Allah Yolunda Öldürülenler Diridirler

“Allah yolunda öldürülmüş olanlar için “Ölü”ler demeyin, bilâkis onlar diridirler, fakat siz farkına varmazsınız “(Bakara, 154). Bu Ayetin Mâkabliyle Münasebeti Ve Nüzul Kıssası Bil ki bu ayet, Al-i İmran süresindeki, “Aksine onlar diridirler, Hableri yanında rızıklandırılıyorlar” (Al-i imran, 169) ayetinin bir benzeridir. Bu ayetin, bir önceki ayetle olan irtibatının izahı şöyledir: Sanki şöyle denilmektedir: Dinimi […]

Daha fazla oku
Sabrın Mahiyeti ve Önemi

Allame Gazali (rh.a) şöyle der: “Bil ki sabretmek, insanın özelliklerindendir. Sabır, ne hayvanlar ne de melekler hakkında düşünülemez. Hayvanlar hakkında düşünülmemesine gelince, bu onların noksanlıklarından dolayıdır. Melekler hakkında düşünülmemesine gelince,bu da onların kâmil ve mükemmel varlıklar olmalarındandır. Bunu şu şekilde de açabiliriz: Hayvanlara şehvet musallat olmuştur. Ancak, onlarda bu şehvete karşı koyacak akıl melekesi olmadığı […]

Daha fazla oku
“Anlama Problemi”nden Müşteki Bir Yazara Hatırlatmalar

Milli Gazete – 18 Şubat 2003 Bugünden başlayarak birkaç yazı halinde Mustafa İslamoğlu’nun, “anlama problemi” üzerine kurguladığı Üç Muhammed adlı çalışmasını konu edineceğim. Hemen belirteyim ki, okuyacaklarınız “book review” tarzı yazılar olmayacak. Zira mezkûr kitabın kurgusuyla, iddiasıyla ve ortaya koyduğu argümanlarla ilgilenecek o tarz bir yazı, takdir edersiniz ki bu köşenin sınırlarını hayli zorlayacaktır. Bu […]

Daha fazla oku
Allah’ın Vahidiyeti ve Ehadiyeti

Allah’ın her yerde birden hazır bulunması ve herşeye herşeyden yakın bulunması; vahidiyet ve ehadiyet. TEMESSÜL ; Temessülün çok enva’ından şu mes’eleye medar olacak üç nev’ine işaret ederiz: Birincisi: Kesif, maddî şeylerin akisleridir. O akisler hem gayrdır, ayn değil. Hem mevattır, ölüdür. Hüviyet-i suriyesinden başka hiçbir hâsiyete mâlik değil. Meselâ sen âyineler mahzenine girsen, bir Said […]

Daha fazla oku
Sünnete Yöneltilen İtirazlar

İslam tarihi içinde sünneti kaynak olarak kabul etmeyip inkar eden herhangi bir mezhep mevcut olmamıştır. Sünnetin şer’î delillerden olduğu herkes tarafından kabul edilmiştir. Ancak sünneti prensip olarak kabul etmekle beraber, onun yazılı belgeleri demek olan hadislere yer yer itiraz eden kişi ve gruplara rastlanagelmiştir. Bu itirazlara gerekçe olarak da Kur’an-ı Kerîm’in ön plana çıkarıldığı görülmektedir. […]

Daha fazla oku
Ebu Hureyre(r.a) Yapılan Eleştirilere Cevaplar

Soru Detayı – Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği hadislere yapılan eleştirilere nasıl cevap vermek gerekir? Cevap Değerli kardeşimiz, Ebu Hureyre (r.a.) Ebu Hureyre, çok hadis rivâyet eden meşhur sahâbîdir. Adı, Abdurrahman b. Sahr; künyesi, Ebû Hureyre ‘dir. Câhiliye döneminde ismi Abdüşşems idi. Hz. Peygamber (s.a.s) onu, Abdurrahman (bazı rivâyetlere göre Abdullah, hattâ başka isimler de ileri […]

Daha fazla oku
Sünnetle İlgili Bazı Meseleler

1. Sünnetin Kaynağı Kur’an-ı Kerîm, hem lafzı hem de manasıyla vahiy olduğu için ona vahy-i metlüv (okunan vahiy) denilmektedir. Sünnet ise, vahyin bir çeşit meal ve mefhumu olduğundan dolaylı vahiydir. Fakat lafız olarak vahiy niteliğine sahip değildir. Bu sebeple de ona vahy-i gayr-i metlüv denilmektedir. Hz. Peygamber, vahiy, üstün beşerî akıl ve nebevî akıl ya […]

Daha fazla oku
Peygamberlerin Masumiyeti

Fahreddin er-Râzî Peki, Peygamberler hakkındaki zorunlu masumiyet ne za­man başlar? İşte, bu hususta da ihtilafa düşmüşlerdir. Bazı­ları; doğumla başlar ve ömrünün sonuna kadar devam eder, der. Çoğunluk ise; bu masumiyet peygamberlik zamanına öz­gürdür, peygamberlik süresinden önceki dönem için zo­runlu değildir, der. Bu, Allah cümlesine rahmet eylesin, çoğu arkadaşlarımızın görüşüdür. Bizim görüşümüz şudur: Peygamberler (s.a.v.) Peygam­berlik […]

Daha fazla oku
İbn Arabi’yi Müdafaa Amacıyla Kaleme Alınan Fetvalar

  Abdurrezzak TEK* *Doç. Dr., Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi Yeni bir ilmî metot ve üslup geliştiren bir çok filozof, düşünür, âlim ve sûfî gibi İbnü’l‐Arabî’nin de taraftar ve aleyhtarları olmuş, tenkide uğradığı gibi müdâfaa da edilmiştir. Şeyh‐i Ekber’e yöneltilen eleştirilere genel olarak baktığımızda bunların, hemcinsleri yani sûfîler ile zâhir ulema adı verilen fakih, muhaddis ve kelâm alimleri […]

Daha fazla oku
Taşköprülüzade:İlim

  3.6.3.İLİM ÖĞRENME ŞARTLARI İlim anlayışının temel unsurları arasında hoca ve öğrencinin tutum ve nite­likleri önemsenmiştir. Taşköprülüzade, ilim öğrenmeye kalkışan adayın, sahip olması gereken özellikleri şöyle sıralamıştır: 1- Nefsini, benlik hanesini, kötü huy ve fena ahlâktan temizleyip, güzel ahlâk, iyi huy cevherleriyle doldurup süs­lemektir. Öğrenci iyi huylu olmazsa, öğrendiklerini bozgunculuk yapmakta kul­lanır. İlim, ahlâkı iyileştirmek […]

Daha fazla oku