İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
15:39 - 19 Ekim 2015
MUKADDİME MEZHEB İMAMLARI NAZARINDA HADÎSLERİN DEĞERİ Onların hadîs’e bağlanma hususundaki şiddetli arzularını ve hadislerle amel etmeğe olan aşırı rağbetlerini anlayabilmemiz için, imamlar nazarında hadîslerin değerini açıklayacak kısa bir mukaddimeye ihtiyaç vardır. İmam Ebû Hanife (80-150) şöyle demiştir: “İçlerinde hadîsle meşgul olanlar bulunduğu müddetçe insanlar salâh içersindedirler. Ne zaman ilmi, nadîs’in dışında ararlarsa o zaman bozulurlar!”(Şarani,Mizanul […]
Arif
18:25 - 15 Ekim 2015
0 Yorumlar
“Sarhoş oluncaya kadar içenin Allah kırk sabah namazını kabul etmez, damarlarında içkiden bir şey bulunarak ölen cahiliye ölümü ile ölmüştür.”(Abdurrezzak,hd.no.17071) “Şarap içenden Allah kırk gece razı olmaz, ölürse kafir olarak ölür, tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder.”(Müsned,27475) Senedi hasendir. Bunları “şarap içmeyi helal görürse” şeklinde anlamak lazımdır. Ya da “kişi o hale öyle alışıyor ki […]
Arif
18:20 - 15 Ekim 2015
0 Yorumlar
“Bana bir kez salavat getirene Allah on kez; bana on kez salavat getirene Allah yüz kez, bana yüz kez salavat getirene Allah bin kez salavat getirir (o kulu rahmetiyle kuşatır). Bana salavat getirmeyen kimsenin kalbinde -cennete girse bie- ziyandan başka bir şey kalmaz.” İbn Teymiye’ye göre(el-Fetâvâ’l-kübrâ,II,375.)Hz. Peygamber’den sahih olarak sadece hadîsin “Bana bir kez salavat […]
Arif
18:14 - 15 Ekim 2015
0 Yorumlar
“Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine’ye geldiğinde ziraatçıların, erkek hurma dallarını dişiler üzerine asarak tozlaştırma yaptıklarını görmüş ve ne yaptıklarını sormuştu, ‘öteden beri bunu yapıyorduk’ dediler, ‘umarım ki, siz bunu yapmazsanız daha iyi olur’ buyurdu, onlar da tozlaştırma yapmayı terkettiler, bu yüzden hurmalar olgunlaşmadan döküldü ve eksik oldu, durumu Allah Resûlü’ne (s.a.v.) ilettiler, şöyle buyurdu: ‘Ben ancak […]
Arif
18:08 - 15 Ekim 2015
0 Yorumlar
“Dinini değiştireni öldürünüz.” (Malik, Muvatta, Akdiye, 15; Tirmizî, Diyât, 10)Heysemî, burada Ebu Hureyre’den nakledilen hadîsin isnadının hasen; Hz. Aişe’den nakledilen hadîsin isnadının ise zayıf olduğunu kaydetmiştir. (Bk. Mecmeu’z-zevâid, Beyrut, ts. VI, 261; Hakim en-Neysaburî, el-Müstedrek, II, 620 Hakim, burada İbn Abbas’tan nakledilen rivayetin Buharî şartına göre sahih olduğunu belirtmiş, Zehebî de ona muvafakat etmiştir.) İlk […]
Arif
17:57 - 15 Ekim 2015
0 Yorumlar
1-Hz. Ömer, sünnete ait bilgileri yazdırmayı ve bir araya toplamayı düşünmüş, bu fikrini sahâbîlere açıklamış, tasviblerini almıştır. Ancak bir ay süren istihare sonunda kararını:“Ben hadisleri yazdırmayı istemiştim, hatırladım ki sizden önce bir millet, kitaplar yazmışlar ve onlara önem vermişler ve Allah’ın (kendilerine göndermiş olduğu) kitabını terketmişlerdi. Allah’a yemin ederim ki ben, Allah’ın kitabını bir başka […]
Arif
17:51 - 15 Ekim 2015
0 Yorumlar
1-Ebû Saîd el-Hudrî şöyle demiştir: Ben Peygamber (s.a.v.)’den işittim, şöyle buyuruyordu: “(Kıyamet günü) Rabb’imiz kendi sâkından/baldırından açar, derhal O’nun azametine her mü’min ve mü’mine secde eder. Yalnız dünyada insanlara göstermek ve halka işittirmek için secde eden secdesiz kalır. Gerçi öylesi de secde etmeye gider, fakat onun sırtı tek bir tabakaya döner.”(Buhari,Tefsir,Kalem Suresi,2) […]
Arif
18:56 - 12 Ekim 2015
0 Yorumlar
Yunus Emre’nin mısrası:”İlim kendin bilmektir.” “Kendini bilme”den maksat ne? Kendini bilmeyi,bir tabibin bilmesi anlamına çekersek,yani insanın anatomisini,fizyolojisini,bilmek anlamında kullanırsak,asıl önemli unsuru ihmal etmiş oluruz.Şüphesiz,tabibin bilgiside,hazım sahibi olanlar için faydalıdır.Ama “kendini bilme”den maksat,temelde,insanın “kul” olduğunu bilmesidir.Yoksa insanın vücudunda kaç kemik var,organları nelerden ibarettir ve bunların fonksiyonu nedir meselesi değil.Bütün bunlar,bilen kimseye faydalıdır.Yok eğer,ceset üzerindeki bilgi ,o bilgi […]
Arif
18:55 - 12 Ekim 2015
0 Yorumlar
İslâm, belli bir sosyal ilişkiyi veya belli bir zihnî olguyu esas alıp her şeyi bu ilişki veya bu olgu doğrultusuna indirgemiyor. Tersine kişiyi, insanı, evreni, oluşu hem kül halinde, hem ayrıntılarıyla kavrayabileceği bir “zihin aydınlığı”na ulaştırıyor.Bu düzlemde artık,ne delil varır,ne aklın müdahalesi.İnsan çıplak hakikati çıplak gözle görebilcek bir kavrama yeteneğine kavuşmuş olur. İslam’ın vasat insanlar […]
Arif
18:54 - 12 Ekim 2015
0 Yorumlar
Dinin sahibi ve koruyucusu Allahtır.Fakat onun emaneti Müslümanların üzerinedir.Halen yeryüzünde yaşayan Müslümanlar bu emaneti ”ehliyet”le koruyabiliyor mu? Kendine Müslümanım diyen insanın davranışa bakarak bir kanıya varacak olursak, bu hususta sanırım iç açıcı bir sonuca ulaşmamız mümkün olmaz. Emaneti yüklenmiş görünen insanın davranışı, kendisi bilsin yada bilmesin hıyanetle suçlanabilir. Islâm’dan taviz vermeye yelteniyorsa, yapılan bu işe […]

0 Yorumlar