Ahiret Perdesini Aralarken

(Kitâbu’t-Tevehhum) HARİS el-Muhasibi (k.s) … Elinizdeki “Kitabu’t-Tevehhum” adlı hacmi küçük, fakat değeri çok büyük olan bu eser, son derece nefis ve emsalsiz bir kitaptır. Bir insanın, dünyaya gözünü yumduğu andan itibaren nelerle karşılacağını gayet akıcı ve etkili bir üslupla anlatmaktadır. Eserin dikkatleri çeken en önemli bir özelliği de “havf ve reca=korku ve ümit”dengesini hemen her satırında korumaya […]

Daha fazla oku
Ka’bu’l-Ahbar Ve İsrailiyat∗

Telif: Muhammed Zâhid el-Kevserî Çev.: Osman Güner** İsrailiyat konusu, öteden beri hadis ilmiyle uğraşanların en temel tartışma konularından biri olmuştur. Yahudi ve Hıristiyanların dinî kaynaklarından aktarılan “efsane,kıssa, olay veya bilgi” anlamında kullanılan İsrailiyat’ın, İslamî literatüre kimler tarafından ve nasıl sokulduğu konusu dün olduğu gibi bu gün de gündemi hala meşgul etmektedir. Özellikle henüz sahabenin hayatta […]

Daha fazla oku
Mucize Hakkında

  Kudret’in karşıtı olan “acz” kökünden if’al babında “i’caz” masdarından türetilen bir ism-i fail olarak “âciz bırakan, karşı konulamayan, benzeri yapılamayan, hârika” anlamında bir terim. Kur’ân-ı Kerim’de, “mucize” anlamında çok defa, “âyet, âyât, beyyine, delil ve delâil” kelimeleri kullanılmıştır. Âyet; belli olan bir alâmet, bir şeyi ispat eden delil veya işaret demektir. O halde genel […]

Daha fazla oku
Yusuf (a.s.) Kıssası Işığında Görev İsteme Meselesi

Kur’an’da Noklunan Yusuf (a.s.) Kıssası Işığında Görev İsteme Meselesi Ve Molla Hüsrev  Fâtih Sultan Mehmed’in hocalarından olan Molla Hüsrev (885 / 1480) âlim, fâdıl ve mütedeyyin bir zat idi. Bilhassa fıkıh ilminde temâyüz etmiş, hadis ve tefsir ilimleriyle de meşgul olmuş, çok sayıda talebeye hadis ve tefsir dersi vermiştir. Molla Hüsrev müstakil bir Kur’an tefsiri […]

Daha fazla oku
Bir mü’min ‘inanması zor gelen’ bir rivayetle karşılaşırsa ne yapmalı?

1 Sürekli bu tarz konular hakkında yazmamdan bıktınız belki. Fakat ne çare? Tekrar tekrar karşıma çıkıyor. Ben de çenesini tutamaz bir adamım. İster istemez haklarında karalamak zorunda kalıyorum. Bu defa yazımın girizgâhını oluşturacak soruyu müdakkik abim Hamdi Akyol sordu. Facebook’ta yaptığı bir fotoğraf (sol köşede gördüğünüz) paylaşımının üstünde şunlar yazıyordu: “Fotoğraftaki rivayet Ebu Davud’dan. 1617 […]

Daha fazla oku
Resûl-i Ekrem’in Şefaat ve Makâm-ı Mahmûd özellikleri

Allah Teala, Resûl-i Ekrem’ini şefâat ve Makâm-ı Mahmûd özellikle­riyle diğer peygamberlere üstün tutması konusunda şöyle buyurmaktadır: “Umulur ki böylece Rabbin seni Makâm-ı Mahmûd’a yükseltir.” Şerh:Âyetin tamamı şöyledir: “Gecenin bir bölümünde uyanıp kalk, sadece sana mahsus olmak üzere teheccüd namazı kıl. Umulur ki böylece Rabbin seni Makâm-ı Mahmûda yükseltir.” Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle demiştir: “Kıyâmet gününde insanlar gruplar hâlinde toplanır. Her ümmet peygamberinin etrafında […]

Daha fazla oku
Resûl-i Ekrem’in Mûcizeleri ve Mûcizenin Mânası

Peygamberlerin ortaya koyduğu olağanüstü hâdiselere mucize den­mesinin sebebi, peygamber olmayanların, bunların bir benzerini ortaya koyamadıkları içindir. Mûcize iki kısımdır: Biri, insanoğlunun yapabileceği hâlde yapamadığı mûcizeler. Allah Teâlâ peygamberinin hak olduğunu ve doğru söylediğini göstermek için, diğer insanları o mûcizenin bir benzerini meydana getirmekten âciz bırak­mıştır. Meselâ Yahudilerin ölümü temenni edemeyişleri, bazılarına göre müşriklerin Kur’ân-ı Kerîm’in […]

Daha fazla oku
Beden Öldükten Sonra Nefsin Ölmediğinin Açıklanması

Beden Öldükten Sonra Nefsin Ölmediğinin İkna Yöntemiyle Açıklanması Onuncu Fasıl Fahreddin Râzî (ö. 1210) [1]Birinci delil: Akıllı kimselerden büyük bir grup, insanların en fazi­letlisinin peygamberler, veliler ve metafizikçi filozoflar olduğu hususun­da anlaşmışlardır. Fizik ve matematikle uğraşan filozofların varlığındaki fayda ise dünya hayatını yoluna koymak içindir. Mademki bu hayat baya­ğıdır, ona hizmet edenler de şerefli sayılamaz. [2] […]

Daha fazla oku
Günah İşleyenin İmanı

Ehl-i Kıble’den hiçbir kimseyi, helal görmediği sürece, günahı sebebiyle tekfir etmeyiz. İmanlı olmakla beraber günah işleyene, günahının zarar vermeyeceğini de savunmayız. Ehl-i Kıble olan kimseyi yani bizim kıblemize dönüp namaz kılan hiç kimseyi işlediği bir günah sebebi ile tekfir etmeyiz. “Falan kişi falan günahı işledi, kâfir oldu” demeyiz. Yeter ki işlediği o günahı helal saymasın; […]

Daha fazla oku
Rahman’ın Arş’a İstivası Meselesi ve Arş’a ve Kürsi’ye İman

Rahman’ın Arş’a İstivası Meselesi …Burada bir noktaya dikkat çekelim. İbn Teymiyye “Rahman’ın Arş’a istivası” meselesinde -ileride de değineceğiz(bkz.s.185 vd)- Allah Teâlâ’nın Arş’a istivasını, Arş’ın üzerinde fiilî bir yerleşme olarak kabul ettiği için bir problemle karşılaşıyor. İmam Ebu Hanife bu istiva meselesinde diyor ki: Eğer Allah Arş’a yerleşti, mekân tuttu, ayet-i kerime bunu anlatıyor dersek o […]

Daha fazla oku