Allah ve Resulüne İtaatın Sırrı

Âyetteki, “kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse..” (Nisa 70)buyruğunun zahiri, tek bir itaat ile yetinmeyi gerektirir. Zira sübutî meselelerde, sıfata delâlet eden lâfızla amel etme hususunda, söz konusu şeyin sadece bir defa meydana gelmesi yeterlidir. Kâdî şöyle demiştir: “Bu âyetin, zahirinin dışında bir manaya hamledilmesi, yani buradaki taatin, emredilen şeyleri yapıp, yasaklanmış bütün şeyleri terketmek […]

Daha fazla oku
Peygamberin Hükmüne Razı Olmayan Mü’min Olamaz

Bil ki Cenâb-ı Hakk’ın,”Felâ verabbike lâ yu/minûne”(Nisa,65) ifadesi, o münafıkların ancak şu şartlar bulunursa iman sıfatını kazanabilecekleri hususunda, Allah tarafından bir yemindir: Birinci şart: “Onlar atalarında çıkan meselelerde seni hakem yapmadıkça” âyetinin ifade ettiği şarttır. Bu, Hz. Peygamber (s.a.s)’in hükmüne razı olmayan kimsenin mü’min olamayacağına delâlet etmektedir. Bil ki, “Allah’ı, ancak ma’sûm bir peygamberin irşadı […]

Daha fazla oku
Hz.Peygambere Tabi Olma Hakkında

Ey iman edenler,Allah’a itaat edin.Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin…(Nisa,59) … Onuncu Mesele Cenâb-ı Hak, “Allah’a itaat edin” buyurmuş, bu emri müstakil olarak zikretmiştir. Daha sonra da, “Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin” buyurmuştur. İşte bu, Allah tarafından, şu terbiye ve edebi bir öğretmedir. İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın ismiyle, başkasının […]

Daha fazla oku
Allah Şirk Dışında Bütün Günahları Affeder

Şüphesiz ki Allah, (insanın), kendisine eş tanımasını bağışlamaz. O (günah)tan başkasını, dileyeceği kimseler için yarlığar. Kim Allah’a şirk koşarsa, muhakkak pek büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur” (Nisa. 48) …. Âyet, Allah Teâlâ’nın, büyük günah sahibini affedeceğine dair, biz ehl-i sünnetin en kuvvetli delillerinden biridir. Bil ki bu âyetten, birkaç bakımdan delil çıkarılmıştır: a) […]

Daha fazla oku
Eş’ârî’nin Cübbâî’ye Sorduğu Üç Kardeş Meselesi

c) Bu düşmanlığın izahı hususunda anlatılan bir diğer şey de şudur: Şeyh Ebu’l Hasen el-Eş’ârî, hocası Ebu Ali el-Cübbâî’nin meclisinden ayrılıp, onun mezhebini terkederek onun görüşlerine karşı itirazları çoğalınca, aralarında büyük bir soğukluk meydana geldi. Derken, günlerden bir gün, Ebu Ali el-Cübbâî, bir sohbet meclisi düzenledi. O mecliste, bazı alimler de bulunuyordu. Şeyh Ebu’l-Hasen de […]

Daha fazla oku
Keramet Hakkında Nakli ve Akli Deliller

Bunu iyice kavradığında biz diyoruz ki: Veli kulların kerametlerinin caiz olduğuna, Kur’ân, hadis, eser ve aklî deliller delâlet etmektedir. Kur’ân’a gelince, bu hususta bize göre delil olabilecek pekçok ayet bulunmaktadır: Ayetlerden Deliller Birinci Delil: Hz. Meryem kıssasıdır. Ki biz bunu, Al-i İmrân Sûresi’nde açıklamıştık. Binâenaleyh, tekrarlamıyoruz. İkinci Delil: Ashab-ı Kehf Kıssası ve onların, 309 (üçyüzdokuz) […]

Daha fazla oku
Sayısız Nimetleri Anlamak İçin Tefekkür

Daha sonra Cenâb-ı Hak, bu nimetlerden bahsedince, sözünü “Eğer Allah’ın nimetini birer birer saymak isterseniz, onları toptan bile sayamazsınız”(İbrahim,34) diye bitirmiştir. Vahidî şöyle der: “Bu ifâdedeki “nimet” kelimesi masdar yerini tutan bir isimdir. Nitekim Arapça’da, “Allah ona nimet in’âm etti” denilir. Burada “nimet” kelimesi, “İn’âm” masdarı yerine kullanılmıştır. Bu tıpkı senin derken, infak ile nafaka […]

Daha fazla oku
Âlemde Mutlak Tasarruf Sahibi Allah’tır

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu,O’ndan başka giderecek hiçbir kimse yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse. O’nun fazlını geri çevirecek hiç bir kuvvet de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok affeden ve çok merhamet edendir” (Yunus. 107). Bu âyetle ilgili birkaç mesele vardır: Âlemde Mutlak Tasarruf Sahibi Allah’tır Bil ki Allah Teâlâ, […]

Daha fazla oku
Muhterem Aylar (Eşhur-i Hurum)

Muhterem Aylar (Eşhur-i Hurum)a Tanınan Özelliğin Hikmeti Cenâb-ı Hakk’ın “Onlardan dördü haram olanlardır”(tevbe,36) ifadesi hakkında, alimler bu dört aydan üçünün, yani Zilka’de, Zilhicce ve Muharrem’in ardarda, Receb ayının ise bunlardan ayrı tek başına olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Ayetteki nurum kelimesi, “O aylarda işlenen günah daha fazla cezayı, itaat da, daha fazla sevabı gerektirir” manasındadır. Araplar […]

Daha fazla oku
İnsanın Seçme ve İhtiyar Etmesi Hakkında

Bu husustaki sözün özü şöyle demektir: Kusursuz olan uzuvlar, asıl olan sıhhatleri ile, birşeyi hem yapmaya, hem yapmamaya; hem işlemeye hem de işlememeye elverişlidirler. Bu eşitlik mevcut olduğu sürece, uzvun o iki {yapma ve yapmama) yönlerinden birisi için değil de, diğeri için bir kaynak olması imkansız olur. Aksi halde mümkin olan bir şeyin, bir müreccih […]

Daha fazla oku