İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
15:27 - 23 Aralık 2014
Arafe gününün fazileti muazzam, sevabı pek büyüktür. Allah o günde büyük günahları affeder, salih amelleri kat kat arttırır. Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır: “Arafe günü oruç tutmak önceki senenin ve gelecek senenin günahlarına keffarettir.” Bu hadisi Müslim rivâyet etmiştir. Yine Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Duânın en faziletlisi Arafe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediğimiz […]
Arif
15:24 - 23 Aralık 2014
0 Yorumlar
İlim ehli kimseler, Arafat’ta bulunmayanlar için Arafe günü oruç tutmayı müstehab kabul etmişlerdir. -Lafız Tirmizî’ye ait olmak üzere- hadis imamlarının Ibn Abbas’tan rivayetlerine göre Peygamber (sav) Arafe’de orucunu açmıştır, Umm el-Fadll ona süt göndermiş ve o da bu sütü içmiştir.Tirmizî, bu lıasen sahih bir hadistir, demektedir. Ibn Ömer’den de şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Peygamber (sav) […]
Arif
15:15 - 23 Aralık 2014
2 Yorumlar
Şunu bil ki, ilim adamlarımız (Allah onlardan razı olsun) şöyle demişlerdir; Şirkin üç mertebesi vardır ve hepsi de haramdır. Şirkin esası, ulûhiyeünde Allah’ın ortağının bulunduğuna inanmaktır. İşte en büyük şirk ve cahiliye şirki budur. Yüce Allah’ın: “Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını mağfiret etmez. Ondan başkasını dilediğine bağışlar” (en-Nisa, 4/48) Buyruğunda kastedilen şirk de budur. Bundan […]
Arif
18:53 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Arafe gününün fazileti muazzam, sevabı pek büyüktür. Allah o günde büyük günahları affeder, salih amelleri kat kat arttırır. Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır: “Arafe günü oruç tutmak önceki senenin ve gelecek senenin günahlarına keffarettir.” Bu hadisi Müslim rivâyet etmiştir. Yine Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Duânın en faziletlisi Arafe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediğimiz […]
Arif
18:39 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
“Âdem’e bütün isimleri öğretti.” buyruğunda “öğretti” kelimesi tarif etti, kelimesiyle eş anlamlıdır. Burada ona öğretmek kesin bir şekilde o bilgiyi ona ilham etmek anlamındadır. Bunun bir melek aracılığıyla olma ihtimali de vardır. Sözkonusu bu melek ise ileride de açıklanacağı üzere Cebrail (a.s)’dır. Bu ayet-i kerimede yer alan Öğretti” kelimesi, “öğretildi” anlamında şeklinde de okunmuştur. Ancak […]
Arif
17:53 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Burada Sünnet’in getirdiği hüküm, Kur’an’ın getirdiği hükmü teyit edici [destekleyici] mahiyettedir. Kuran, bahse konu hükmü tesbit ve vaz etmiştir, esas delil odur; Sünnet ise Kura’n ayetiyle belirtilmiş olan bu hükmü teyit edici delildir. Örneğin Hz. Peygamber (s.a.v)in, “Bir müslümanın malı, onun gönül rızası olmadan (başkasına) helal değildir’’ şeklindeki hadisi, Kur’an’ın, “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda […]
Arif
17:45 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Hemen belirtelim ki, bu mesele ulema arasında ihtilaflıdır. Özellikle Hanefî Usûl alimleri Mütevatir Sünnet’in Kur’an ayetlerini neshedebileceğini söylemişlerdir. Diğer bir kısım ulema ise Kuran ile Sünnet arasındaki bu türlü bir ilişkinin nesh değil, tahsis olacağını söylemişlerdir. Meselenin tafsilatını Usûl kitaplarına havale ederek diyoruz ki: Kuran’da ”Birinize ölüm geldiği zaman eğer bir hayır [mal] bırakacaksa anaya, […]
Arif
17:41 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bize göre —Müfessirlerin de vurguladığı gibi— ayette itaat edin” anlamındaki “atî’û” kelimesinin hem Allah’a itaati, hem de Peygambere itaati emrederken ayrı ayrı kullanılması, Allah’a itaatin adresinin Kur’an, Peygamber’e itaatin adresinin ise Sünnet olduğunu işaret etmektedir. Buna, “Peygamber’e itaatin çerçevesini de Kur’an çizdiğine göre böyle bir ayrım yapmak yanlıştır” şeklinde bir itiraz getirilebilir. Ancak dikkat edilirse […]
Arif
17:36 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Kur’an’ın, Allah’a ve Peygamber’e itaati emreden ayetlerinde, itaat mercii olarak Yüce Allah yanında Hz. Peygamber’in de ısrarla zikredilmesi elbette anlamsız değildir. İnsanlara “Allah’tan korkun ve bana itaat edin’’ diyen geçmiş peygamberlerin tavrını da burada anmak gerekir. Dikkat edilecek olursa Yüce Allah (c.c), itaat konusunda kendisi ile birlikte Hz. Peygamber (s.a.v)’i zikrettiği halde, mesela “Benden ve […]
Arif
16:27 - 14 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bu sorunun doğru cevabını bir türlü veremiyoruz. 150 yılı çoktan aşmış bir dönemden bu yana… Sorunun doğru cevabını bulamıyoruz, çünkü sorunun kendi yanlış… Bu soru yanlış, çünkü soruyu ortaya koyan kafa yapısı karışık… Karışık, çünkü karışık bir zeminde muhakeme yürütüyor… Tanzimat’tan önce böyle bir soruya mahal var mıydı? Tanzimat’tan önce hangi Müslüman düşünürün aklına böyle […]

0 Yorumlar