Tasavvufî Bazı Meselelere Dair Açıklamalar

1. Allah’ın Sıfatlarıyla Sıfatlanma Meselesi Yukarıda Allah’ın sıfatıyla sıfatlanma konusu geçti. Bazan bunu işiten ahmak kimse gerçek manada sıfatlanmayı zanneder. Oysa böyle bir şey mümkün değildir. Sadece ismen kullanılır. Bâri‘ olan Allah’ın kendisiyle vasıflandırıldığı manada değil, bilakis kulla alakalı hâdis (sonradan olma) bir manada kullanılır. Kastallânî’nin daha önceki ifadelerinde geçtiği gibi. Dolayısıyla rahîm (sıfatı) mutlak […]

Daha fazla oku
Nefsi Tanımaya Dair

el-Kavlü ’l-Eşbeh fî Hadîsi men Arefe Nefseh fe-kad Arefe Rabbeh İmam Suyuti (r.a) Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla! Allah’a hamdolsun. O her şeye kâfidir. Selâm O ’nun seçilmiş kulları üzerine olsun. Dillerde şöhret bulmuş olan ”Nefsini bilen Rabbini bilir” hadisinin manası hakkında sorulan soruların sayısı oldukça arttı. Bu hadisten bazan sıhhatli olmayan birtakım manalar […]

Daha fazla oku
Nebi’nin (s.a.v) İlm-i Batına Göre Hüküm Vermesi

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’a hamd, seçkin kulları üzerine selâm olsun. Resûlullah’ın (s.a.v); Musa’nın (a.s) Hızır’la (a.s) buluşmasını, Hızır’ın çocuğu öldürmesindeki hikmetini, Musa’nın (a.s) ona itirazını, Hızır’ın (a.s) Musa’ya, “Ey Musa! Ben, Allah ’ın ilminden bana öğrettiği bir ilim üzerindeyim ki senin onu bilmen mümkün değil. Sen de Allah ’ın ilminden sana öğrettiği […]

Daha fazla oku
Tanrı Neden Yalvarmamızı İstiyor?

… En baştaki vahim soruya dönelim. Tanrı neden ısrarla kullarından yalvarmasını istiyor? Bu soruya Batı düşüncesindeki aydınlanmacı kafanın cevabı ukalaca olmuştur. Buna göre tanrı egoisttir ve kullarının ezikliğinden zevk almaktadır. Batı edebiyatının en önemli ve en büyük yapay destanı sayılan Paradise Lost (Yitik Cennet)’i yazan John Milton’un tanrı kavramı durumu özetler gibidir: “Milton’un Tanrısı, yüce […]

Daha fazla oku
Kalplerin Makamları

Ebu Hüseyin Nuri(ö.908) (Makâmâtü’l-kulûb) Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla, Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Onun sela­mı seçilmiş kullarının üzerine, salâtı ise Efendi­miz Muhammed’e ve bütün ailesine olsun. Allah kendisine rahmetiyle muamele etsin Mu­hakkik Şeyh Ebû Hüseyin Nûrî şöyle demiştir: Kalplerin makamları dörttür. Zira Allah (cc) kalbi dört isimle anmıştır: sadr, kalp, fuâd, lübb. Sadr, Allah’ın […]

Daha fazla oku
Ariflerin Lügatçesi

Ebu Said Harraz(ö.899) (Kitâbü ’l-hakâik)  Ebû Saîd (rh) şöyle demiştir: Kalpleri minnet bahçelerine dönüştürülmüş, kerem ağaçlarının gölgesinde hoşça vakit geçiren, nimet semere­leri arasında cemâl ile nimetlendirilmiş kişinin övgüsüyle Allah’a hamd olsun. O’nun dostları (evliya), nimetinin serbest bırakılmayan tut­sakları, seçkin kulları (asfiya) cömertliğinin ay­rılmaz rehinleri, sevdikleri (ehibbâ) ise kudreti tahtında nimetlerden azat olmayan köleleridir. Kulluk edenler […]

Daha fazla oku
İbnü’l-Cevzi – Bir Alimin Günlüğü ”Alıntılar”

3 Sonuçları Kestirebilme Olup bitene basiret gözüyle bakan, sonuçlarını daha baştan görür de bunlardan yararlanmasını ve zararlarından da korunmasını bilir. Buna mukabil, neticeleri kestiremeyen kimse, duygu ve tutkularının esiri olur. Dolayısıyla kurtuluş beklerken ızdırapla karşılaşır, iç huzuru ararken dara düşer. Bütün bunlar, geçmişin hatırlanmasıyla, gelecekte ortaya çıkar. Öyle ya, sen hayatın boyunca Allah’a ya itaat […]

Daha fazla oku
Cibril Hadisi ve Tasavvuf: Riyakarlık-Kibir ve İhlas Arasında Riyazet Hayatı

İman, İslam ve İhsan: Allah’ı Görür Gibi İman Etmek,                                                                                              […]

Daha fazla oku
İnsan ve Kâinat

Büyük âlim Şeyhu’l-lslâm Ebü Ya’küb Yusuf b. Eyyub el Hemedânî şöyle dedi: Hamd ü senâ, mahlükâtını, âciz ve muhtaç olduklarını göstermek için yaratan, hiç bir şeye ihliyâcı olmadığı halde herşeyi birbirine bağlı ve muhtaç kılan Allah Teâlâ’ya mahsustur. Ayet-i Kerîmede: “O, göklerde ve yerde olan herşeyi, kendi katından (bir lütuf olarak) sizin emrinize verdi”(Casiye,13) buyurulmuştur. […]

Daha fazla oku
Osman Nuri Küçük – Mevlana’ya Göre Manevi Gelişim ”Alıntılar”

Mevlânâ, insanın iç dünyasındaki iç huzursuzlukların çoğunun ihtiraslarından kaynaklandığına işaret eder. Uykunun, hırsı gidererek insanları rahatlattığını belîrten Mevlânâ, gecenin bu yüzden rahmet vesilesi olduğunu ifade eder.406 Mevlânâ, erken yaşlarda ıslâh edilmeyen hırsın, zaman geçip yaşlandıkça insanı daha elîm trajedilere sürükleyeceğini ve zavallı duruma düşüreceğini belirtir. Hırs-ı pîrînin insanı ne hâllere düşüreceğini vurgulamak amacıyla, yaptığı makyaja […]

Daha fazla oku