Allah’a İmanın Kapsamı

Birinci Nev: Birinci kısma, yani Allah’a iman meselesine gelince, bil ki bu husus, şu beş hususu kapsar: Cenâb-ı Hakk’ın zatını, sıfatlarını, fiillerini, hükümlerini ve isimlerini tanıyıp bilmek… Hak Teâlâ’nın zâtını bilmek, kişinin Allah’ın varlığını, kıdemini ve bekasını bilmesi demektir. Allah’ın sıfatlarını bilme ise, iki çeşittir: 1) Kendisini tenzih etmek, gerekli olan hususları bilmek. Bu da, […]

Daha fazla oku
Allah’ın Kıyamette Mahlukları Hesaba Çekmesinin Mahiyeti

Alimler, bu hesaba çekilmenin nasıl olacağı hususunda ihtilaf etmişlerdir. Bu cümleden olarak bazıları, “Allah Teâlâ bizzat kendisi, tek bir defada mahlûkatı hesaba çeker ve O’nu, bir söz, diğer sözleri duymaktan alıkoymaz..” derlerken, bazıları da “Hayır, aksine Cenâb-ı Hak, meleklere emreder, bunun üzerine de her bir melek, O’nun kullarından her birini hesaba çeker.. Çünkü, Allah’ın bizzat […]

Daha fazla oku
Mü’min ve Kâfir Bakımından Dünya Hayatı

“Dünya hayatı bir oyundan, bir oyalanmadan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, sakınacaklar için elbet daha hayırlıdır. Halâ düşünmüyor musunuz?” (En’âm, 32). Bu âyette birkaç mesele vardır: Birinci Mesele Bil ki, öldükten sonra dirilmeyi ve Kıyameti inkâr edenlerin, dünyaya olan arzulan, onun lezzetlerini elde etme istekleri büyük olur. İşte bu sebeple, Allah Teâiâ, dünyanın […]

Daha fazla oku
Hamd İle Nimet Arasındaki İlgi

(”Hamd Allah’a mahsustur”) Bundan maksad şudur: Hak Teâlâ, hamdetmeyi emredip, insanların akıllarında da hamdetmenin ancak bir nimet mukabilinde güzel olacağı fikri yerleşince, işte bundan dolayı bu emir, mükellefiyeti, Allah’ın kendisine vermiş olduğu çeşitli nimetler hakkında düşünmeye sevkeder. Sonra o nimetin zikredilmesiyle, şu iki şerefli maksada istidlal edilebilir: a) Bu nimetler yok iken, sonradan var olmuşlardır. […]

Daha fazla oku
Cum’a Namazının Hikmeti

Birinci Bahis: Cenâb-ı Hakk’ın, Cum’a gününde böyle bir mükellefiyeti meşru kılışının hikmeti nedir? Biz deriz ki, Kaffâl şöyle der: “Allah Teâlâ, mahlûkatı yarattı, böylece onları yokluk aleminden varlık âlemine çıkardı. Derken onları, cansız, büyüyüp gelişen (bitki) ve hayvanlar olarak kısımlara ayırdı. Derken, cansızların dışında kalanlar da, muhtelif çeşitlere ayrıldı. Meselâ, hayvanlar (behâim), melekler, cin ve […]

Daha fazla oku
‘Allah insanı Rahman suretinde yarattı.’ Hadisi Hakkında

Beşinci Sır: Bir hadîs-i şerifte vârid olmuş ki: ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ﻋَﻠَﻰ ﺻُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ(1 -ev kema kal- Bu hadîs-i şerifi, bir kısım ehl-i tarîkat, akaid-i imaniyeye münasib düşmeyen acib bir tarzda tefsir etmişler. Hattâ onlardan bir kısım ehl-i aşk, insanın sîma-yı manevîsine bir suret-i Rahman nazarıyla bakmışlar. Ehl-i tarîkatın bir kısm-ı ekserinde sekr ve […]

Daha fazla oku
Tevhid Meselesi

– 1. Bölüm – “O’ndan başka hiçbir ilah yoktur.” [Tahavî Akâid Metni – Madde 4] Bilindiği gibi selefî akide metinlerinde buradaki paragrafın açılımında İbn Teymiyye’nin bilhassa vurguladığı bir tevhid-i ulûhiyet ve tevhid-i rububiyet meselesi vardır. Bu meseleye bir miktar değinmemiz gerekiyor. İbn Ebi’l-İzz şerhinde, İbn Teymiyye’nin taksimine uygun olarak tevhid-i ulûhiyet ve tevhid-i rububiyet meseleleri […]

Daha fazla oku
Mü’minin Dünya Mutluluğu

Bil ki, mü’minin dünyadaki hayatı, şu sebeplerden dolayı kafirlerinkinden daha güzeldir: 1. Mü’ min, rızkının ancak Allah Teâla’nın takdiri ve tedbiri ile meydana geldiğini ve Allah’ın sadece doğruyu yapan, Kerim ve lütufkâr bir ilah olduğunu bilince, Allah’ın her türlü kaza ve kaderine razı olur ve menfaatinin, bunun böyle olmasında olduğunu bilir. Cahil ise, bu esasları bilmez, […]

Daha fazla oku
İnsan Eşref-i Mahlûkattır

“Andolsun ki biz, âdemoğullarının üstün bir izzet ve şerefe mazhar kılmışızdır. Onlara karada ve denizde taşıyacak (vasıtalar) verdik. Onlara güzel güzel rızıklar nasib ettik. Onları, yarattığımız şeylerin birçoğundan cidden üstün kıldık” (İsra. 70). Bil ki bu ayetin maksadı, Allah’ın insana verdiği o yüce ve kıymetli nimetlerinden bir diğer çeşidini dile getirmektir. Bunlar, sayesinde insanların başka […]

Daha fazla oku
Fahruddin Râzi’nin Bir Hristıyan Bilgin İle Münakaşası

Ben Harzem’de iken bana, kendi dini konusunda çok bilgili ve derin alim olduğunu iddia eden bir hristiyanın gelmiş olduğu haber verildi.. Bunun üzerine ben kalkıp onun yanına giderek söze başladım. O bana, “Hz. Muhammed’in peygamberliğinin delili nedir?” deyince, ben de ona Hz. Musa ve Hz. İsa ile diğer bütün peygamberlerin elinde mu’cizeler zuhur etmiş olduğu […]

Daha fazla oku