İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
14:59 - 15 Nisan 2017
Bil ki Allah Teâlâ, zâtı gereği Alimdir ve o, aynı anda bütün malûmatı aynı ilimle bilir ve bu ilim, değişmez. Yine bu ilim, “hudûs” ve “mümkin oluş” ile nitelendirilmeksizin, Allah’ın zâtının zorunlu niteliklerindendir. Kul, Rabbine ancak, ilk altıda birde[1]müşterektir ki, bu da ancak bilme sıfatıdır. Sonra, Kendisiyle kulları arasında müşterek olan ilim de, iki parçadan […]
Arif
14:53 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Rabbin (her şeyden) müstağnidir, rahmet sahibidir. Eğer dilerse sizi giderir, arkanızdan da yerinize dileyeceğini getirir. Nitekim sizi de, başka başka bir neslin soyundan meydana getirmişti. Hakikat, size uaadolunan şeyler, muhakkak gelip çatacaktır. Ve siz O’nun elinden kurtulamayacaksınız” (En’âm, 133-134).Bu ayetle ilgili birkaç mesele vardır: 1.Mesele …… a) Allah Teâlâ’nın, her şeyden müstağni olduğunu beyan etmek.Bu […]
Arif
14:46 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Biz icmâ ile, özellikle muhammed (a.s) ümmetinin dînî bir iş hususundaki ittifakını kastediyoruz. İcmâ´ sözlükte, hem ´ittifak´ hem de ´kesin karar´ anlamlarına gelen müşterek bir kelimedir. Buna göre bir kimse, her hangi bir işi yapmaya karar verince bu şahıs için arapçada ´ecmea´, bir topluluk ittifak edince de ´ecmeû´ denilir. Bu anlamda icmâ, yahudi ve hristiyanların […]
Arif
14:43 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
… Aklın Hakikati ve Kısımları Bilmiş ol ki, insanlar, aklın tarif ve hakikatinde ihtilafa düştüler ve çokları akıl kelimesinin müşterek bir çok manalara geldiğini unuttular. Bu mevzuda perdeyi kaldıracak en doğru yol «Ayn» kelimesinin bir çok manaları olduğu gibi, «Akıl»ın da dört manada kullanıldığını ve bu gibi müşterek manalarda kullanılan kelimelerin bütün manasını bir araya […]
Arif
14:17 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
“O, kullarının üzerinde (yegâne) hakimiyet ve galebe sahibidir. ..” (En’âm, 61-). Bil ki bu, Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve hikmetinin mükemmel olduğuna delâlet eden bir başka delildir. Bunun izahı şöyledir: Biz daha önce, bu âyetteki “üstünlüğün” mekân ve cihet bakımından olmasının murad edilemiyeceğini, aksine bundan maksadın hakimiyet ve kudret bakımından üstünlük olması gerektiğini izah etmiştik.. Bu […]
Arif
14:09 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Âyetteki, “kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse..” (Nisa 70)buyruğunun zahiri, tek bir itaat ile yetinmeyi gerektirir. Zira sübutî meselelerde, sıfata delâlet eden lâfızla amel etme hususunda, söz konusu şeyin sadece bir defa meydana gelmesi yeterlidir. Kâdî şöyle demiştir: “Bu âyetin, zahirinin dışında bir manaya hamledilmesi, yani buradaki taatin, emredilen şeyleri yapıp, yasaklanmış bütün şeyleri terketmek […]
Arif
14:03 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Bil ki Cenâb-ı Hakk’ın,”Felâ verabbike lâ yu/minûne”(Nisa,65) ifadesi, o münafıkların ancak şu şartlar bulunursa iman sıfatını kazanabilecekleri hususunda, Allah tarafından bir yemindir: Birinci şart: “Onlar atalarında çıkan meselelerde seni hakem yapmadıkça” âyetinin ifade ettiği şarttır. Bu, Hz. Peygamber (s.a.s)’in hükmüne razı olmayan kimsenin mü’min olamayacağına delâlet etmektedir. Bil ki, “Allah’ı, ancak ma’sûm bir peygamberin irşadı […]
Arif
14:00 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Ey iman edenler,Allah’a itaat edin.Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin…(Nisa,59) … Onuncu Mesele Cenâb-ı Hak, “Allah’a itaat edin” buyurmuş, bu emri müstakil olarak zikretmiştir. Daha sonra da, “Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin” buyurmuştur. İşte bu, Allah tarafından, şu terbiye ve edebi bir öğretmedir. İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın ismiyle, başkasının […]
Arif
13:41 - 15 Nisan 2017
0 Yorumlar
Şüphesiz ki Allah, (insanın), kendisine eş tanımasını bağışlamaz. O (günah)tan başkasını, dileyeceği kimseler için yarlığar. Kim Allah’a şirk koşarsa, muhakkak pek büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur” (Nisa. 48) …. Âyet, Allah Teâlâ’nın, büyük günah sahibini affedeceğine dair, biz ehl-i sünnetin en kuvvetli delillerinden biridir. Bil ki bu âyetten, birkaç bakımdan delil çıkarılmıştır: a) […]
Arif
21:02 - 13 Nisan 2017
0 Yorumlar
c) Bu düşmanlığın izahı hususunda anlatılan bir diğer şey de şudur: Şeyh Ebu’l Hasen el-Eş’ârî, hocası Ebu Ali el-Cübbâî’nin meclisinden ayrılıp, onun mezhebini terkederek onun görüşlerine karşı itirazları çoğalınca, aralarında büyük bir soğukluk meydana geldi. Derken, günlerden bir gün, Ebu Ali el-Cübbâî, bir sohbet meclisi düzenledi. O mecliste, bazı alimler de bulunuyordu. Şeyh Ebu’l-Hasen de […]

0 Yorumlar