İmâm-ı Rabbânî – 9.Mektub

Makamdan tenezzül (aşağılara düşme) ve günah haliyle alâkalı bazı tecelliler mevzuunda şeyhlerine yazdıkları mektup.) O kimse ki, en aşağılarda ve suça batmış, kötü huylu ve hâline mağrur, hiç alâkası yokken kemâl ve vuslata (ermeğe) tutkun, işi hep Allah’a isyan, ameli de daima üstün olanı bırakmak ve aşağıyı tutmaktır; ne yazık ona!.. O kimse ki, halkın […]

Daha fazla oku
İlmi İhtilaflar ve Fıkhî Görüşler Hakkında

“İlmi ihtilaflar ve fıkhî görüşler / ictihadlar bazı kimseler tarafından, Allah Teâlâ’nın dininde ileri sürülmüş ‘şahsi görüşler’ olarak değerlendirilir. İctihadların birden fazla olması ve birbiriyle ihtilaflı bulunması onlara göre bu sebeptendir. Hatta bazı kimseler fıkhî ihtilafları, Kitab ve Sünnet’ e alternatif olarak ortaya konulmuş, dolayısıyla Müslüman tarafından duvara çalınması, uzak durulması, terk edilip Allah’ın Kitabı’na […]

Daha fazla oku
Sabıra Yardım Eden Sebepler

Sabır, emredilenlerden olunca, Allah Teala sabra yardım eden ve ona ulaştıran bir çok sebepler kılmıştır. Cenab-ı Hak, herhangi birşeyi emrettiğinde mutlaka ona yardım eden bir çok sebepler kılar. Nitekim Cenab-ı Hak takdir etmiş olduğu her hastalığın devasını da takdir buyurmuştur. Hasta tedavi olunca, Allah’ın inayetiyle şifa bulur. Sabrın her ne kadar nefislere ağır ve zor […]

Daha fazla oku
İslamda Kavmiyetçilik Yoktur

Her kim, sözle asabiyet (kavmiyetçilik) izhar eder, ona çağırır ve bu işi iyice benimserse bu uğurda bizzat savaşmasa bile- bu kimsenin şehâdeti merduddur (mahkemede şahitlik yapamaz). Zira haram olduğu hususunda İslâm âlimlerinin hiçbir ihtilafı bulunmayan bir günaha bulaşmıştır… “Bilirsin ki, insanların hepsi Cenab-ı Hakk’ın kullandır. Hiç kimse O’nun kulluğundan dışarı çıkamaz. Bu kullar arasında sevgiye […]

Daha fazla oku
Zaman Kafesinin İçinde İnsan

Zamanın mı mekân üzerinde yoksa mekânın mı zaman üzerinde etkisi vardır. Bir yerde hareket yoksa orada zaman da yoktur. Coğrafyanın mı millet, milletin mi coğrafyada etkisi vardır. Millet, coğrafyanın ruhudur. Beden de ruhun coğrafyasıdır. Muhatabımız coğrafya mı, millet mi? Muhatabımız beden mi, ruh mu? Hatip, muhatabını tanıyan, tanıması gereken kişidir. Hatip, muhatabın ne soracağını önceden […]

Daha fazla oku
İslam’da Kadın, Aile ve Ev Hayatı

İslam’ın kadına bakışı konusu bilhassa son yüzyılda çok tartışıldı. Bu konu hakkında yazılan kitap sayısı oldukça fazla. Ancak bu kitapların bir çoğu ya tam bir batı özentisi ile ya da batıya karşı yine batının argümanlarını kullanarak ka­dınlarımızı savunma anlayışı ile yazıldı. Şurası gerçek ki bütün bu kitaplara göz attığımızda gördüğümüz tek şey “kafa karışıklığı”. İslam’ın […]

Daha fazla oku
Menkıbeler

Menkıbe, Şark toplumlarının en önemli hikâye anlatım biçimlerinden biridir. Menkıbeler, tasavvuf anlayışının bir yansıması olarak velilerin kerametlerinin, İs­lâm’ın iyilik, doğruluk, hakikat mesajlarının, din büyüklerinin hikmetlerinin “hi­kâye” edildiği kısa, öz, hikmetli anekdotlar, fıkralar, hikâyeciklerdir. Sözlü men­kıbeler, yazılı hâle gelince menakıpname olarak adlandırılırlar. Menakıpname, İs­lâm coğrafyasında tasavvufi hareketin gelişmesine, yaygınlaşmasına paralel ola­rak bazen yoğunlaşmış, bazen azalmış, günümüzde […]

Daha fazla oku
Müslüman Toplum ve Sanat

Başlangıçla şunu söylemek lazım: Bir sistem, sanatını yaratmıyor, bu sanatı geliştirmiyor ve bu sanatla gelişmiyorsa o sistem, tez elden çökmeye mahkûmdur. Bugünkü dünyada sanat, toplumun belli bir kesiminde, belli bir yerde, çok yüksek standartlarda, belli ellerde, müzelerde, koleksiyonlarda, nadide mekân­larda yer alıyor, yer buluyor. Eski toplumlar sanatla iç îçeydi. Bizi ilgilendiren tarafıyla söyleyecek olursak Osmanlı […]

Daha fazla oku
Tasavvufun Kaynağı Gerçekten Hind, Yunan veya Zerdüşt lük mü?

Bu bapta biraz da çağdaş sûfîlere bakalım. Görebildiğimiz kadarıyla tasavvu­fun menşei konusuyla ilgilenmiş ve bu hususta daha tatmin edici şeyler söylemiş bir XX. yüzyıl sûfîsi -üstelik Hind ve diğer Doğu mistisizmlerinin çok iyi tanıyan- Rene Guenon’dur. Bir eserinde yer alan İslâm tasavvufu konulu makalesinde; İs­lâm’ı içinde sahih geleneği barındıran bir din olarak gördüğünü belirterek önemli […]

Daha fazla oku
İslam’ın Akdeniz’e Çıkmasının Etkileri

İslâm Tarihinin ilk yüzyyıllarını, “İslâm’ın Yayılış Tarihi” saymak mümkün­dür. Nitekim Peygamberimizin vefatından yüzyıl sonra Çin’den Fransa içlerine kadar uzanan topraklar Halifenin hükmettiği, hükümet ettiği topraklardı. Daha Hazreti Ebu Bekir ile Ömer zamanında Doğu Akdeniz’e kıyısı olan Su­riye, Filistin ve Mısır fethedilmişti. Sonra sırasıyla Trablusgarp, Kıbrıs, Rodos Adası’nın fethi, Sicilya çıkarması, Kuzeybatı Afrika’nın fethi gerçekleştirilmiş­tir. 711’de […]

Daha fazla oku