Meleklerin Vasıfları

Meleklerin vasıflarına gelince, bunlar birkaç yöndendir: 1) Melekler, Allah’ın elçileridirler. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Melekleri elçiler yapan (Allah’a hamdolsun)”(Fatır, 1) “Allah, melekler içinden elçiler seçer”(Hacc, 75) ayetinin meleklerden sadece bir kısmının elçi olduğuna delalet ettiği söylenirse bunun cevabı şudur: Âyetteki harf-i cerri teb’îz (kısmîliği ifade etmek) için olmayıp beyan (açıklama) içindir. 2) Onlar, Allah’a […]

Daha fazla oku
Melaike’nin Sınıfları, Büyük Melekler

Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de meleklerin sınıflarını ve vakıflarını zikretmiştir. Meleklerin kısımlarına gelince,bunlardan Birinci kısım: Arşı taşıyan meleklerdir ki Allah Teala onlar hakkında şöyle buyurur: “O gün Rabbinin Arşını (gökteki meleklerin) üstünde bulunan sekiz (melek) yüklenir”(Hakka, 17). İkinci kısım: Allah’ın: “Melekleri, Rablerini hamd ile tesbih ederek Arşın etrafını kuşatmış halde görörsün”(Zümer. 75) ayetinde haber verdiği gibi, […]

Daha fazla oku
Mû’minin Niyeti Amelinden Hayırlıdır” Hadisinin Şerhi

Hz. Peygamber (s.a.s)’in: “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır”(Taberani)hadisinin izahı hakkındadır. Alimler bu hususta birkaç açıklamada bulunmuşlardır: a) Niyet gizli, amel ise aşikârdır. Gizlide itaat etmek, açıkta itaat etmekten daha efdaldir. Bu tutarlı bir izah değildir. Çünkü bu namazın niyetinin bizzat namazdan daha hayırlı olmasını gerektirir. b) Niyet amelin (ibadetin) bitişine kadar sürer. Ameller ise devam etmez. […]

Daha fazla oku
Hz.Peygamber’in İstiğfarı

Hz.Peygamberin: “Kalbim Bulutlanır, Günde Yüz Defa İstiğfar Dilerim” Hadisinin İzahı e- Hz.Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki benim kalbim de dumanlanır. Bundan dolayı günde yüz defa Allah’a istiğfar ederim.[Müslim,Zikr,41] Bil ki “Gayn” kalbi bürüyerek, onu kısmen örten birşeydir. O tıpkı, havada belirip de güneşi tamamen örtmeyen fakat, ışığının tam olarak gelmesine mani olan ince bir […]

Daha fazla oku
İlmin Fazileti Konusunda Hikayeler

 1) Anlatıldığına göre Harun er-Reşid ile birlikte pekçok fukaha bulunuyordu. Bunların arasında Ebû Yusuf da vardı. Derken bir adam getirildi. Diğer bir adam onun geceleyin evinden malını aldığını iddia ediyordu. Alan adam da o mecliste bunu ikrar etti. Oradaki fakihler onun elinin kesilmesine ittifakla hükmettiler. Ama Ebu Yusuf “Onun eli kesilmemeli” dedi. Alimler “Niçin?” dediler, […]

Daha fazla oku
Sen Cisminle Değil, Ruhunla İnsansın”

Kınalızade Ali Efendi Malum olsun ki varlıklardan her şeyin kendisine ait bir özelliği vardır ki, ondan başka bir eşya o özellikte ona ortak olamaz. “Hassa-i mahsusa” denilen bu özellikten başka hususlarda ortak olmak mümkün olabilir, mesela kılıcın her eşyadan farklı kendine ait özelliği, büyük cisimleri kesme işinde kesme olayını kabullenmesidir. Atın bir özelliği binicisine itaatkar […]

Daha fazla oku
Müteşabihlerin Bulunmasındaki Faydalar

  Kur’ân-ı Kerim’in bir kısmının muhkem, bir kısmının müteşâbih olmasının faydaları hakkındadır. Bil ki, bazı inkarcılar, Kur’ân-ı Kerim’i, müteşâbih âyetler ihtiva ettiği için tenkid etmiş ve şöyle demişlerdir: “Siz diyorsunuz ki mahlûkatın bütün mükellefiyetleri kıyamet kopuncaya kadar, bu Kur’ân’a bağlıdır. Amma biz, değişik görüşlerdeki herkesin, kendi görüşünü isbat için Kur’ân’a tutunduğunu görüyoruz. Meselâ Cebriye, Allah […]

Daha fazla oku
Bakara 285.Ayetine Göre İmanın Mertebeleri

Mü’minlerden herbiri, Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandı”(Bakara 285) Bil ki bu âyet, şu dört mertebenin bilinmesinin, imânın şartlarından olduğunu gösterir. Birinci mertebe: Allah Teâlâya imân etmek. Bu böyledir, çünkü âlemin, herşeye kadir olan, herşeyi bilen, her türlü ihtiyaçtan âzâde bir Yaratıcısı olmadıkça, peygamberlerin doğru söylediklerine inanmak imkânsız olur. İşte bu sebeple Allah’a imân […]

Daha fazla oku
Neticeyi Bilen Allah’ın İnsanları Sınaması Nasıl Anlaşılmalı?

“Biz ancak şunu bilmek için şöyle şöyle yaptık” sözü, o şeyi bilmenin henüz gerçekleşmediğini, bu bilginin meydana gelmesi için de Cenâb-ı Hakk’ın o fiili işlediği vehmini verir. Bu da, Allahu Teâlâ’nın, meydana gelmeden önce, bu eşyayı bilmemesini gerektirir. Müşkillik arzetme hususunda bunun bir benzeri de, Cenâb-ı Hakk’ın, “Biz sizden cihâd edenleri ve sabredenleri bilmek için, […]

Daha fazla oku
Cihad ve Gençlerimiz

Bu ülkede İslam’ın diğer yönlerini olduğu gibi “cihad” hükmünü ve bu hükmün pratiğini de kendisine “Selefî” diyen kardeşlerimizden öğrenmek durumunda kalmış gençlerimizin sayısı önemli bir yekün oluşturuyor. Bunda bütün kabahat onların değil şüphesiz. Onlara bunu anlatması gereken bizlerin, yetki sahiplerinin, karar mekanizmalarının başında bulunanların, konuşanların, yazanların.. bu noktada sorumluluğu büyük. Bu noktada kemiyet ve keyfiyet […]

Daha fazla oku