Mahku’t-Tekavvul fî Meseleti’t-Tevessül

Tevessül Mes’elesinde Söylenen Asılsız Sözlerin İptâli] Muhammed Zahid el-Kevserî (r.h) MÜTERCİM:Hüseyin Avni Hoca Bütün hamdler Allah’a mahsûstur. Allah’ın salâtları ve selâmı da Efendimiz Allah’ın Resûlü Muhammed’in, âlinin ve arkadaşlarının tamamı üzerine olsun. Bundan sonra… Şübhesiz biz görmekteyiz ki, Haşeviyye(1) tâifesi zaman zaman Ümmet’in tamamını, kabirleri ziyâretleri ve hayırlı kimselerle Allah’a tevessül etmeleri sebebiyle küfürle suçlamaya […]

Daha fazla oku
Kalbler Allah’ı Anmakla Rahatlar

Bil ki, “Haberiniz olsun ki kalbler ancak zikrullah ile mutmain olur”(Ra’d 28) ayeti ile ilgili, son derece dakik ve ince sırlarla dolu bahislerimiz vardır. Bunlar birkaç yönden izah edilir: 1) Varlıklar üç kısımdır: Tesir altında kalmayan, müessir olan varlıklar; müessir olmayan ama tesir altında kalan varlıklar ve herşeyde müessir olup, hiçbir tesir altında olmayan varlık. […]

Daha fazla oku
İnsan’ın Bilmeye Muhtaç Olduğu Şeyler..

Bil ki insanın, bilmeye muhtaç olduğu şeyler üçtür, ‘in’sanlar da mazi (geçmiş), hal (şimdiki zaman) ve istikbâl (gelecek)tir. Birincisi: Mazi, insanın daha evvel mevcut olan varlığı bilip tanımasıdır. Daha evvel mevcut olan varlık, insanı yokluktan varlığa çıkaran Allah Teâlâ’dır. Bil ki Allah’ın zâtının hakikati, künhü, insan tarafından kesinlikle bilinemez, İnsan tayfından bilinebilecek olan ancak O’nun […]

Daha fazla oku
İmam el-Gazzâlî – El-Münkız’dan Alıntılar

Aklî ilimlere nasıl güvenebilirsin. Hâlbuki bundan önce duyu organlarına güveniyordun. Akl hâkimi geldi, bizim yanılabileceğimizi söyleyip, bizi yalanladı. Eğer akl olmasaydı, sen devâmlı olarak ve ısrârla bizi tasdîk edecekdin. Şimdi muhtemeldir ki, aklın da ötesinde bir başka hâkim vardır. O ortaya çıkarsa, aklın duyu organlarını yalanladığı gibi, o da aklın yanıldığını söyler. Aklın yanıldığını söyleyecek […]

Daha fazla oku
Sadr-Kalb-Akıl İlişkileri

Altıncı fasıl: Bu fasıl “sadr” kelimesinin ne demek olduğu hakkındadır. Bil ki, bu kelimeyle bazan, “kalb” murad edilir. Nitekim Cenâb-ı Hak “Allah’ın göğsünü İslâm’la açtığı kimse…” (Zümer,22) “Rabbim göğsüme genişlik ver” (Tâhâ, 25) “Ve kalblerde olan şeyler saçılıp ortaya döküldüğünde”(Adiyat, 10) ve “(Allah) gözlerin hain bakışını, göğüslerin gizleyeceği her şeyi bilir” (Mûmin, 19) buyurmuştur. Bazan […]

Daha fazla oku
İnsanın Vücudu Bir Ülke Gibidir

Birinci Misal: Bil ki, bedenin tamamı bir ülke gibidir. Göğüs onun kalesi, gönül köşkü, kalb tahtı; ruh hükümdarı, akıl veziri; şehvet o beldeye nimetleri celbeden en büyük görevli, memur; gazab devamlı dövme ve terbiye etmekle meşgul olan seyis; duyu organları ise, onun gözcüleri; diğer kuvvetler ise, hizmetçiler, işçiler ve sanatkârlar gibidirler. Şeytan, işte bu beldenin, […]

Daha fazla oku
Takva mı İlim mi?

Buna göre, şayet, “Takva, amel ye ilimden daha kıymetlidir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s) “Bir tek fakîh, şeytan için, bin âbidden daha çetindir…”(Tirmizi..) buyurmuştur..” denilirse, biz deriz ki: Takva, ilmin meyvesidir. Çünkü Cenâb-ı Hak, “Allah’ı hakkıyla ancak, O’nun alim kulları tazim eder…” (Fatır, 18) buyurmuştur. Şu halde takva, ancak âlim için söz konusudur. O halde,, müttakî […]

Daha fazla oku
Resullerin Rehberliği

..Allah Teâlâ, “Bir fasık, size bir haber getirirse, onu araştırın”yani “inceden inceye araştırın, açın çözün” buyurunca, bunun peşinden, “Hem bilin ki içinizde Allah’ın peygamberi var”(Hucurat,7) buyurmuştur ki bu, “Bu meseleyi ve hususu, Peygamber (s.a.s)’e müracaat etmek suretiyle çözmeniz, sizin için daha kolaydır. Çünkü o, aranızda bir açıklayıcı ve bir mûrşiddir” manasına olup, tıpkı, bir hocanın […]

Daha fazla oku
Ebû Hanîfe Münazaraları

İhsan Şenocak   Giriş Tartışılan bir konuda doğruyu ortaya çıkarmak için karşılıklı konuşmaya“Münazara”, taraflardan her birine de “Münazır” denir. Hasmını susturmak için yapılan mübahaseye ise “Cedel”, taraflardan her birine de“Mücadil” adı verilir. Mücadilin amacı her nasıl olursa olsun konuştuğu kişiyi susturmaktır. Bu yüzden onun ameliyesi, bilgi edinme yollarından kabul edilmez. Fakat münazırın gayesi, sadece gerçeği […]

Daha fazla oku
Tarihselcilik

Tarihselcilik ya da Katolisizmi Olmayan Kuran-ı Mübin’in Protestanca Okunuşu   Kur’an’ın, lâfzını devre dışı bırakarak ‘evrensel’ duruşunu ihlâl eden tarihselcilik kavram olarak İslam’ın ve genel manada dinin dışında doğmuştur. Kökleri Eski Yunan’a kadar uzanan felsefi bir gelenekten gelmektedir. Yazar: İhsan Şenocak İçindekiler   1- Mukaddime   2- Batıda Tarihselcilik   3- Bizde Tarihselcilik ya da Mutlak Doğruyu Mutlak Yanlış […]

Daha fazla oku