İnsan,iman ile âlâ-yı illiyyîne çıkar,küfür ile de esfel-i sâfilîne düşer

Bismillahirrahmanirrahim Yirmi Üçüncü Söz Şu Sözün iki Mebhası vardır. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ لَقَدْ خَلَقْناَ اْلاِنْسَانَ فِىۤ اَحْسَنِ تَقْوِيمٍ – ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِلِينَ – اِلاَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ Birinci Mebhas İmanın binler mehâsininden yalnız beşini, Beş Nokta içinde beyan ederiz. BİRİNCİ NOKTA İnsan, nur-u iman ile âlâ-yı illiyyîne çıkar, Cennete lâyık bir kıymet […]

Daha fazla oku
Miraç gecesinin sabahında…

Bismillahirrahmanirrahim Hem Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, nasıl ki arz ahâlisine inşikak-ı kamer mucizesini göstermiş; öyle de, semâvat ahalisine Miraç mucize-i ekberini göstermiştir. İşte, Miraç denilen şu mucize-i âzamı, Otuz Birinci Söz olan Miraç Risalesine havale ederiz. Çünkü o risale, o mucize-i kübrâyı, ne kadar nuranî ve âli ve doğru olduğunu kati bürhanlarla, hattâ mülhidlere karşı […]

Daha fazla oku
Hakikat-i Mi’rac nedir?

Bismillahirrahmanirrahim   İkinci Esas Hakikat-i Mi’rac nedir?   Elcevap: Zât-ı Ahmediyenin (a.s.m.) merâtib-i kemâlâtta seyr ü sülûkundan ibârettir. Yani, Cenâb-ı Hakkın tertib-i mahlûkatta tecellî ettirdiği ayrı ayrı isim ve ünvanlarla ve saltanat-ı rubûbiyetinde teşkil ettiği devâir, tedbîr ve icadda ve o dairelerde birer arş-ı rubûbiyet ve birer merkez-i tasarrufa medâr olan bir semâ tabakasında gösterdiği âsâr-ı rubûbiyeti, birer birer o […]

Daha fazla oku
Azrail (as), Allah’a kulların bana küsecek demiş

  Bismillahirrahmanirrahim   Hazret-i Azrail Aleyhisselâm, Cenâb-ı Hakka demiş ki:   “Kabz-ı ervah vazifesinde Senin ibâdın benden şekva edecekler. Benden küsecekler.”     Cenâb-ı Hak, lisan-ı hikmetle ona demiş ki:   “Seninle ibâdımın ortasında musibetler, hastalıklar perdesini bırakacağım. Tâ şekvaları onlara gidip sana küsmesinler.”   Evet, nasıl ki hastalıklar perdedir, ecelde tevehhüm olunan fenalıklara mercidirler. Ve kabz-ı […]

Daha fazla oku
Tıp ilminin özeti: Az ye, yedikten sonra 5 saat yeme

Bismillahirrahmanirrahim (On Dokuzuncu Lem’a İktisat Risalesi’nden)   İslâm hükemasının Eflâtun’u ve hekimlerin şeyhi ve feylesofların üstadı, dâhi-i meşhur Ebu Ali ibni Sina, yalnız tıp noktasında, كُلُوا وَاشْرَبوُا وَلاَ تُسْرِفُوا (“Yiyin, için, fakat israf etmeyin.” A’râf Sûresi, 7:31) âyetini şöyle tefsir etmiş. Demiş:   جَمَعْتُ الطِّبَّ فِى بَيْتَيْنِ جَمْعًا – وَحُسْنُ الْقَوْلِ فِى قَصْرِ الْكَلاَمِ   فَقَلِّلْ اِنْ […]

Daha fazla oku
Zekat ve iktisat malda bereket sebebidir

Bismillahirrahmanirrahim   (On Dokuzuncu Lem’a İktisat Risalesi’nden)   ÜÇÜNCÜ NETİCE: Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler. Çünkü, bir ehl-i takvânın hırsı varsa, teveccüh-ü nâsı ister. Teveccüh-ü nâsı mürâât eden, ihlâs-ı tâmmı bulamaz. Bu netice çok ehemmiyetli, çok câ-yı dikkattir.   Elhasıl, israf, kanaatsizliği intaç eder. Kanaatsizlik ise, çalışmanın şevkini kırar, tembelliğe atar, hayatından şekvâ kapısını açar, […]

Daha fazla oku
İsrafın sonucu olan hırsın zararları

Bismillahirrahmanirrahim   (On Dokuzuncu Lem’a İktisat Risalesi’nden)   YEDİNCİ NÜKTE   İsraf, hırsı intaç eder. Hırs üç neticeyi verir:   BİRİNCİSİ: Kanaatsizliktir. Kanaatsizlik ise sa’ye, çalışmaya şevki kırar. Şükür yerine şekvâ ettirir, tembelliğe atar. Ve meşru, helâl, az malı (HAŞİYE) terk edip, gayr-ı meşru, külfetsiz bir malı arar. Ve o yolda izzetini, belki haysiyetini feda eder.   HIRSIN […]

Daha fazla oku
Cenab-ı Hak, fakire zengin gibi lezzeti hissettiriyor

Bismillahirrahmanirrahim (On Dokuzuncu Lem’a İktisat Risalesi’nden) BEŞİNCİ NÜKTE Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, en fakir adama en zengin adam gibi ve gedâya, yani fakire, padişah gibi, lezzet-i nimetini ihsas ettiriyor. Evet, bir fakirin, kuru bir parça siyah ekmekten açlık ve iktisat vasıtasıyla aldığı lezzet, bir padişahın ve bir zenginin israftan gelen usanç ve iştahsızlıkla yediği en […]

Daha fazla oku
İktisat, sebeb-i izzet ve kemaldir

Bismillahirrahmanirrahim   (On Dokuzuncu Lem’a İktisat Risalesi’nden)   Evet, rızık ikidir:   Biri; hakikî rızıktır ki, onunla yaşayacak. Bu âyetin hükmü ile, o rızık taahhüd-ü Rabbânî altındadır. Beşerin sû-i ihtiyarı karışmazsa, o zarurî rızkı herhalde bulabilir. Ne dinini, ne namusunu, ne izzetini feda etmeye mecbur olmaz.   İkincisi; rızk-ı mecazîdir ki, sû-i istimâlâtla hâcâtı gayr-ı zaruriye […]

Daha fazla oku
İktisat eden, maişetçe aile belâsını çekmez

Bismillahirrahmanirrahim   (On Dokuzuncu Lem’a İktisat Risalesi’nden)   DÖRDÜNCÜ NÜKTE: “İktisat eden, maişetçe aile belâsını çekmez” meâlindeki لاَ يَعُولُ مَنِ اقْتَصَدَ hadis-i şerifi sırrıyla, “iktisat eden, maişetçe aile zahmet ve meşakkatini çok çekmez.”   Evet, iktisat kat’î bir sebeb-i bereket ve medar-ı hüsn-ü maişet olduğuna o kadar kat’î deliller var ki, had ve hesaba gelmez.   Ezcümle, […]

Daha fazla oku