Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
17:28 - 12 Haziran 2015
Süreklilik arzeden âdetler[1] iki kısımdır: (1) Şerî âdetler: Bunlar şer’î delillerin ortaya koymuş olduğu ya da yasaklamış bulunduğu şeylerdir. Bunlar şeriat tarafından vaciblikya da mendupluk düzeyinde yapılması istenilen veya mekruhluk ya da haramlık seviyesinde yapılması yasaklanan veyahut da yapılıp yapılmaması tercihe bırakılan şeylerdir. (2) Hakkında müsbet ya da menfî şer’î bir delil bulunmayan ve insanlar […]
Arif
17:25 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Onuncu Mesele: Hz. Peygamber’in bizzat kendisine has olan fiilleri hariç, getirdiği diğer hükümler ve yükümlülükler nasıl ki bütün mükellefler için genellik arzediyorsa, meziyet ve menkıbelerinde de durum aynıdır. Kendisine has olanlar hariç, Hz. Peygamber’e verilmiş bulunan her meziyetten, mutlaka ümmetine de örnekler verilmiş bulunmaktadır. Bunlar da, aynen teklifin umumîliği gibi genellik arzetmektedirler. Hatta Ibnu’l-Arabi’nin iddiasına […]
Arif
17:19 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Kısaca diyebiliriz ki, amellerde ihlas, ancak nefsânî nazların atılması ve onlardan tamamen arınılması ile mümkündür; ancak o amelin dinde sahih, sağlam ve Allah katında makbul ve kurtarıcı bir temel üzerine oturtulmuş olması şarttır. Fasit bir temel üzerine kurulmuş ise, tabiî ki bunun aksi olacaktır. Bu fasit temel üzerine kurulu hazlar-dan feragat edilmiş fiiller, çoğu kez […]
Arif
17:14 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Fasıl: Mükelleften güçlük ve sıkıntı kaldırılmıştır. Bunun iki gerekçesi vardır. a) Mükellefin teklif yolunda ilerlemeden kesilmesi, ibadetleri sevmemesi ve yükümlülükten nefret etmesi endişesi. Bu gerekçenin altına, onun bedenine, aklına, malına ya da davranışlarına bir bozukluğun arız olabileceği endişesi de girebilir, b) Kula yönelik çeşitli yükümlülüklerin çok ve bir anda bulunması durumunda onları gereği gibi yerine […]
Arif
17:10 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Şâri Teâlâ, getirdiği yükümlülüklerle kişilerin meşakkat ve sıkıntıya sokulmasını istememiştir. Buna şu hususlar delâlet eder: (1) Bu konuda gelen nasslara örnekler: “O peygamber, … onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir”[1] “Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibibize de ağır yük yükleme.Rabbimiz Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma.[2] Hadiste ise: (Kulun bu duası üzerine) Yüce Allah: “(Tamam öyle) […]
Arif
17:07 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Şeriatta farklılık bulunan hususlar, çoğu kez sadece mutlak olan ve belirli bir sınır konulmayan, aksine mükellefin değerlendirmesine bırakılan konularda bulunur.[1]Bu durumda her mükellef kendi kavrayış ve değerlendirmesine göre sorumlu olur. Mesela, birisi böyle bir durumda şunu anlar, o onunla sorumlu olur; bir ikincisi onun anlayışından daha ileri gider, o da onunla sorumlu olur. Öbür taraftan […]
Arif
17:03 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Mertebeler her ne kadar farklılık gösterseler de, bu farklılıklarından aralarında bir zıdlık ve çelişki meydana gelmez. Şöyle ki mesela: ‘Falanca âlimdir” dediğimiz zaman, mutlak surette belirttiğimiz bu ifâdeden o kişinin ilim sıfatına sahip olduğunu bir şüpheye meydan vermeyecek şekilde belirtmiş oluruz. “Falanca, ilimde ondan üstündür” dediğimiz zaman ise, bu ifâdeyle ilim alanında ikincinin birinciden daha […]
Arif
16:58 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
a) Zarurî, hâcî ve tahsînî dikkate alma açısından farklı mertebelerde bulunmaktadırlar. Bunlar içerisinde zarurî olanlar en güçlüsü, sonra da sırasıyla hâcî ve tahsînî olanlar gelmektedir. Ancak bunlar birbirleriyle irtibat halindedirler. (Çünkü birbirlerini tamamlamaktadırlar.) Bu durumda daha aşağı mertebede olan bir hususun iptali, bir üst derecede bulunan bir hususun iptaline bir cüret teşkil edecek ve onun […]
Arif
16:48 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Birinci Kısmın âhirinde şeâir-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden, şeâirin içinde en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerife dair olan bu İkinci Kısımda, bir kısım hikmetleri zikredilecektir. Bu İkinci Kısım, Ramazan-ı Şerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden Dokuz Nüktedir. Meal-i Şerifi:“O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidayet delillerini taşıyan ve […]
Arif
17:54 - 11 Haziran 2015
0 Yorumlar
“İlim bir noktadır, bu noktayı cahiller çoğalttı” diyor Hz. Ali (kv)… İlmin aslının ‘bir’ olduğunu, tek bir nokta olduğunu bilene arif denir zaten. Çokluğun, çoğaltmanın, aslında bir tür kaynaktan uzaklaşma olduğunu bilmeyene cahil denir. Âlim, her şeyin, kesretin; çokluğun, toplandığında tek bir şeyden çıkmış olduğunu görene denir. İrtibat kurabilene âlim denir. İrtibatları bir türlü kuramayana […]

0 Yorumlar