İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
19:15 - 9 Şubat 2018
Kur’ân’ın, vahyi yazılı bir kitap ile sınırlandırıp sınırlandırmadığı, Kur’ân dışı vahyin mümkün olup olmadığı ve mümkün ise hangi alanları kapsadığı gibi konuların tespiti, Kur’ân dışı vahiyden söz eden hadislerin anlaşılması açısından son derece önemlidir. Geçmişte Hz. Peygamber’in Kur’ân dışında vahiy aldığı görüşünde olan âlimler tarafından, Allah Teâlâ’nın, Resûlullâh’a itaati emretmesi,757 Hz. Peygamber’e itaati kendisine itaat […]
Arif
17:53 - 9 Şubat 2018
0 Yorumlar
Îkân”, yakîn sahibi olmaktır. “Îkân”, “istikân”, “teyakkun”, “yakîn” hepsi bir mânâya gelir. “Yakîn”, gerçeğe uygun ve herhangi bir şüphe ile ortadan kalkmayacak şekilde şek ve şüpheden uzak olan sabit ve kesin bir inanış demektir. Diğer bir deyişle “yakîn”, şek ve şüphe bulunmayan kesin bilgi, şüphe karışmayan ilim, bozulması ihtimali olmayan ilimdir. Bununla beraber “kalbin kararı” […]
Arif
19:06 - 8 Şubat 2018
0 Yorumlar
Kalp nasıl mühürlenir? Malum ya üzeri mühürlenmek; zarf, kap, örtü ve kapı gibi şeylerde olur. İnsanların kalpleri de, ilimlerin ve bilgilerin zarfları ve kapları gibidir. Ne kadar anlayışlarımız varsa orada saklıdır. Kulak da bir kapı gibidir, duyulan şeyler oradan girer. Bilhassa geçmişteki, gelecekteki ve şimdiki gaybla ilgili haberler, kitaplardaki kavramlar duyma yoluyla bilinir. Şu halde […]
Arif
18:54 - 8 Şubat 2018
0 Yorumlar
Felsefe dalında her birinin taraftarı ve savunucuları bulunan çeşitli nazariyelerden şimdilik vazgeçerek şu kadarını söyleyelim ki ruhun, cevheri ve öz varlığı ne olursa olsun, nev’inin hakikatı, hatta bir tek nevi içinde çeşitli mertebeleri bulunduğu şüphe götürmez bir gerçektir: İnsanların diğer canlılardan farkı, ruhlarının kendi nev’ine mahsus özelliğinden dolayı olduğu gibi, beşerin çeşitli sınıf ve fertleri […]
Arif
18:51 - 8 Şubat 2018
0 Yorumlar
Biz bir ayetten her neyi nesheder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz. Bilmez misin ki, Allah her şeye kadirdir. (Bakara,106) İbni Âmir kırâetinde nûnun zammı ve sînin kesriyle okunur ki, insâhdandır. İbni Kesir ve Ebu Amr kırâetlerinde birinci nûnun ve sinin fethaları ve ondan sonra bir hemze-i sakine ile şeklinde okunur ki, tehir […]
Arif
18:50 - 8 Şubat 2018
0 Yorumlar
Bizim nazarımızda vücud birliği genel olarak olumsuz değil, belki keşif yoluyla olumludur. Fakat “Allah’tan başka mevcud yoktur.” demekle “Her mevcud Allah’tır.” demek arasında pek büyük fark vardır. Birincisi sırf tevhid olabilir, fakat ikincisi sırf şirktir. “Allah’tan başka mevcud yoktur.” dendiği zaman, Allah’tan başkasına isnad edilen varlığın gerçek olmayıp hayalde ve vehme bağlı, şuura akseden bir […]
Arif
18:45 - 8 Şubat 2018
0 Yorumlar
Ve namazı kılarlar.”(Bakara,3) Yani belli olan namazı dosdoğru kılarlar ve devam ettirirler. Kur’ân’da namaz hakkında “yüsallûne”, veya “sallû” fiillerinden çok buyurulması dikkate değer bir husustur. Elbette, “namazı ikame ederler” demekte, “namazı kılarlar” demekten fazla bir anlam vardır ki bu, en az “doğru dürüst” yani “namazın şartlarına uymak, Allah’a boyun eğmek ve tevazu göstermek suretiyle güzelce […]
Arif
18:40 - 8 Şubat 2018
0 Yorumlar
İkincisi, imanın ilgilendiği şeyi bırakarak, kendi mahiyeti bakımından da şer´î imanın özelliği bahis konusu olmuştur. İmanın şer´î mânâsı, yalnız bir kalbin fiili midir Yalnız bir dilin fiili midir İkisi birden midir Yoksa bunlarla beraber uzuvların fiili midir Bu noktada bazı mezhep farklarına rastlıyoruz. Şöyle ki: 1. Hâricîler ve Mu´tezile mezhebine mensub olanlara göre şer´î iman, […]
Arif
18:28 - 8 Şubat 2018
0 Yorumlar
Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).(Fatiha,5) İkincisi bu ayette, topluma ve sosyolojiye de büyük bir önem verilmiştir. Çünkü akit (sözleşme) “ibadet ederim, yardım dilerim” gibi birinci şahıs kipi ile yapılmıyor da نَعْبُدُ ، نَسْتَع۪ينُ“ibadet ederiz, yardım dileriz.” diye çoğul yani birinci şahıs çoğul kipi ile yapılıyor. Müfessirler burada, […]
Arif
16:32 - 29 Ocak 2018
0 Yorumlar
يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ [Ey insanlar! O sizi ve sizden evvelkileri yaratmış olan Rabbinize kulluk ve ibâdet ediniz ki korunur müttekilerden olasınız.] (Bakara, 21) Şu âlemde insanlık elem ve cefâdan, ibtilâ ve ızdırabdan başka şey görmese idi, lezzet, saadet, hayır mefhumlarını bilemez, insanlar içinde […]

0 Yorumlar