Allah’ın İlminin Kapsamı

Bil ki Allah Teâlâ, zâtı gereği Alimdir ve o, aynı anda bütün malûmatı aynı ilimle bilir ve bu ilim, değişmez. Yine bu ilim, “hudûs” ve “mümkin oluş” ile nitelendirilmeksizin, Allah’ın zâtının zorunlu niteliklerindendir. Kul, Rabbine ancak, ilk altıda birde[1]müşterektir ki, bu da ancak bilme sıfatıdır. Sonra, Kendisiyle kulları arasında müşterek olan ilim de, iki parçadan […]

Daha fazla oku
Allah’ın Mahluklara İhtiyacı Yoktur

Rabbin (her şeyden) müstağnidir, rahmet sahibidir. Eğer dilerse sizi giderir, arkanızdan da yerinize dileyeceğini getirir. Nitekim sizi de, başka başka bir neslin soyundan meydana getirmişti. Hakikat, size uaadolunan şeyler, muhakkak gelip çatacaktır. Ve siz O’nun elinden kurtulamayacaksınız” (En’âm, 133-134).Bu ayetle ilgili birkaç mesele vardır: 1.Mesele …… a) Allah Teâlâ’nın, her şeyden müstağni olduğunu beyan etmek.Bu […]

Daha fazla oku
İcma Hakkında : el-Gazzâlî

Biz icmâ ile, özellikle muhammed (a.s) ümmetinin dînî bir iş hususundaki ittifakını kastediyoruz. İcmâ´ sözlükte, hem ´ittifak´ hem de ´kesin karar´ anlam­larına gelen müşterek bir kelimedir. Buna göre bir kimse, her hangi bir işi yap­maya karar verince bu şahıs için arapçada ´ecmea´, bir topluluk ittifak edince de ´ecmeû´ denilir. Bu anlamda icmâ, yahudi ve hristiyanların […]

Daha fazla oku
Akıl Hakkında – el-Gazzali

… Aklın Hakikati ve Kısımları Bilmiş ol ki, insanlar, aklın tarif ve hakikatinde ihtilafa düştüler ve çokları akıl kelimesinin müşterek bir çok manalara geldiğini unuttular. Bu mevzuda perdeyi  kaldıracak en doğru yol «Ayn» kelimesinin bir çok manaları olduğu gibi, «Akıl»ın da dört manada kullanıldığını ve bu gibi müşterek manalarda kullanılan kelimelerin bütün manasını bir araya […]

Daha fazla oku
Allah’ın Kullar Üzerinde Hâkim Olmasının Geniş İzahı

“O, kullarının üzerinde (yegâne) hakimiyet ve galebe sahibidir. ..” (En’âm, 61-). Bil ki bu, Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve hikmetinin mükemmel olduğuna delâlet eden bir başka delildir. Bunun izahı şöyledir: Biz daha önce, bu âyetteki “üstünlüğün” mekân ve cihet bakımından olmasının murad edilemiyeceğini, aksine bundan maksadın hakimiyet ve kudret bakımından üstünlük olması gerektiğini izah etmiştik.. Bu […]

Daha fazla oku
Allah ve Resulüne İtaatın Sırrı

Âyetteki, “kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse..” (Nisa 70)buyruğunun zahiri, tek bir itaat ile yetinmeyi gerektirir. Zira sübutî meselelerde, sıfata delâlet eden lâfızla amel etme hususunda, söz konusu şeyin sadece bir defa meydana gelmesi yeterlidir. Kâdî şöyle demiştir: “Bu âyetin, zahirinin dışında bir manaya hamledilmesi, yani buradaki taatin, emredilen şeyleri yapıp, yasaklanmış bütün şeyleri terketmek […]

Daha fazla oku
Peygamberin Hükmüne Razı Olmayan Mü’min Olamaz

Bil ki Cenâb-ı Hakk’ın,”Felâ verabbike lâ yu/minûne”(Nisa,65) ifadesi, o münafıkların ancak şu şartlar bulunursa iman sıfatını kazanabilecekleri hususunda, Allah tarafından bir yemindir: Birinci şart: “Onlar atalarında çıkan meselelerde seni hakem yapmadıkça” âyetinin ifade ettiği şarttır. Bu, Hz. Peygamber (s.a.s)’in hükmüne razı olmayan kimsenin mü’min olamayacağına delâlet etmektedir. Bil ki, “Allah’ı, ancak ma’sûm bir peygamberin irşadı […]

Daha fazla oku
Hz.Peygambere Tabi Olma Hakkında

Ey iman edenler,Allah’a itaat edin.Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin…(Nisa,59) … Onuncu Mesele Cenâb-ı Hak, “Allah’a itaat edin” buyurmuş, bu emri müstakil olarak zikretmiştir. Daha sonra da, “Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin” buyurmuştur. İşte bu, Allah tarafından, şu terbiye ve edebi bir öğretmedir. İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın ismiyle, başkasının […]

Daha fazla oku
Allah Şirk Dışında Bütün Günahları Affeder

Şüphesiz ki Allah, (insanın), kendisine eş tanımasını bağışlamaz. O (günah)tan başkasını, dileyeceği kimseler için yarlığar. Kim Allah’a şirk koşarsa, muhakkak pek büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur” (Nisa. 48) …. Âyet, Allah Teâlâ’nın, büyük günah sahibini affedeceğine dair, biz ehl-i sünnetin en kuvvetli delillerinden biridir. Bil ki bu âyetten, birkaç bakımdan delil çıkarılmıştır: a) […]

Daha fazla oku
Eş’ârî’nin Cübbâî’ye Sorduğu Üç Kardeş Meselesi

c) Bu düşmanlığın izahı hususunda anlatılan bir diğer şey de şudur: Şeyh Ebu’l Hasen el-Eş’ârî, hocası Ebu Ali el-Cübbâî’nin meclisinden ayrılıp, onun mezhebini terkederek onun görüşlerine karşı itirazları çoğalınca, aralarında büyük bir soğukluk meydana geldi. Derken, günlerden bir gün, Ebu Ali el-Cübbâî, bir sohbet meclisi düzenledi. O mecliste, bazı alimler de bulunuyordu. Şeyh Ebu’l-Hasen de […]

Daha fazla oku