Süreklilik arzeden âdetler

Süreklilik arzeden âdetler[1] iki kısımdır: (1) Şerî âdetler: Bunlar şer’î delillerin ortaya koymuş olduğu ya da yasaklamış bulunduğu şeylerdir. Bunlar şeriat tarafından vaciblikya da mendupluk düzeyinde yapılması istenilen veya mekruhluk ya da haramlık seviyesinde yapılması yasakla­nan veyahut da yapılıp yapılmaması tercihe bırakılan şeyler­dir. (2) Hakkında müsbet ya da menfî şer’î bir delil bulunmayan ve insanlar […]

Daha fazla oku
Hz. Peygamber’e verilmiş bulunan her mezi­yetten,mutlaka ümmetine de örnekler verilmiş bulunmaktadır

Onuncu Mesele: Hz. Peygamber’in bizzat kendisine has olan fiilleri hariç, getirdiği diğer hükümler ve yükümlülükler nasıl ki bütün mükellefler için ge­nellik arzediyorsa, meziyet ve menkıbelerinde de durum aynıdır. Ken­disine has olanlar hariç, Hz. Peygamber’e verilmiş bulunan her mezi­yetten, mutlaka ümmetine de örnekler verilmiş bulunmaktadır. Bun­lar da, aynen teklifin umumîliği gibi genellik arzetmektedirler. Hatta Ibnu’l-Arabi’nin iddiasına […]

Daha fazla oku
Fiillerin Asl-i Maksadlar Üzerine Bina Edilmesi Hakkında

Kısaca diyebiliriz ki, amellerde ihlas, ancak nefsânî nazların atıl­ması ve onlardan tamamen arınılması ile mümkündür; ancak o ame­lin dinde sahih, sağlam ve Allah katında makbul ve kurtarıcı bir temel üzerine oturtulmuş olması şarttır. Fasit bir temel üzerine kurulmuş ise, tabiî ki bunun aksi olacaktır. Bu fasit temel üzerine kurulu hazlar-dan feragat edilmiş fiiller, çoğu kez […]

Daha fazla oku
Mükelleften güçlük ve sıkıntı kaldırılmıştır.

Fasıl: Mükelleften güçlük ve sıkıntı kaldırılmıştır. Bunun iki ge­rekçesi vardır. a) Mükellefin teklif yolunda ilerlemeden kesilmesi, ibadetleri sevmemesi ve yükümlülükten nefret etmesi endişesi. Bu ge­rekçenin altına, onun bedenine, aklına, malına ya da davra­nışlarına bir bozukluğun arız olabileceği endişesi de girebilir, b) Kula yönelik çeşitli yükümlülüklerin çok ve bir anda bulun­ması durumunda onları gereği gibi yerine […]

Daha fazla oku
Dinde Zorlama Yoktur

Şâri Teâlâ, getirdiği yükümlülüklerle kişilerin meşakkat ve sıkıntıya sokulmasını istememiştir. Buna şu hususlar delâlet eder: (1) Bu konuda gelen nasslara örnekler: “O peygamber, … onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir”[1] “Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibibize de ağır yük yükleme.Rabbimiz Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma.[2] Hadiste ise: (Kulun bu duası üzerine) Yüce Allah: “(Tamam öyle) […]

Daha fazla oku
Şeriatta Farklılık

Şeriatta farklılık bulunan hususlar, çoğu kez sadece mutlak olan ve belirli bir sınır konulmayan, aksine mükellefin değerlendirmesine bırakılan konularda bulunur.[1]Bu durumda her mükellef kendi kav­rayış ve değerlendirmesine göre sorumlu olur. Mesela, birisi böyle bir durumda şunu anlar, o onunla sorumlu olur; bir ikincisi onun anlayı­şından daha ileri gider, o da onunla sorumlu olur. Öbür taraftan […]

Daha fazla oku
Mertebeler her ne kadar farklılık gösterseler de, bu farklılıkların­dan aralarında bir zıdlık ve çelişki meydana gelmez.

Mertebeler her ne kadar farklılık gösterseler de, bu farklılıkların­dan aralarında bir zıdlık ve çelişki meydana gelmez. Şöyle ki mesela: ‘Falanca âlimdir” dediğimiz zaman, mutlak surette belirttiğimiz bu ifâdeden o kişinin ilim sıfatına sahip olduğunu bir şüpheye meydan vermeyecek şekilde belirtmiş oluruz. “Falanca, ilimde ondan üstün­dür” dediğimiz zaman ise, bu ifâdeyle ilim alanında ikincinin birinci­den daha […]

Daha fazla oku
Mutlak surette tahsînî ve hâcînin ihlâle uğraması durumunda,bundan zarurî de bir nevi etkilenebilir

a) Zarurî, hâcî ve tahsînî dikkate alma açısından farklı mertebe­lerde bulunmaktadırlar. Bunlar içerisinde zarurî olanlar en güçlüsü, sonra da sırasıyla hâcî ve tahsînî olanlar gelmektedir. Ancak bunlar birbirleriyle irtibat halindedirler. (Çünkü birbirlerini tamamlamak­tadırlar.) Bu durumda daha aşağı mertebede olan bir hususun iptali, bir üst derecede bulunan bir hususun iptaline bir cüret teşkil edecek ve onun […]

Daha fazla oku
Ramazan-ı Şerife Dairdir

Birinci Kısmın âhirinde şeâir-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden, şeâirin içinde en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerife dair olan bu İkinci Kısımda, bir kısım hikmetleri zikredilecektir. Bu İkinci Kısım, Ramazan-ı Şerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden Dokuz Nüktedir.   Meal-i Şerifi:“O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidayet delillerini taşıyan ve […]

Daha fazla oku
Tek bir andan ibaret midir zaman sufi anlayışta ?

“İlim bir noktadır, bu noktayı cahiller çoğalttı” diyor Hz. Ali (kv)… İlmin aslının ‘bir’ olduğunu, tek bir nokta olduğunu bilene arif denir zaten. Çokluğun, çoğaltmanın, aslında bir tür kaynaktan uzaklaşma olduğunu bilmeyene cahil denir. Âlim, her şeyin, kesretin; çokluğun, toplandığında tek bir şeyden çıkmış olduğunu görene denir. İrtibat kurabilene âlim denir. İrtibatları bir türlü kuramayana […]

Daha fazla oku