Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
19:00 - 29 Ocak 2015
Makamdan tenezzül (aşağılara düşme) ve günah haliyle alâkalı bazı tecelliler mevzuunda şeyhlerine yazdıkları mektup.) O kimse ki, en aşağılarda ve suça batmış, kötü huylu ve hâline mağrur, hiç alâkası yokken kemâl ve vuslata (ermeğe) tutkun, işi hep Allah’a isyan, ameli de daima üstün olanı bırakmak ve aşağıyı tutmaktır; ne yazık ona!.. O kimse ki, halkın […]
Arif
18:00 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
“İlmi ihtilaflar ve fıkhî görüşler / ictihadlar bazı kimseler tarafından, Allah Teâlâ’nın dininde ileri sürülmüş ‘şahsi görüşler’ olarak değerlendirilir. İctihadların birden fazla olması ve birbiriyle ihtilaflı bulunması onlara göre bu sebeptendir. Hatta bazı kimseler fıkhî ihtilafları, Kitab ve Sünnet’ e alternatif olarak ortaya konulmuş, dolayısıyla Müslüman tarafından duvara çalınması, uzak durulması, terk edilip Allah’ın Kitabı’na […]
Arif
17:00 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Sabır, emredilenlerden olunca, Allah Teala sabra yardım eden ve ona ulaştıran bir çok sebepler kılmıştır. Cenab-ı Hak, herhangi birşeyi emrettiğinde mutlaka ona yardım eden bir çok sebepler kılar. Nitekim Cenab-ı Hak takdir etmiş olduğu her hastalığın devasını da takdir buyurmuştur. Hasta tedavi olunca, Allah’ın inayetiyle şifa bulur. Sabrın her ne kadar nefislere ağır ve zor […]
Arif
18:00 - 28 Ocak 2015
0 Yorumlar
Her kim, sözle asabiyet (kavmiyetçilik) izhar eder, ona çağırır ve bu işi iyice benimserse bu uğurda bizzat savaşmasa bile- bu kimsenin şehâdeti merduddur (mahkemede şahitlik yapamaz). Zira haram olduğu hususunda İslâm âlimlerinin hiçbir ihtilafı bulunmayan bir günaha bulaşmıştır… “Bilirsin ki, insanların hepsi Cenab-ı Hakk’ın kullandır. Hiç kimse O’nun kulluğundan dışarı çıkamaz. Bu kullar arasında sevgiye […]
Arif
15:00 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
Zamanın mı mekân üzerinde yoksa mekânın mı zaman üzerinde etkisi vardır. Bir yerde hareket yoksa orada zaman da yoktur. Coğrafyanın mı millet, milletin mi coğrafyada etkisi vardır. Millet, coğrafyanın ruhudur. Beden de ruhun coğrafyasıdır. Muhatabımız coğrafya mı, millet mi? Muhatabımız beden mi, ruh mu? Hatip, muhatabını tanıyan, tanıması gereken kişidir. Hatip, muhatabın ne soracağını önceden […]
Arif
14:00 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
İslam’ın kadına bakışı konusu bilhassa son yüzyılda çok tartışıldı. Bu konu hakkında yazılan kitap sayısı oldukça fazla. Ancak bu kitapların bir çoğu ya tam bir batı özentisi ile ya da batıya karşı yine batının argümanlarını kullanarak kadınlarımızı savunma anlayışı ile yazıldı. Şurası gerçek ki bütün bu kitaplara göz attığımızda gördüğümüz tek şey “kafa karışıklığı”. İslam’ın […]
Arif
13:28 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
Menkıbe, Şark toplumlarının en önemli hikâye anlatım biçimlerinden biridir. Menkıbeler, tasavvuf anlayışının bir yansıması olarak velilerin kerametlerinin, İslâm’ın iyilik, doğruluk, hakikat mesajlarının, din büyüklerinin hikmetlerinin “hikâye” edildiği kısa, öz, hikmetli anekdotlar, fıkralar, hikâyeciklerdir. Sözlü menkıbeler, yazılı hâle gelince menakıpname olarak adlandırılırlar. Menakıpname, İslâm coğrafyasında tasavvufi hareketin gelişmesine, yaygınlaşmasına paralel olarak bazen yoğunlaşmış, bazen azalmış, günümüzde […]
Arif
13:00 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
Başlangıçla şunu söylemek lazım: Bir sistem, sanatını yaratmıyor, bu sanatı geliştirmiyor ve bu sanatla gelişmiyorsa o sistem, tez elden çökmeye mahkûmdur. Bugünkü dünyada sanat, toplumun belli bir kesiminde, belli bir yerde, çok yüksek standartlarda, belli ellerde, müzelerde, koleksiyonlarda, nadide mekânlarda yer alıyor, yer buluyor. Eski toplumlar sanatla iç îçeydi. Bizi ilgilendiren tarafıyla söyleyecek olursak Osmanlı […]
Arif
11:08 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
Bu bapta biraz da çağdaş sûfîlere bakalım. Görebildiğimiz kadarıyla tasavvufun menşei konusuyla ilgilenmiş ve bu hususta daha tatmin edici şeyler söylemiş bir XX. yüzyıl sûfîsi -üstelik Hind ve diğer Doğu mistisizmlerinin çok iyi tanıyan- Rene Guenon’dur. Bir eserinde yer alan İslâm tasavvufu konulu makalesinde; İslâm’ı içinde sahih geleneği barındıran bir din olarak gördüğünü belirterek önemli […]
Arif
11:06 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
İslâm Tarihinin ilk yüzyyıllarını, “İslâm’ın Yayılış Tarihi” saymak mümkündür. Nitekim Peygamberimizin vefatından yüzyıl sonra Çin’den Fransa içlerine kadar uzanan topraklar Halifenin hükmettiği, hükümet ettiği topraklardı. Daha Hazreti Ebu Bekir ile Ömer zamanında Doğu Akdeniz’e kıyısı olan Suriye, Filistin ve Mısır fethedilmişti. Sonra sırasıyla Trablusgarp, Kıbrıs, Rodos Adası’nın fethi, Sicilya çıkarması, Kuzeybatı Afrika’nın fethi gerçekleştirilmiştir. 711’de […]

0 Yorumlar