Kendini Beğenme (el-Ucb) Hakkında

Her insan, başka herşeyden daha çok, kendisini sevdiği için; sahip olduğu kötü özellikleri olduğundan daha küçük, iyi özellikleri de daha büyük görür. Di­ğer taraftan başka insanlardaki iyi ve kötü özellikleri -sevgi ve nefretten uzak olduğu için- gerçekte oldukları gibi değer­lendirir. Çünkü bu durumda söz konusu kişinin aklı saf olup heva tarafından kaplanmamış ve etkilenmemiştir. Bundan […]

Daha fazla oku
Aşk, Ünsiyet ve Haz Hakkında Bir Özet

Bahsedilen büyük ideal sahibi ve üstün nefisli insanlar bu beladan (şehvanî aşk) tabiatları ve huyları vasıta­sıyla kurtulurlar.  Çünkü onlar için adî, alçak ve sefil olmaktan, istek ve ihtiyacı açıkça belirtmekten, haksızlı­ğa ve kibre tahammül etmekten daha fazla elem veren hiçbir şey yoktur. Sonra onlar, aşıkların bu konularda katlanmak zorunda kaldıkları ıstırapları düşündüklerinde, sevmekten kaçınırlar, sabrederler […]

Daha fazla oku
İnsanın Kendi Hatalarını Bilmesi Hakkında

  Her birimizin, kendisini kendi dışındaki herşeyden daha çok sevmesinden, yaptıklarını onaylamasın­dan ve iyi kabul etmesinden dolayı hevasına engel olması ve ahlâkına, hayat şekline sırf akıl nazarından bakma­sı mümkün değildir. Bunun sonucunda da insan, neredeyse kendisindeki hataları ve kötü huyları ayırt edemez duruma gelir. Bunları ayırt edip bilemeyince de onlardan kurtulamaz. Çünkü onları kötü görme […]

Daha fazla oku
Vesvesenin Türleri ve Vesveseden Kurtuluşun Çareleri

  Vesveseden kurtuluş nasıldır? Vesveseci, vesve­sesi tesir etmediği zaman kula ısrar eder mi? Bil ki, vesvese iki türlüdür: Birincisi, şeytandandır. Şeytan gelip de kişiye vesvese verdiği zaman, vesvese Allah’ı zikretmek suretiyle defedilir ve şeytanın burnu sürtülür. Bu yüzden şeytan “hannâs” olarak isimlendirilmiştir. İkincisi ise nefstendir. Bu vesvese daha güçlü ve daha zordur. Her ikisi de […]

Daha fazla oku
Kalbin Islahı ve Devası, Fesadı ve Hastalığı Nedir ?

Kalbin ıslahı hüzün ve kaygıdadır; devası ise Allah’ı zikre devam etmektir. Kalbin fesadı, dünyevi ve nefsanî sevinçlerden kaynaklanır. Hastalığı ise, Allah’ın zikrinden yüz çevirmesi ve Allah’ın zikrinden kendisini uzaklaştıracak şeylere yönelmesidir. Balık için su ne ise, nefs için de sevinç odur. Balığın hayatı su iledir, karada kaldığı zaman yaşayamaz. Nefs de dünyevi sevinçlerden alı­konulduğu zaman solar […]

Daha fazla oku
Kuranı Kerim Karşısında Sünnetin Durumu

A, HÜKÜM KOYMADA SÜNNETİN DURUMU 1-Sünnet İslâm’da İkinci Kaynaktır  ‘ Sünnetin amelî ve itikâdî konularda müstakil delil olup olamıyacağı hususu tarih boyunca hadis ve usûl ilminin en önemli konularından birisi olmuştur. Başta hâdisçiler olmak üzere Özellikle Ehl-i Sünnete mensup Islâm âlimleri Sünne­tin, Islâm ahkâmında Kur’ân-ı Kerîm’den sonra ikinci müs­takil kaynak olduğunda ittifak etmişlerdir. Ancak azınlıkta […]

Daha fazla oku
Sünnetin Karşısında Olan Gruplar ve Ebu Hureyre (r.a)

Tarihin her döneminde sünnete karşı bazı kişiler ve grupların ortaya çıktığı bir vakıadır. Bunlardan bir kısmı sünneti tümüyle reddederken, diğer bir bölümü kısmen inkar etmiştir. Bazıları sünneti doğrudan inkar ederken, diğer bir bölümü haber-i vahidlerin, itikadi konularda delil olamayacağını ileri sürerek akaidle alakalı hadisleri dinde devre dışı bırakmışlardır. Yine sünnet inkarcıları içinde Sünnete doğrudan karşı […]

Daha fazla oku
İnsandaki cihazlar baki hayat için verilmiş

Bismillahirrahmanirrahim   ÜÇÜNCÜ NÜKTE   İnsan, fiil ve amel cihetinde ve sa’y-i maddî itibarıyla zayıf bir hayvandır, âciz bir mahlûktur. Onun o cihetteki daire-i tasarrufâtı ve mâlikiyeti o kadar dardır ki, elini uzatsa ona yetişebilir. Hattâ, insanın eline dizginini veren hayvânât-ı ehliye, insanın zaaf ve acz ve tembelliğinden birer hisse almışlardır ki, yabanî emsallerine kıyas […]

Daha fazla oku
Mucize Dava-i İspat İçindir,İcbar İçin Değildir…

Bismillahirrahmanirrahim   ÜÇÜNCÜ NOKTA: Mu’cize, dâvâ-i nübüvvetin ispatı için, münkirleri iknâ etmek içindir, icbar için değildir. Öyle ise, dâvâ-i nübüvveti işitenler için, iknâ edecek bir derecede mu’cize göstermek lâzımdır. Sâir taraflara göstermek veyahut icbar derecesinde bir bedâhetle izhar etmek, Hakîm-i Zülcelâlin hikmetine münâfı olduğu gibi, sırr-ı teklife dahi muhâliftir. Çünkü, “Akla kapı açmak, ihtiyarı elinden almamak” sırr-ı teklif iktizâ […]

Daha fazla oku
İnsan bir çekirdeğe benzer

Bismillahirrahmanirrahim   İKİNCİ NÜKTE   İnsanda iki vecih var.   Birisi, enâniyet cihetinde şu hayat-ı dünyeviyeye nâzırdır. Diğeri, ubûdiyet cihetinde hayat-ı ebediyeye bakar.   Evvelki vecih itibarıyla öyle bir biçare mahlûktur ki, sermayesi, yalnız, ihtiyardan bir şa’re (saç) gibi cüz’î bir cüz-ü ihtiyarî; ve iktidardan zayıf bir kesb; ve hayattan, çabuk söner bir şule; ve […]

Daha fazla oku