister, yaşadıkları zamanı Asr-ı Saadet’e göre muhasebe eder, sıkıntıya düştükleri dönemleri Asr-ı Saadet’ten uzaklaşmanın cezası sayar, buna mukabil kurtuluşu her zaman Asr-ı Saâdet’e dönmek te bulurlar. Şiî […]
Arif
23:38 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Tasavvuf, İslam ruh hayatının ve manevî olgunluğa erme yolunun adıdır. İslam’ın tefekkür, şuur ve kültür mirasının bir parçasıdır tasavvuf. Genel anlamda mistisizm, “insanın dünyaya karşı tavır koymasının ve kendi içindeki hakikati aramasının” adıdır. Bir bakıma bütün inanç sistemlerinin ve felsefî ekollerin ortak yanıdır. Tavırlar farklı olmakla birlikte, bütün sistemlerde mistik anlayış vardır. Tasavvuf ise İslam […]
Arif
18:08 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
Gerek tarih içinde gerekse günümüzde Tasavvuf pek çok çevre tarafından tenkit ve hücum konusu yapılmıştır. Ancak bunların Tasavvuf ve ehli üzerinde yıkıcı bir etki yapmadığı müsellem bir hakikattir. Özellikle günümüzde Tasavvufa asıl büyük zararın,”içeriden”geldiğini üzülerek müşahede ediyoruz. Bilhassa uydurma hadisler konusunda, İlm-i Hadis’te behresi olan Tasavvuf büyüklerinin ikazlarını hiçe sayarak, hatta “Kim benim üzerimden bilerek […]
Arif
17:51 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hakîkat-i Muhammediyye anlayışının Hıristiyan mistisizminden alındığını iddia etmek ise doğrusu çok zorlama bir yaklaşımdır… Hakikatle bağdaşmayan bir tutumdur. Çünkü Hıristiyan mistisizmi Hz. Mesih üzerine yoğunlaşır. İslam’da ise tasavvufun etrafında döndüğü merkez ve mihver, Allah Gelle ve A’lâ’ya teveccühtür. Evet Rasûlullâh (s.a.v)’in büyük, şerefli ve kâmil bir makamı vardır ancak 0 (s.a.v), merkez ya da mihver değildir. […]
Arif
15:28 - 10 Haziran 2015
0 Yorumlar
Nebiler ve velîlerden yardım ve şefaat istemek (istimdâd ve istisfâ) Hakk’ın iradesiyle olabilir. Allah’ın iradesiyle ilgili olmadıkça bir kimseye yardım ve şefaat edemezler. Zamanımızda böcekler gibi olan insanlar o ılâhî emir ile amel etmeyip yasaklardan kaçınmayarak çeşitli haram ve münkerleri işlerken falan makamı ziyaret, filan makamın mevlidi için masraflar ve falan yerde zikr edilir diye […]
Arif
14:46 - 10 Haziran 2015
0 Yorumlar
Prof. Dr. H. Kamil Yılmaz TASAVVUFUN GENELİYLE İLGİLİ SORULAR – Sağlam bir tasavvuf çizgisinde hangi özellikler bulunmalıdır? – Bu sorunun tasavvuf konusundaki belirsizlikleri gidermek amacıyla sorulduğu anlaşılmaktadır. Bugün tasavvuf konusunda sapla saman birbirine karıştığı, şeyhlerin sahtesi ile gerçeği yaygın bir biçimde her yanda bulunduğu için bunları birbirinden tefrik etmek zordur. Bunların doğrularını tanımak için […]
Arif
14:31 - 10 Haziran 2015
0 Yorumlar
Tasavvuf bütünüyle cehd ve emekten ibarettir. Ona vurdumduymazlık ve tembellik karıştırmayın. Ruzbârî İnsan ile “İslam” arasına giren engellerin kaldırılarak, fertlerin fıtrî yapı ve yaratılışlarına en uygun nizama kavuşturulması cihad; insan ile “ihsan” arasındaki maniaların bertaraf edilerek, müminlerin kâmil bir iman ile şuurlu bir hayat yaşamalarını temin etmek de “tasavvuf”tur. Bunlar Cenab-ı Hakk’ın cihad emr-i celilinin […]
Arif
16:29 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Gerçek zühd ahiret ve uhrevi amel ve değerlerin maddi ve dünyevi menfaat, haz ve işlerden daha önemli ve değerli tutulması esasına dayanır. Kısaca zühd daima ahireti dünyaya, maneviyatı maddiyata tercih etmektir. Bu anlamda zühd dünyanın ve maddiyatın tamamen ve kökten red ve terk edilmesi mânâsına gelmez. Bu şekilde tanımlanan zühd (ascetism) bütün dinlerde, ahlâk sistemlerinde […]

0 Yorumlar