İnsanın Hakikatini Bilmekte 6 Fayda Vardır

Bütün akıllıların ittifakıyla Allah’ın varlığını ve birliğini bilmek farzdır. Bazı hukemâ ve ehli tasavvuf: “İnsana Hâlık’ını bilmek için en evvela kendi nefsini bilmesi farzdır.” dediler. Ehli kelam ve diğer bazı hukemâya göre, en evvela vacib, Hâlık’ın varlığını bilmektir, ihtilafları lafzî bir nizâ’dan ibarettir. Çünkü Ma’rifetullah en şerefli bir ilimdir. İttifakla Allah’ı bilmek farzdır. Ha müessiri […]

Daha fazla oku
Akıl Vazifeyi,Vicdan Mesuliyeti Tayin Eder

İmam Mâverdî’nin buyurduğu gibi her faziletin bir esası var, her edebin bir menbaı var, her güzelliğin bir kaynağı vardır. Öyle ise faziletin de esası ve edebin temeli de akıldır. Allah Teâlâ din ve dünya işlerinde aklı insana bahşetmiş, ona tahsis etmiş ve onu esas olarak tayin etmiş­tir. Tekliflerin yönelmesine sebeb de akıldır. Öyleyse Allah’ın bildirmiş […]

Daha fazla oku
Bir Hadis ve Şerhi

“Şübhesiz Allah Teâlâ ben-i Âdem’i, İçinde (sinir sistemi içinde duygu olarak) zinadan bir pay olduğu halde yaratmıştır. Âdem oğlu ona ulaşacaktır, bunda şübhe bile yoktur. Şu halde gözün zinası bakmak, dilin zinası konuşmaktırn. Nefs de temenni ediyor ve şiddetle arzuluyor; haya yeri de bunu (duyuların arzusunu) bazan tas­dik eder, bazan da yalanlar.” mealindeki hadîs-i şerîfin […]

Daha fazla oku
Ahlakın Menşein Akıl Düsturunu Vicdan Görenlerin Reddiyesi

Felsefecilerin içerisinde en mükemmel görüşleri ortaya koyan Kant diyor ki: “Vazife veya vicdanî mesuliyet ahlaktır. Bunun menşei akıl, düs­turu emr ve vicdandır.” Bu görüş, diğer felsefecilere nazaran birçok mes­leklerden üstündür. Lâkin Kant’ın ortaya koymuş olduğu “Ahlak, vicdanî mesuliyettir, menşei akıl, düsturu emrdir.” tarifi birçok cihetlerden isabetli değildir. Kant’a göre bile akıl ve vicdanın hakîkaten ahlaka […]

Daha fazla oku
Tekâmüliyye Mezhebinin Tahlil,Tesbit ve Tenkidi

Allah Teâlâ insanı yaratmıştır; ilk yarattığı insan Adem Peygamber’e beraber Tevhid dînini de bildirmiş, dînin icab ettiği ahlakı, amel ve ibadeti ve itikadı sınırlandırmıştır. Ancak her bir peygamberin zamanında muayyen şeriatleri bildirmiştir. Tevhid müstesna olmak üzere zaman zaman peygamberlere şerit ahkâmı değişik sûretlerde bildirmiştir. Son Peygamber’e mükemmel bir din bildirmekle vahye son vermiştir. Artık son […]

Daha fazla oku
Güzel Ahlakın Tahsilinde Iradenin Kullanılması

“Güzel ahlakın tahsil edilmesinde azimli iradenin kullanılması üç şekildedir. Yerine göre azimle iradenin kullanılması güzel semere verir. 1 -Melekiyye kuvvetiyle azim derecesindeki iradeyi kullanmakla güzel ahlak tahsil edilir. Melekiyye kuvvet, nefs-i nâtıkanın kuvvetlerinden bir askerdir. Yerine göre nefs-i nâtıka en evvela bu kuvvetle düşünür; işini yapmakta veya terk etmekte iki taraftan bilisini tercih eder. Melekiyye […]

Daha fazla oku
Ahlak ve Insaniyetin Tarifi

Ahlak, “hulk” kelimesinin çoğuludur. Hulk, tabiat ve seciye demektir, buna huy da denilmiştir. Bir ağaç bir çekirdeğin içerisinde, bir insan bir menî hayvancığın içerisinde ve bir tavuk yumurtanın içinde gizlenip sonra da tezahür ettiği gibi, insanın da bedeni içerisinde gizli ve yerleşmiş hakîkî bir heyet vardır. Bu gizli heyet, meleke, seciye, hulk kelimeleriyle adlandırılır. Bu […]

Daha fazla oku
Nefsin Mertebeleri

Muhterem ve pek aziz kardeş, Insan olabilmek kadar güç bir şey yoktur. Kişi, zengin olabilir, âlim olabilir, yüksek makam sahibi olabilir. Fakat insanlık bambaşka bir şeydir. Diğerleri her ne kadar güzel şeylerse de “insanlık” yanında hiç kalırlar. Şimdi sana şu yazdıklarımın bir hülâsasını yapayım: 1- Nefs-i Emmâre Nefs-i Emmâre denilen bedbaht nefis, zenginleştikçe şımarır. Bilgisi arttıkça […]

Daha fazla oku
Suçlu Bulundu:Fıkıh İlmi ve Fukaha

Fıkıh ilmi ve bu ilmin kurucu aktörleri olan fukaha, gerek tarihte gerekse günümüzde kimi çevrelerce farklı sebep ve sâiklerle eleştirilmiş / eleştirilmektedir. Klasik dönemlerde kimi tasavvuf çevreleri fıkhı ve fukahayı “dinin kabuğunda kalmak”, “zâhire önem verdiği halde bâtına önem vermemek”, “Allah’a kulluğu bir takım şekil şartlarına endekslemek” gibi gerekçelerle eleştirmişlerdi. Bu eleştirilerin bir noktaya kadar […]

Daha fazla oku
Kimler İlim Öğrenemez?

Eski âlimlerimiz “her şeyin bir engeli vardır, ilmin ise birçok engeli vardır” diyerek ilim öğrenmenin sabır, gayret ve emek isteyen bir süreç olduğunu ve ilim talibini bekleyen pek çok engelin olduğunu belirtmişlerdir. İlim öğrenmenin engelleri arasında ilim tâlibini aşan çeşitli dış engeller olabilir. Bu yazıda ilim tâlibinin kendisinden kaynaklanan iç engellerin bir kısmından söz etmek […]

Daha fazla oku