Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
20:51 - 19 Şubat 2016
Dinin tıpkı bir madalyon gibi iki tarafı, iki yüzü vardır. Bir yüzde temizlikten ibadetlere, haram ve helallerden ticaret hayatına kadar uzanan kurallar, emir ve yasaklar… Diğer yüzde ise insanın iç dünyasını, gönlünü, akleden ve hisseden bir varlık olarak duruşunu, bakışını, sevgisini, nefretini konu alan derunî boyut… Yani “zahir” ve “bâtın”. Yüce dinimiz insanın bu […]
Arif
03:30 - 17 Şubat 2016
0 Yorumlar
Özel olarak Tasavvuf tarihiyle ve genel olarak İslamî ilimlerin tarihiyle ilgilenenlerin çok iyi bildiği üzere İslam’ın diğer sahalarında olduğu gibi Tasavvuf sahasında da bir kısım anlayış ve uygulamaların zaman zaman ve yer yer istikametten saptığı görülmüştür. Bu, eşyanın tabiatındandır. Zira insan; mesleğine, meşrebine, içinde bulunduğu dinî ve sosyal çevreye bağlı olarak birinci derecede […]
Arif
00:08 - 15 Şubat 2016
0 Yorumlar
Reşat ÖNGÖREN Giriş: Tasavvuf yoluna girenlerin belli bir mücahede şeklini uyguladıkları bilinmektedir. Bu mücahede sırasında meydana gelen keşf hâlinin sûfiler nazarında ayrı bir önemi vardır. Zira keşf hâlini yaşayan mürid, özellikle duyu organları ve aklın yetersiz kaldığı metafizik alanda bazı bilgilere ulaşmaktadır. Kaynaklarda muhtelif vesilelerle temas edilen bu hâl, henüz değişik boyutlarıyla ele alınıp yeterince […]
Arif
17:41 - 16 Ocak 2016
0 Yorumlar
Gelenek-Yenilik Tasavvuf sadece bir bilgi alanı, bir ilim değildir. Kelâm ve fıkıh gibi ilimlerden farklı olarak aynı zamanda bir yaşama tarzı, dini algılama şekli ve dünya görüşüdür. Bu özelliği itibariyle canlı bir organizmaya benzer: Oluşur, gelişir, güçlenir, her tarafa dal-budak salar, çeşitli süreçlerden geçer. Böyle olunca ilk zahid ve sûfîlerin, zühd ve tasavvuf adı altında […]
Arif
23:40 - 11 Aralık 2015
0 Yorumlar
Sensüz yola girürisem çarem yok adım atmaga Gevdemde kuvvetüm Sensin başum götürüp gitmege… Yunus Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Oysa bilgi mazidir, hikmet ise gelecek… Amerika Yerlisi Lumbee Kabilesi Bazı köprülerin altından çok sular aktı. Keşke olmasaydı diyeceğimiz şeyler artık her gün bu topraklarda oluyor… Anadolu Ruhu kayboldu. Yerini nerden geldiği belirli […]
Arif
00:06 - 5 Aralık 2015
0 Yorumlar
Vesile tutmak iki kısımdır: 1- Emredilmiş nurânî vasıta, 2- Yasaklanmış zulmânî vasıtalardır. Nurânî vasıtalar: Kur’ân-ı Kerîm’de: “Ey İman edenler, Allah’tan korkun. O’na (yaklaşmaya) vesile arayın ve O’nun yolunda savaşın. Tâ ki muradınıza eresiniz.” [Maide,35] diye em- rolunmuştur. İnsanları Allah’a yaklaştıracak her ne var ise nurânî vesiledir. Namaz vesiledir, namaz kılmakta da Ka’be-i Muazzama vesiledir. Âlimlerin […]
Arif
17:45 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Psikoloji adına ortaya konulan her teori Psikoloji adına bağlayıcı değildir. Fizik adına ortaya konulan her teori Fizik adına bağlayıcı değildir. Ama Psikoloji ve Fizik adına psikolog ve fizikçiler tarafından genel kabul görmüş olan teoriler nisbeten bağlayıcıdır ama bunlar bile yeni bilgiler ışığında değişebilir. Şimdi Dinî ilimlere gelirsek: Tefsir ilmi adına ortaya konulan her yorum Tefsir […]
Arif
17:29 - 2 Ekim 2015
0 Yorumlar
Sûfiler, “dünyayı kınarken dünyanın amaç haline getirilmesini eleştirmişlerdir. Yoksa dünyanın araç olarak kullanılması zaten kaçınılmazdır. Kuranda da bir yanda semavat (göklerde) ve arzda ( yeryüzünde) olanların “Allah’ın ayetleri” (varlığının tanıkları) olduğu vurgulanırken öbür yandan dünya hayatının (el-hayatu’d-dünya) “oyun ve eğlence” olduğu vurgulanır. Eğer dünya yalnızca bir araç olarak kullanılırsa, insan için Allah’ın ayeti olur. Ama […]
Arif
23:34 - 30 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bir tür anlayış İslâm’ı nasıl hayatın dışında sanıyorsa, tasavvufu da İslâm’ın dışında sananlar bulunmaktadır. Tasavvufun Hristiyan rahiplerinin yaşayışından ilham alındığını iddia edenler olduğu gibi, onu Grek felsefesine veya Hint düşüncesine bağlayan farklı görüş ve iddia sahipleri de var. Bir Müslüman’ın cehlinden dolayı düştüğü yanlışa bakarak “İslâm budur” diye bir hükme varmak ne kadar doğru ise, […]
Arif
16:26 - 21 Ağustos 2015
0 Yorumlar
43.MEKTUP Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhârî’ye göndermiştir Tevhidin, vahdet-i vücûd ve vahdet-i şühûd olmak üzere ikiye ayrıldığı, kişiye gerekli olanın vahdet-i şühûd olduğu Allah size selamet versin, şahsınızı lekeleyecek şeylerden sizi muhafaza etsin, sizi zedeleyecek şeylerden korusun… Tasavvuf ehline göre iki çeşit tevhid vardır: vahdet-i şühûd ve vahdet-i vücûd. Vahdet-i şühûd, tek olanı müşahede etmektir. […]

0 Yorumlar