Cihadın Manevi Anlamı

Ve Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette yollarımıza iletiriz. Allah muhakkak ki iyilik edenlerle birliktedir.” (Ankebut, 69) ‘Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz.’ (Hadis) Bugünlerde İslâm’la ilgili hiçbir mesele üzerinde cihad kadar hassasiyetle durulmamıştır. Kille iletişim araçlarında olduğu kadar ilmi kitaplarda da tartışılan bu terime verilen farklı anlamlar sadece Batılı  yorumcuların değişik görüşlerini değil, kavramı anlamlandırmada ‘fundamentalistler’ […]

Daha fazla oku
Sınırlar

Allahı sev! Ne kadar?.. «Had» mefhumunu da yaratan o olduğunu bilecek, onun tecelli ettiği her yerde hiçbir zatî had imkânı kalmadığını sezecek, yani «had» mefhumunun zatiyle beraber bütün hadleri yok görecek, yoklukta bile mutlak yokluk haddini tanımayacak kadar… Allah sevgisi, her şeyi sınırlayan mutlak sınırsızlıkta kaybolmanın hudutsuz fışkırış noktasıdır. Onu sev, yanıp kül oluncaya kadar sev!.. Bundan sonra, […]

Daha fazla oku
İslam ahlakı…Buna muhtacız

Kimin malını aldımsa, işte malım,gelsin alsın; kimin sırtına vurdumsa,işte sırtım,gelsin vursun!..diyen Allah Sevgilisinin ahlakı…Buna muhtacız. Çölde,devesine,kölesiyle nöbetleşe binen Reisler Reisinin ahlakı…Buna muhtacız. Sokakta,zina halinde gördüğü bir çift insanın üstüne cübbesini yayıp “Yarabbi,ne yazık,gizlenecek yerleri de yok” diye fısıldayan Mezhep kurucusunun ahlakı…Buna muhtacız. Söz verdiği yerde günlerce dostunu bekledikten sonra,ona zimmen yalancılık isnat etmemek için günlerce […]

Daha fazla oku
Derin ve Gerçek Müslüman

• İslâm inkılâbını, fikir plânında, yalnız gerçek ve derin Müslüman temsil edebilir. • Gerçek ve derin Müslüman nedir; gerçek ve derin Müslüman ne olmaktır? İste bütün mesele! Bu, meselelerin meselesini şu anda toplu olarak ele alırken, onu kısım kısım çerçevelemek borcunu da yükleniyoruz. • Gerçek ve derin Müslümanın üç cephesi vardır: Şeriat, tasavvuf ve bunların […]

Daha fazla oku
Ana Kaynak İslam

İSLAM VE KAİNAT   • Kâinattaki her şey ve sen… Kâinattaki her şeyle bereber senin evveli, nihayetin, vücud hikmetin.. Niçin oldun, ne oldun, ne olmak için oldun, ne olmalısın, ne olacaksın? İşte bunların cevabını ve hesabını veren dindir. Bütün bunların cevabını ve hesabını dosdoğru veren de hak ve tek din, İSLÂM… • Yeryüzünde hak ve […]

Daha fazla oku
Resulullah’ın (a.s) Sünneti Hakkında

BİRİNCİ MESELE: Sünnetin mânâsı: Sünnet kelimesi bir ıstılah olarak çeşitli an­lamlarda kullanılır: Sünnetin birinci mânâsı: Sadece Hz. Peygaraber’den nakle-dilegelen, bizzat Kur’ân tarafından ele alınmayan, aksine Hz. Pey­gamber tarafından beyan edilen şeylerdir. Bunların Kur’-ân’m genel olarak getirdiği esasların beyanı mahiyetinde olup ol­maması arasında fark yoktur.[1] Sünnetin ikinci mânâsı: “Bid’at” m karşıtı anlamındadır. Meselâ bir kimse Hz. […]

Daha fazla oku
Şer-i Hükümler Akli Hükümlere Ters Değildir

  Şâtibî şöyle der: Şer’î deliller, âklî hükümlere ters düşmez. Bunun delil­leri vardır: Üçüncü Mesele: Şerî deliller, aklî prensiplere ters düşmez. Delilleri:   1-Eğer şer’î deliller aklî prensiplere ters düşseydi, o zaman onlar ne şer’î bir hüküm için ne de başka birşey için insan­lar hakkında delil olamazlardı. Halbuki, onlar sağduyu sa­hiplerinin görüşbirliği ile delil olmaktadır. […]

Daha fazla oku
Sünnet

Zikredilen bu şekil üzere [1]Kur’ân’da her şeyin açıklaması bu­lunmaktadır. Gerçek anlamda onlara vâkıf olan, şeriatın tamamını ihata etmiş olur [2]ve hiçbir konuda sıkıntıya düşmez. Buna aşağı­daki hususlar delâlet eder: 1. İlgili Kur’ân nassları: “Bugün size dininizi tamamladım.. [3] “Sana da insanlara gönderileni açıklayasın diye Kur’ân’ı indir­dik [4]”Kitapta [5] hiçbirşeyi eksik bırakmadık [6]Doğrusu bu Kur’ân Kur’ân, […]

Daha fazla oku
DÖRDÜNCÜ MESELE

Eğer Kur’ân’da müjde içeren bir âyet gelmişse, mutlaka beraberinde [1]veya sonunda ya da öncesinde uyarı içeren âyet de gelmiştir. Aksi de aynı şekilde varittir. Keza umut verici âyetler korkutucu âyetlerle dengelenmiştir. Bu mânâya çıkan şeyler de ay­nıdır; meselâ cennet ehli zikredilmişse, buna mukabil cehennemlik­ler de zikredilmiştir. Aksi de böyledir. Amelleri sebebiyle cennete hak kazananların zikredilmesi […]

Daha fazla oku
Helal ve Haram

Yüce Allah bazı şeyleri haram, bazılarını da helal kılmış­tır. Bunu ya bir kayıt olmaksızın ve bir sebebe bağlamaksızın mutlak olarak yapmıştır. Nitekim namazı, orucu, haccı ve benzerlerini böyle vacip kılmıştır. Zinayı, ribayı, öldürmeyi ve benzerlerini de yine bu şe­kilde haram kılmıştır. Bazı şeyleri de sebeplere bağlayarak vacip ya da haram kılmıştır. Zekatı, keffaretleri, nezre vefayı, […]

Daha fazla oku