Din Sadece Vahiy midir?

Din doğuşu itibariyle insani bir problemdir. Din dediğimiz şey salt vahiyden ibaret değildir. Yani sadece Kuranı Kerim’den; Allah’ın gönderdiği mesajlardan ibaret değildir. Din peygamberin hadisi şeriflerinden de ibaret değildir. Din, her ne kadar kaynağı ilahi olsa bile (diğer beşeri dinler saymıyorum) bu ilahi vahyin sistemleştirilme sürecinin adıdır. Mesela vahiy süreci nasıldır; vahiy şöyle mi iniyor? […]

Daha fazla oku
Ulemaya Istikamet Yaraşır

Hz. Peygamber (s.a.v.) vefatından önce uyarmıştı; “Ümmetimden 27 tane yalancı Deccal çıkacak. Onlardan 4’ü kadındır. Ben ise Peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra peygamber yoktur.” Bu ikazın farklı bir şekli ise şöyleydi; “Otuza yakın yalancı peygamber (Deccal) çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunların hepsi peygamber olduklarını iddia ederler.” (Müslim, İmaret, 170; Ebu Davud, Fiten, 4252; Tirmizi, Fiten, 2203, 2220, […]

Daha fazla oku
Problemli Bir Nebî & Resûl Anlayışı : Nebî’ye İtaat Yok mudur ?

Bismillâhirrahmânirrâhiym Allah Teâlâ (c.c.) Yüce Kitâbında buyuruyor ki; “Muhakkak Tevrat’ı biz indirdik ki onda bir hidâyet ve nûr vardır. Teslim olmuş NEBÎLER yahudilere onunla hükmederdi.” (Mâide/44) Önsöz Olarak Batı dünyasında yaklaşık iki yüzyıl önce kendisini hissettirmeye başlayan ve son iki yüzyılda akıl almaz bir hızla gelişerek geldiğimiz noktada küresel egemenliğini pekiştirmiş bulunan modernizm hareketi, İslâm dünyasının aklını […]

Daha fazla oku
Adaletsiz takvâ mümkün müdür?

Din ile hayatı birbirinden ayrı düşünmenin sekülerlere mahsus bir tutum olduğu zannedilir. Halbuki, aynı şeyi yapan garip ve epeyce yaygın bir ‘dindarlık’ türü de mevcut. Bu garip dindarlık tasavvuru ‘ibadetler’e dönük bir vurguyla öne çıkarken, bu ibadetlerle gündelik hayat arasında bir tutarlığın izini sürmeyi ihmal eder, dolayısıyla gündelik hayatı sözümona kendi akışına bırakır. Namazını kıldığı […]

Daha fazla oku
Bir ilmin nefsi müdâfaâsı

  Malumunuzdur geçtiğimiz haftalarda dini anlama çabalarından bir tanesi olan ve bin yılı aşan bir İslam ilimler tarihi içerisinde mümtaz yeri bütün ulema tarafından kabul edilen tasavvuf ilmine karşı üç beş yeni nesil akademisyenin “yok sayıcı”, “dışlayıcı”, “tahkir edici” medyatik açıklamalarına karşı bu ilim dalından 40 sene ekmek yemiş bir akademisyen olarak bazı cevaplar vermiştim. Ve demiştim […]

Daha fazla oku
Bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelal’i Kayyum’dur.

Bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelal’i Kayyum’dur. Yani bizâtihî kaimdir, daimdir, bâkidir. Bütün eşya onunla kaimdir, devam eder ve vücudda kalır, beka bulur. Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyumiyet kesilse, kâinat mahvolur. Hem o Zât-ı Zülcelal’in kayyumiyetiyle beraber Kur’an-ı Azîmüşşan’da ferman ettiği gibi ﻟَﻴْﺲَ ﻛَﻤِﺜْﻠِﻪِ ﺷَﻲْﺀٌ dür. Yani ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef’alinde naziri […]

Daha fazla oku
Mehmet Okuyan Algı Operasyonu mu yapıyor?

** Mehmet Okuyan’ın tesadüfen rastladığım bir videosunda açıkça Algı Operasyonu yaptığına şahit oldum. Videoda da izleyeceğiniz üzere Cin Suresi’nin 20’nci ayetini Arapça okuduktan sonra yanlış mana verdi. Ayetin meali şöyle: “De ki ben ancak rabbıma duâ ederim ve ona hiçbir şerik koşmam.” (Elmalılı Hamdi Yazır meali) Yaşar Nuri bile ayete doğru mana vermiş: “De ki: […]

Daha fazla oku
Sünnet ve Hadis Konusundaki Kafa Karışıklığını İzale

1:Peygamberimizden bize 3 şey aktarılmıştır. Kur’an, sünnet ve hadisler. Sünneti müctehid sahabe, tabiun ve etba bize aktarmıştır. Bundan dolayı hadisçiler hadisi, fakihler sünneti (sistemi) bilirler. Değilse sünnet daha sonra, hadislerin tedvini ile ortaya çıkmış bir şey değil. Hadisler toplanmadan önce de Müslümanlar abdest alıyor, namaz kılıyorlardı. Hadisler daha çok ihtilaflı konularda nakledilen rivayetlerdir. Ama bunlar […]

Daha fazla oku
Kişi,Bağlı Olduğu Mezhebin Görüşüne Aykırı Hadisle Amel Edebilir mi?

Mezheplerin teşekkülünden sonra bir mezhebe müntesip kişinin, kendi mezhebinde esas alınan görüşe aykırı hadisle amel edip edemeyeceği önemli bir sorun olmuştur. Dört mezhebin kurucu imamlarının hepsine “hadis sahih ise benim mezhebim odur” sözü isnad edilmiştir. Bununla birlikte bu sözün nasıl anlaşılacağı ve uygulanacağı öteden beri bir problem olmuştur. (Bu sözün Şâfiî tarafından nasıl kullanıldığı ve […]

Daha fazla oku
Hz.Ömer’in Hadislerin Yazıya Geçirilmesi Konusundaki Tutumu

Hz. Ömer (r.a)’in, Sünnet’in temel nakil vasıtası olan hadisler karşısında olumsuz bir tutum içinde olduğu iddiası, iki temele dayanmaktadır: Bunlardan birincisi hadislerin “yazıya geçirilmesini” doğru bulmadığını, diğeri de “rivayet edilmesine”karşı çıktığını anlatan rivayetlerdir. Bu noktalardan ikincisini bir sonraki ara başlığa bırakarak, burada birinci nokta üzerinde duracağız. Aşağıdaki iktibaslar, Hz. Ömer (r.a)’in hadislerin yazıya geçirilmesine taraftar olmadığını […]

Daha fazla oku