Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
16:12 - 19 Kasım 2015
Bismillahirrahmanirrahim Ey sabırsız hasta! Sabret, belki şükret. Senin bu hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir. Çünkü ibadet iki kısımdır. Biri müsbet ibadettir ki, namaz, niyaz gibi malûm ibadetlerdir. Diğeri menfi ibadetlerdir ki, hastalıklar, musibetler vasıtasıyla musibetzede aczini, zaafını hisseder, Hâlık-ı Rahîmine iltica eder, yalvarır. Hâlis, riyâsız, mânevî bir ibadete […]
Arif
16:08 - 19 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. -Eğer o âlem-i kebir bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur. -Eğer dünya mücessem bir zîhayat farz edilirse, o nur onun ruhu olur. -Eğer büyük bir […]
Arif
16:05 - 19 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim BİRİNCİ LEM’A HAZRET-İ YUNUS İBNİ METTÂ Alâ Nebiyyinâ ve Aleyhissalâtü Vesselâmın münâcâtı, en azîm bir münâcattır ve en mühim bir vesile-i icabe-i duadır. Hazret-i Yunus Aleyhisselâmın kıssa-i meşhuresinin hülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyette, (Senden başka ilâh yoktur. Seni […]
Arif
16:03 - 19 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim İ’lem eyyühe’l-aziz! Dualar, tevhid ve ibadetin esrarına nümunedir. Tevhid ve ibadette lâzım olduğu gibi, dua eden kimse de, “Kalbinde dolaşan arzu ve isteklerini Cenâb-ı Hak işitir” deyip Kadir olduğuna itikad etmelidir. Bu itikad, Allah’ın herşeyi bilir ve herşeye kadir olduğunu istilzam eder. Bediüzzaman Said Nursi (Mesnevi-i Nuriye, Hubâb)
Arif
15:58 - 14 Kasım 2015
0 Yorumlar
Muhammed Ali ES-SABÛNÎ – Tercüme: Ali ÇİFTÇİ İnsan, vefatından ve dar-i fenadan dar-i bekaya irtihalinden sonra yeni bir hayata, yeni bir aleme geçer ki buna “Berzah Alemi” denir. Berzah, dünya alemi ile ahiret aleminin arasındaki alemdir. Berzah; engel, perde, duvar manalarına gelir. Bu aleme berzah denmesi de iki hayatı, “dünya hayatı” ile “ahiret hayatı”nı […]
Arif
15:50 - 14 Kasım 2015
0 Yorumlar
“Ben çok hadîs okurum. Ciltler dolusu hadîs kitaplarım var. Peygamberimiz ne dediyse öyle amel ederim. Mezheb vs. hikâye “diyorlar. Halbuki bu ifadelerin, sahabe nazarında hiçbir değeri yoktur ve tümden palavra ifadelerdir. Çok hadis bilmek, ictihad edebilmek anlamına geliyormuş gibi anlıyorlar ki bu da çok yanlış bir düşünce. FATİH KUT: Yani çok hadis bilmek o […]
Arif
18:34 - 5 Kasım 2015
0 Yorumlar
İhsan ŞENOCAK: Bismillahirrahmanirrahim. Hocam Kur’an-ı Kerim’in anlaşılabilmesi için İslam’ın erken asırlarından bu tarafa uygulanan ve zaman içerisinde de tedvin edilerek metin haline getirilen tefsir ve fıkıh usulü günümüzde modernist müslümanların yenilenme çağrıları ile karşı karşıyadır. Modernistler, mevcut tefsir ve fıkıh usulü ile Kur’an-ı Kerim’in anlaşılamayacağını, mutlaka batılıların geliştirdiği çağdaş anlambilimin verilerinden istifade edilmesi gerektiğini söylemektedirler. Üç […]
Arif
15:46 - 5 Kasım 2015
0 Yorumlar
Kabza Nedir? Cevap: Allah şöyle buyurur: ‘Yeryüzü O’nun kabzasıdır* Ruhlar bedenlere tabiyken bedenler ruhlara tabi değildir. Cisimler kabz edilirse, ruhlar da kabz edilmiş olur, çünkü cisimler ruhların heykelleridir. Allah ise, her şeyin O’nun ‘kabzası’ içinde olduğunu bildirir. Böyle bir soruyu müslüman bir filozof sormuş olsaydı, buradaki zamirin Adem’e döndüğünü söyleyerek kendisine yanıt verirdik. Başka bir ifadeyle Adem, […]
Arif
14:41 - 29 Ekim 2015
0 Yorumlar
Ölümü Hatırlama Akıllı kişi, her gün ve gece ölümü öylesine çok hatırlamalıdır ki benliğini dizginleyebilsin ve tamahlarını denetleyebilsin. Çünkü ölümü çok hatırlamak, azgınlıktan koruyucudur, sabırsızlığa kapılmaya karşı Allah’ın izniyle bir güvencedir. Unutan ve Önemsemeyen Kaybeder Akıllı kişi, dünyasından kaybettiği ya da kendisinden uzaklaşan bir şeye üzül memeli, önceden eline geçip sonradan kaybettiğini hiç eline […]
Arif
16:34 - 24 Ekim 2015
0 Yorumlar
…Bu noktaların ışığında, “meşru savaş” olarak cihatla “kutsal savaş” olarak cihat arasında bir ayırım yapmak zorundayız.Bu da bizi üçüncü noktaya getirir. Meşru savaş bir toplumun saldırı ve zorbalığa karşı kendini savunma hakkını gösterir ve tabiatı gereği savunmaya yöneliktir. Buna karşılık “kutsal savaş” diğer herkesi ya zor kullanarak, ya silahlı mücadeleyle ya toprağını genişleterek ya da […]

0 Yorumlar