Allah Teâlâ’ya Kulluk etmenin Hikmeti

Teklif Meselesi Allah Teâlâ’nın, kullarına yapılması gerekli işleri teklif etmesi; kulların, uşaklarına yaptıkları teklife benzemez. Çünkü efendilerin köle ve uşaklarına vermiş oldukları işlerin, emir ve yasakların, yapılmasında emir sahiplerinin, mutlaka maddî ve manevî, istifâdeleri vardır. Emir ve yasakları bu maksatla vermişlerdir. Hâlbuki Hakk Teâlâ’nın, kullarına verdiği emir ve yasaklarda böyle bir maksadı yoktur ve o […]

Daha fazla oku
Hz. Peygambere Uymanın Farz Oluşu

Bil ki uymak, tâbi olmak, gerek sözleri ve gerekse fiilleri hususunda Hz. Peygamber’e tâbi olmayı içine alır. Sözleri hususunda uymaya gelince bu, mükellefin, Hz. Peygamber (s.a.s)’in gerek emir ve nehiy, gerekse terğîb ve terhib hususunda söylemiş olduğu buyruklara uymasıdır. Fiilleri hususunda O’na uymaya gelince, bu da ister yapma, isterse yapmama hususunda olsun, kendisine tâbi olunan […]

Daha fazla oku
Bazı Sorular ve Cevaplar

Bazı Sorular Arş’ın Su Üzerinde Olmasının Hikmeti? Birinci soru: Arşın, gökler ve yeryüzü yaratılmadan önce, su üzerinde bulunduğunun anlatılmasının faydası nedir? Cevap: Bunda birkaç bakımdan, Allah’ın kudretinin çok mükemmel olduğuna bir delâlet bulunmaktadır: a) Arş, göklerden ve yerden daha büyük olmasına rağmen, su üzerinde bulunmaktadır. Binâenaleyh, şayet Cenâb-ı Hak, ağır olan şeyi direksiz olarak tutmaya kadir […]

Daha fazla oku
İlâhi Lütuflar

Daha sonra Cenâb-ı Hak, bunun izahının ardından ‘Ve her fazilet sahibine kendi fazlını versin'(Hud, 3)buyurmuştur ki, bununla uhrevî mutluluklar kasdedilmiştir. Bu ifâdede bazı incelikler vardır: Birinci incelik: Ayetteki bu ifâde, “Her faziletliye, Hak Teâlâ, fazlının gereğini ve neticesini verir” manasınadır. Durum böyledir, çünkü insan, Allah’tan başkasıyla meşgul olmaktan alabildiğince uzak olup, marifetullah’ı elde etme arzusu […]

Daha fazla oku
Şeytan Nasıl Vesvese Verir?

Birinci Soru: Şeytanın, insanın uzuvlarının içine girip, ona vesveseler atabilmesi nasıl düşünülebilir? Bu makul müdür? Cevap: Alimlerin melekler ve şeytanlar hakkında iki görüşü bulunmaktadır: Birinci Görüş: Allah’ın dışında bulunan varlıklar, aklî taksimata göre üç kısımdırlar: 1) Mütehayyiz (mekân tutmuş), 2) Mütehayyiz varlığa hulul etmiş, 3) Ne mütehayyiz ne de mütehayyize hulul etmiş olmayan. Bu üçüncü […]

Daha fazla oku
Mahku’t-Tekavvul fî Meseleti’t-Tevessül

Tevessül Mes’elesinde Söylenen Asılsız Sözlerin İptâli] Muhammed Zahid el-Kevserî (r.h) MÜTERCİM:Hüseyin Avni Hoca Bütün hamdler Allah’a mahsûstur. Allah’ın salâtları ve selâmı da Efendimiz Allah’ın Resûlü Muhammed’in, âlinin ve arkadaşlarının tamamı üzerine olsun. Bundan sonra… Şübhesiz biz görmekteyiz ki, Haşeviyye(1) tâifesi zaman zaman Ümmet’in tamamını, kabirleri ziyâretleri ve hayırlı kimselerle Allah’a tevessül etmeleri sebebiyle küfürle suçlamaya […]

Daha fazla oku
Kalbler Allah’ı Anmakla Rahatlar

Bil ki, “Haberiniz olsun ki kalbler ancak zikrullah ile mutmain olur”(Ra’d 28) ayeti ile ilgili, son derece dakik ve ince sırlarla dolu bahislerimiz vardır. Bunlar birkaç yönden izah edilir: 1) Varlıklar üç kısımdır: Tesir altında kalmayan, müessir olan varlıklar; müessir olmayan ama tesir altında kalan varlıklar ve herşeyde müessir olup, hiçbir tesir altında olmayan varlık. […]

Daha fazla oku
İnsan’ın Bilmeye Muhtaç Olduğu Şeyler..

Bil ki insanın, bilmeye muhtaç olduğu şeyler üçtür, ‘in’sanlar da mazi (geçmiş), hal (şimdiki zaman) ve istikbâl (gelecek)tir. Birincisi: Mazi, insanın daha evvel mevcut olan varlığı bilip tanımasıdır. Daha evvel mevcut olan varlık, insanı yokluktan varlığa çıkaran Allah Teâlâ’dır. Bil ki Allah’ın zâtının hakikati, künhü, insan tarafından kesinlikle bilinemez, İnsan tayfından bilinebilecek olan ancak O’nun […]

Daha fazla oku
İmam el-Gazzâlî – El-Münkız’dan Alıntılar

Aklî ilimlere nasıl güvenebilirsin. Hâlbuki bundan önce duyu organlarına güveniyordun. Akl hâkimi geldi, bizim yanılabileceğimizi söyleyip, bizi yalanladı. Eğer akl olmasaydı, sen devâmlı olarak ve ısrârla bizi tasdîk edecekdin. Şimdi muhtemeldir ki, aklın da ötesinde bir başka hâkim vardır. O ortaya çıkarsa, aklın duyu organlarını yalanladığı gibi, o da aklın yanıldığını söyler. Aklın yanıldığını söyleyecek […]

Daha fazla oku
Sadr-Kalb-Akıl İlişkileri

Altıncı fasıl: Bu fasıl “sadr” kelimesinin ne demek olduğu hakkındadır. Bil ki, bu kelimeyle bazan, “kalb” murad edilir. Nitekim Cenâb-ı Hak “Allah’ın göğsünü İslâm’la açtığı kimse…” (Zümer,22) “Rabbim göğsüme genişlik ver” (Tâhâ, 25) “Ve kalblerde olan şeyler saçılıp ortaya döküldüğünde”(Adiyat, 10) ve “(Allah) gözlerin hain bakışını, göğüslerin gizleyeceği her şeyi bilir” (Mûmin, 19) buyurmuştur. Bazan […]

Daha fazla oku