İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
13:18 - 31 Aralık 2014
Her şey zıddı ile daha iyi bilinir. Çokluk olmasa birliğin, çok renk olmasa renksizliğin, kötülük olmasa iyiliğin, çirkinlik olmasa güzelliğin ve bilhassa ölümün yani yokluk olmasa varlığın ne kıymeti, ne hikmeti bilinir. Yine bunun içindir ki yeryüzünde kâfirler, sapıtmışlar, azmışlar, ahlâksızlar ve imansızlar yanında nebiler, velîler, mü’minler ve saf gönüllü ve yaratana bağlı sâdık ruhlu […]
Arif
13:16 - 31 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bu hususta) ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik ve ondan dane çıkardık. îşte onlar bundan yerler.(Yasin,33.ayet) Canlılık, büyük bir kimyâ molekülüne yüklenmiş matematik bir programdır. Toprakta önce azot bakterilerini yarattı. Bunlar kimyasal tabiri (ifade) ile sentez labaratuvarlarıdır. Yani havadan azotu alarak, ondan eksi değerli bileşikler hazırlar. Bu bakteriler, azotu […]
Arif
13:14 - 31 Aralık 2014
0 Yorumlar
Kıyamet günü, her şeyin Hakk’a arz (sunmak) edileceği gündür. O günde, İnsanî vakfelerini yapmış olanlar, temiz ve faziletli kişiler, kendilerini göstermek isterler. O kendini gösterme gününde, kötü işler yaparak yüklerini karartmış kişiler, artık kendilerini gidilemeyecekler ve rezil olacaklardır. Güneş gibi parlak yüzü olmayan ve günahlarla yüklerini karartmış kişiler elbette kendi kirliliklerini göstermemek için gecenin karanlığı […]
Arif
19:14 - 29 Aralık 2014
0 Yorumlar
Kıyamet gününde Allah: “Ey kullarım!” diyecektir, “bana hediye olarak hangi güzel ve iyi davranışlarınızı getirdiniz? Ömrünüzü neye ve nereye harcadınız? Size nimetler verdim, ne yaptınız? Size kuvvetler verdim, nereye sarf ettiniz? Size akıl verdim ne yolda kullandınız?” Kıyamet günü, Hakk’ın huzuruna iletilmesi gereken, îman, amel (dinin emirlerini yerine getirmek için yapılan iş) ve muhabbet (sevgi) […]
Arif
19:10 - 29 Aralık 2014
0 Yorumlar
Niçin bu câhiller Allah’a yakın olan sâlih kimseleri, mekânın her yerinde ve zamânın her çağında dinlemez olurlar? Bilmezler mi ki, Allah dostlarının ruhlarını incitmeye gelmez çünkü onların ruhu, Allah ile devamlı vuslat halindedir. Bir hadis-i kudside;Allah ”Bir velîme kötü muamele eden kişi hakikatte bana savaş açmış demektir” buyurur: Bir hadîs-i şerifte ise “Beni inciten, Hakk […]
Arif
19:00 - 29 Aralık 2014
0 Yorumlar
Resulullah Efendimiz, Rabbinden hikâye yollu şöyle anlatıyor: “Allah Teâlâ, şöyle buyurdu: ‘Beni bilen taleb eder, Beni taleb eden bulur, Beni bulan sever, Beni seveni öldürürüm. Bir kimseyi öldürürsem diyeti bana düşer. Bir kimsenin diyeti Bana düşünce, onun diyeti, bizzat Ben olurum.’” Mârifet talebi gerektirir. Taleb ise bulmayı îcâb ettirir. Bulmak da, sevgiyi gerektirir, sevgi de […]
Arif
18:57 - 29 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bil ki kimsede bir şey yoktur. Sana bir zarar gelecek olsa onu kimse çevirmeye muktedir değildir. Bir hayır da gelecek olsa, onu da kimsenin tebdil (değiştirme) etmeye kudreti yoktur. Bunun için kimseye beddua etme. Her şeyi Hak’dan bil. Her ne şey ki vâki olur Allah’ın emri iledir. Çünkü hüküm onundur: Elhükmü lillâhi- aliyyi’l-kebîr: Semâvât ve […]
Arif
18:54 - 29 Aralık 2014
0 Yorumlar
Şeytan, Cenâb-ı Hakk’a: Ya Rabbi, beni dalâlete memur ettin. Ama söyle, kullarını ne ile aldatayım? Bana âlet ver, âcizim! deyince Cenâb-ı Hakk: Sana içkiyi verdim, buyurdu. Şeytan: Ya Rabbi, bundan zevk almayanlar da bulunur, diye itiraz edince: O halde sana para, debdebe ve dârâtı (heybet, akamet) verdim! Karşılığı geldi. Şeytan yine kabul etmeyip: Bunlar ile […]
Yusuf Aslan
11:11 - 26 Aralık 2014
0 Yorumlar
KUR’AN-I KERİM’de; Peygamberimiz Efendimiz’e (sav) sorulan bir sual veya meydana gelen bir hadise sebebiyle indirilen âyetler vardır. Bunların nüzûl sebeblerini araştırmak ve öğrenmek gerekir. Sahabe-i kiram döneminde; tefsir ilmi, sebeb-i nüzûlü bilmekle sınırlıdır. Hz. Abdullah b. Mes’ud’un (r.a.) “Allah’a yemin ederim ki, Kur’an-ı Kerim’de bulunan ayetlerin kim için, hangi hadise üzerine ve nerede nâzil olduklarını […]
Arif
15:34 - 23 Aralık 2014
0 Yorumlar
Dünya, türlü türlü nimetlerle dolu bir bağdır. Fare ile yılan ve bunlar gibi olanların, bunların tabiatında bulunanların kısmeti yine topraktır. Yâni bunlar mânevi sofradan nasiplerini alamazlar. İster kış olsun, ister yaz; onların yiyecekleri topraktan gelen gıdalardır. Fakat sen ey insan, kâinatın emîrisin. En üstün bir varlıksın. Öyle olduğu halde neden yılan gibi topraktan gelen gıdaları […]

0 Yorumlar