Peygamberlerin İsmet Sıfatları ve İçtihatlarında Hata Meselesi

Öncelikle peygamberlerin ismet sıfatının mahiyeti üzerinde kısaca duralım: İsmet kavramı, genel olarak: “Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerekse fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve kıymetten düşürecek hatalardan korunmuş olmaları”(603), “sahibini, çirkin işlerden (fücûr) alıkoyan manevî bir meleke”(604) olarak tanımlanmaktadır. Râğıb el-Isfahânî ise ismetin, temelde ‘Allah’ın peygamberleri koruması’ olduğunu belirterek, bu korumanın şu şekillerde tezahür ettiğine vurgu yapar: Peygamberlerin cevherlerini […]

Daha fazla oku
Allah Bir Kulu Için Hayır Murad Ederse

1- Kanaat sahibi kılar ى ِ ف ِ ه ي ْ ن َ ُ هاَقُت َو ِه ِ س ي ْ َ ْ ف َ ن ىِف ُهاَنِغ َ ع َنْيَب ُهَرْقَف َ ل ل ع َ َ َ ع َ ج اًرْيَخ ٍدْبَعِب ُ َّللا َداَرَا اَذِا ج اًّرَش ٍدْبَعِب َُّ ل لا َداَرَا […]

Daha fazla oku
Hadis Tenkîdi Kriterleri 

  Ahmet Tahir Dayhan D.E.Ü. İlahiyat Lisans Tamamlama Hadis ve Hadis Metinleri, Ünite no. 7 İzmir 2012,  s. 147-167 GİRİŞ Sahîh bir hadîsin isnâdında aranan vasıf, râvîlerinin âdil (İslâma uygun yaşayan) ve zâbıt (rivâyetini sağlam taşıyan), senedinin ise muttasıl (kesintiye uğramayan) olmasıdır. Şüzûz’dan (daha üstün râvîlere muhâlefetten) ve illetden (gizli bir kusurdan) arınmışlığı ise metninde aranan vasıflardır. Bir hadis, […]

Daha fazla oku
Evliyâ, Melek ve Sıradan insanlar

Beşerî vasıfları evliyânın kubbeleridir: Diğer insanların İhtiyaç duyduğu her şeye o büyükler de ihtiyaç duyar. Velî olmaları onları ihtiyaç hâlinden çıkarmaz. Diğer insanlar gibi, onlar da öfkelenirler. Enbiyânın seyyidi Hz. Rasûlüllah efendimiz -ona ve diğerlerine salât ve selâm olsun- “ Diğer insanların kızdığı gibi ben de kızarım”(1) buyurmuşsa, evliyâ niçin öfkelenmesin? Aynı şekilde, diğer insanlar […]

Daha fazla oku
Kur’an Dışı Vahyin İmkanı

Kur’ân’ın, vahyi yazılı bir kitap ile sınırlandırıp sınırlandırmadığı, Kur’ân dışı vahyin mümkün olup olmadığı ve mümkün ise hangi alanları kapsadığı gibi konuların tespiti, Kur’ân dışı vahiyden söz eden hadislerin anlaşılması açısından son derece önemlidir. Geçmişte Hz. Peygamber’in Kur’ân dışında vahiy aldığı görüşünde olan âlimler tarafından, Allah Teâlâ’nın, Resûlullâh’a itaati emretmesi,757 Hz. Peygamber’e itaati kendisine itaat […]

Daha fazla oku
Yakîn Sahibi Olma

Îkân”, yakîn sahibi olmaktır. “Îkân”, “istikân”, “teyakkun”, “yakîn” hepsi bir mânâya gelir. “Yakîn”, gerçeğe uygun ve herhangi bir şüphe ile ortadan kalkmayacak şekilde şek ve şüpheden uzak olan sabit ve kesin bir inanış demektir. Diğer bir deyişle “yakîn”, şek ve şüphe bulunmayan kesin bilgi, şüphe karışmayan ilim, bozulması ihtimali olmayan ilimdir. Bununla beraber “kalbin kararı” […]

Daha fazla oku
Kalp nasıl mühürlenir?

Kalp nasıl mühürlenir? Malum ya üzeri mühürlenmek; zarf, kap, örtü ve kapı gibi şeylerde olur. İnsanların kalpleri de, ilimlerin ve bilgilerin zarfları ve kapları gibidir. Ne kadar anlayışlarımız varsa orada saklıdır. Kulak da bir kapı gibidir, duyulan şeyler oradan girer. Bilhassa geçmişteki, gelecekteki ve şimdiki gaybla ilgili haberler, kitaplardaki kavramlar duyma yoluyla bilinir. Şu halde […]

Daha fazla oku
Ruhun Mertebeleri ve Ruhu’l Kudüs

Felsefe dalında her birinin taraftarı ve savunucuları bulunan çeşitli nazariyelerden şimdilik vazgeçerek şu kadarını söyleyelim ki ruhun, cevheri ve öz varlığı ne olursa olsun, nev’inin hakikatı, hatta bir tek nevi içinde çeşitli mertebeleri bulunduğu şüphe götürmez bir gerçektir: İnsanların diğer canlılardan farkı, ruhlarının kendi nev’ine mahsus özelliğinden dolayı olduğu gibi, beşerin çeşitli sınıf ve fertleri […]

Daha fazla oku
Neshin Manası

Biz bir ayetten her neyi nesheder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz. Bilmez misin ki, Allah her şeye kadirdir. (Bakara,106) İbni Âmir kırâetinde nûnun zammı ve sînin kesriyle okunur ki, insâhdandır. İbni Kesir ve Ebu Amr kırâetlerinde birinci nûnun ve sinin fethaları ve ondan sonra bir hemze-i sakine ile şeklinde okunur ki, tehir […]

Daha fazla oku
Allahın Birliği

Bizim nazarımızda vücud birliği genel olarak olumsuz değil, belki keşif yoluyla olumludur. Fakat “Allah’tan başka mevcud yoktur.” demekle “Her mevcud Allah’tır.” demek arasında pek büyük fark vardır. Birincisi sırf tevhid olabilir, fakat ikincisi sırf şirktir. “Allah’tan başka mevcud yoktur.” dendiği zaman, Allah’tan başkasına isnad edilen varlığın gerçek olmayıp hayalde ve vehme bağlı, şuura akseden bir […]

Daha fazla oku