Namazı İkame

Ve namazı kılarlar.”(Bakara,3) Yani belli olan namazı dosdoğru kılarlar ve devam ettirirler. Kur’ân’da namaz hakkında “yüsallûne”, veya “sallû” fiillerinden çok buyurulması dikkate değer bir husustur. Elbette, “namazı ikame ederler” demekte, “namazı kılarlar” demekten fazla bir anlam vardır ki bu, en az “doğru dürüst” yani “namazın şartlarına uymak, Allah’a boyun eğmek ve tevazu göstermek suretiyle güzelce […]

Daha fazla oku
İmanın Şer´î Mânâsı

İkincisi, imanın ilgilendiği şeyi bırakarak, kendi mahiyeti bakımından da şer´î imanın özelliği bahis konusu olmuştur. İmanın şer´î mânâsı, yalnız bir kalbin fiili midir Yalnız bir dilin fiili midir İkisi birden midir Yoksa bunlarla beraber uzuvların fiili midir Bu noktada bazı mezhep farklarına rastlıyoruz. Şöyle ki: 1. Hâricîler ve Mu´tezile mezhebine mensub olanlara göre şer´î iman, […]

Daha fazla oku
Fatiha Suresi 5.Ayette Akit(Sözleşme)

Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).(Fatiha,5) İkincisi bu ayette, topluma ve sosyolojiye de büyük bir önem verilmiştir. Çünkü akit (sözleşme) “ibadet ederim, yardım dilerim” gibi birinci şahıs kipi ile yapılmıyor da نَعْبُدُ ، نَسْتَع۪ينُ“ibadet ederiz, yardım dileriz.” diye çoğul yani birinci şahıs çoğul kipi ile yapılıyor. Müfessirler burada, […]

Daha fazla oku
Hayat ve Ubûdiyet

      يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ [Ey insanlar! O sizi ve sizden evvelkileri yaratmış olan Rabbinize kulluk ve ibâdet ediniz ki korunur müttekilerden olasınız.] (Bakara, 21) Şu âlemde insanlık elem ve cefâdan, ibtilâ ve ızdırabdan başka şey görmese idi, lezzet, saadet, hayır mefhumlarını bilemez, insanlar içinde […]

Daha fazla oku
İslâm kelimesi neyi ifade eder?

* Hazret-i Peygamber’in tebliğ ve talim buyurduğu usûl ve fürû‘-ı dini izah edebilmek için evvel emirde ünvân-ı aslîsi olan “İslâm” kelimesinin delâlet eylediği mânaları tesbit edelim. İslâm, esas-ı lügat-ı Arabda harb ve münazaranın zıddı olan silm ve istislâm kelimeleri gibi müsâlemet, mutâva’at, inkıyâd, ihlâs mânalarını ifade eylediği gibi silme koymak veya girmek, selâm vermek mânalarını […]

Daha fazla oku
Tevbe

* يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحاًۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ “Ey ehl-i iman! Cenâb-ı Allah’a öyle bir tevbe ediniz, günahlarınıza öyle bir peşîmân olunuz ki, kalblerinizde tesiri daima görülsün, size büyük bir nasihatçı olsun; belki Rabbiniz fenalıklarınızı keffâretler, örter, mahve­der.” (Tahrîm, 8) Ey […]

Daha fazla oku
Mazhariyet-i İnsâniye

Havâss-ı insâniyeye ait sebk eden icmâlden anlaşılır ki insanlar maddiyâtı cihetiyle ne kadar küçük, ne kadar ehemmiyetsiz bir cism-i nâtuvân ise kuvâ ve evsâf-ı maneviyesi itibariyle de kâinat içinde o kadar âlî, ol kadar şâyân-ı itinâ bir vücûd-ı mukaddestir. Öyle bir vücûd-ı mu­kaddestir ki isti‘dâd-ı mahsûsu süfliyyâta zebûn oldukça ne kadar hârika-i rezalet meydana getirebilirse […]

Daha fazla oku
İmâm-ı Rabbânî’ye Göre Ehl-i Sünnet Alametleri

Imâm-ı Rabbânî Ehl-i sünnet kimliğini belirlemekte kendisinden Önceki âlimlerinin ölçüsünü takip eder. Onlara göre temel çizgi, ifrat ve tefritten uzak durmak; yeme, içme ve giyme de dâhil her türlü inanç ve davranışta orta yolu takip etmektir(456). Dolayısıyla İmâm-ı Rabbânî’nin gözettiği alametleri tek madde altında toplamak mümkündür: ifrat veya tefrite kaçmadan orta yolu takip etmek. Ancak […]

Daha fazla oku
İmâm-ı Rabbânî’ye Göre Sahabelerin Içtihadı…

D.Sahabelerin Içtihadı “İctihad”, lügatte bir çaba sonunda elde edilebilecek bir şeyi elde etmek veya başarmak için olanca gücüyle çalışıp gayret etmek demektir. Bu kelime, ağır bir taşı kaldırmaya çalışan kişi için kullanılır ama bir hardal tanesini kaldırmak isteyen kişi için kullanılmaz(597). Dini bir ıstılah olarak “ictihad”, dini bir hüküm hakkında zan hâsıl etmek için fakıh […]

Daha fazla oku
İmâm-ı Rabbânî’nin Sahabe Hakkındaki Görüşleri

İmâm-ı Rabbânî’nin sahabe-i kiram hakkındaki görüşlerinin temelini Kuran-ı Kerim’in ve Hz. Peygamber’in onlar hakkındaki tarif ve yönlendirmeleri oluşturur. Her şeyden önce o, sahabeyi şu ayetin çerçevesine yerleştirir: Allah Teâlâ, Hz. Peygamber’e “Bunun için sizden yakınlarımı sevmekten başka bir ücret beklemiyorum’ de”(555) demiştir. Sonra İmâm-ı Rabbânî, bu sevgi çerçevesinin boyutlarım be lirlemek üzere Hz. Rasül-ü Ekrem’in […]

Daha fazla oku