Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
08:49 - 18 Nisan 2017
Kınalızade Ali Efendi Malum olsun ki varlıklardan her şeyin kendisine ait bir özelliği vardır ki, ondan başka bir eşya o özellikte ona ortak olamaz. “Hassa-i mahsusa” denilen bu özellikten başka hususlarda ortak olmak mümkün olabilir, mesela kılıcın her eşyadan farklı kendine ait özelliği, büyük cisimleri kesme işinde kesme olayını kabullenmesidir. Atın bir özelliği binicisine itaatkar […]
Arif
17:21 - 17 Nisan 2017
0 Yorumlar
Kur’ân-ı Kerim’in bir kısmının muhkem, bir kısmının müteşâbih olmasının faydaları hakkındadır. Bil ki, bazı inkarcılar, Kur’ân-ı Kerim’i, müteşâbih âyetler ihtiva ettiği için tenkid etmiş ve şöyle demişlerdir: “Siz diyorsunuz ki mahlûkatın bütün mükellefiyetleri kıyamet kopuncaya kadar, bu Kur’ân’a bağlıdır. Amma biz, değişik görüşlerdeki herkesin, kendi görüşünü isbat için Kur’ân’a tutunduğunu görüyoruz. Meselâ Cebriye, Allah […]
Arif
17:14 - 17 Nisan 2017
0 Yorumlar
Mü’minlerden herbiri, Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandı”(Bakara 285) Bil ki bu âyet, şu dört mertebenin bilinmesinin, imânın şartlarından olduğunu gösterir. Birinci mertebe: Allah Teâlâya imân etmek. Bu böyledir, çünkü âlemin, herşeye kadir olan, herşeyi bilen, her türlü ihtiyaçtan âzâde bir Yaratıcısı olmadıkça, peygamberlerin doğru söylediklerine inanmak imkânsız olur. İşte bu sebeple Allah’a imân […]
Arif
17:01 - 17 Nisan 2017
0 Yorumlar
“Biz ancak şunu bilmek için şöyle şöyle yaptık” sözü, o şeyi bilmenin henüz gerçekleşmediğini, bu bilginin meydana gelmesi için de Cenâb-ı Hakk’ın o fiili işlediği vehmini verir. Bu da, Allahu Teâlâ’nın, meydana gelmeden önce, bu eşyayı bilmemesini gerektirir. Müşkillik arzetme hususunda bunun bir benzeri de, Cenâb-ı Hakk’ın, “Biz sizden cihâd edenleri ve sabredenleri bilmek için, […]
Arif
15:06 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Bu ülkede İslam’ın diğer yönlerini olduğu gibi “cihad” hükmünü ve bu hükmün pratiğini de kendisine “Selefî” diyen kardeşlerimizden öğrenmek durumunda kalmış gençlerimizin sayısı önemli bir yekün oluşturuyor. Bunda bütün kabahat onların değil şüphesiz. Onlara bunu anlatması gereken bizlerin, yetki sahiplerinin, karar mekanizmalarının başında bulunanların, konuşanların, yazanların.. bu noktada sorumluluğu büyük. Bu noktada kemiyet ve keyfiyet […]
Arif
14:59 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Bil ki Allah Teâlâ, zâtı gereği Alimdir ve o, aynı anda bütün malûmatı aynı ilimle bilir ve bu ilim, değişmez. Yine bu ilim, “hudûs” ve “mümkin oluş” ile nitelendirilmeksizin, Allah’ın zâtının zorunlu niteliklerindendir. Kul, Rabbine ancak, ilk altıda birde[1]müşterektir ki, bu da ancak bilme sıfatıdır. Sonra, Kendisiyle kulları arasında müşterek olan ilim de, iki parçadan […]
Arif
14:53 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Rabbin (her şeyden) müstağnidir, rahmet sahibidir. Eğer dilerse sizi giderir, arkanızdan da yerinize dileyeceğini getirir. Nitekim sizi de, başka başka bir neslin soyundan meydana getirmişti. Hakikat, size uaadolunan şeyler, muhakkak gelip çatacaktır. Ve siz O’nun elinden kurtulamayacaksınız” (En’âm, 133-134).Bu ayetle ilgili birkaç mesele vardır: 1.Mesele …… a) Allah Teâlâ’nın, her şeyden müstağni olduğunu beyan etmek.Bu […]
Arif
14:46 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Biz icmâ ile, özellikle muhammed (a.s) ümmetinin dînî bir iş hususundaki ittifakını kastediyoruz. İcmâ´ sözlükte, hem ´ittifak´ hem de ´kesin karar´ anlamlarına gelen müşterek bir kelimedir. Buna göre bir kimse, her hangi bir işi yapmaya karar verince bu şahıs için arapçada ´ecmea´, bir topluluk ittifak edince de ´ecmeû´ denilir. Bu anlamda icmâ, yahudi ve hristiyanların […]
Arif
14:43 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
… Aklın Hakikati ve Kısımları Bilmiş ol ki, insanlar, aklın tarif ve hakikatinde ihtilafa düştüler ve çokları akıl kelimesinin müşterek bir çok manalara geldiğini unuttular. Bu mevzuda perdeyi kaldıracak en doğru yol «Ayn» kelimesinin bir çok manaları olduğu gibi, «Akıl»ın da dört manada kullanıldığını ve bu gibi müşterek manalarda kullanılan kelimelerin bütün manasını bir araya […]
Arif
14:17 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
“O, kullarının üzerinde (yegâne) hakimiyet ve galebe sahibidir. ..” (En’âm, 61-). Bil ki bu, Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve hikmetinin mükemmel olduğuna delâlet eden bir başka delildir. Bunun izahı şöyledir: Biz daha önce, bu âyetteki “üstünlüğün” mekân ve cihet bakımından olmasının murad edilemiyeceğini, aksine bundan maksadın hakimiyet ve kudret bakımından üstünlük olması gerektiğini izah etmiştik.. Bu […]

0 Yorumlar