Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
18:26 - 29 Mayıs 2015
Son yüzyıllarda gelişen «lâdinî» bilimin tümü sadece duyulabilen dünyanın incelenmesidir. Bu inceleme salt bu alanı kapsamaktadır ve bu incelemenin yöntemleri de sadece bu alana uygulanabilmektedir. Oysa öteki yöntemler dışta tutulup sadece bu yöntemler «bilimsel» olarak ilan edilmişlerdir; bu da maddi şeylerle ilgili olmayan her bilimi inkar etmek anlamına gelmektedir. Böyle düşünenler ve hatta kendilerini özellikle […]
Arif
14:58 - 29 Mayıs 2015
2 Yorumlar
…DARYAL- Efendim, Batı’da şu anda yeni bir slogan türedi: Kültür evrenselleşiyor. Aslında evrensel olan şey kültür değildir. Kültürün tarifine bakarsanız, kültür milletlere veya iptidai kültürler kabilelere has olduğu için, bunlar kültürdürler. Bir Çin kültürü, bir Amazon yerlileri kültürü gibi. Bunları var eden, onların kendilerine has olmasıdır. Aksi takdirde bütün dünyayı kuşatan kültür, kültür olmaktan çıkar. […]
Arif
01:48 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Kâfirin işleri, eğer akrabalık bağlarını gözetmek, yoksulun ihtiyacını karşılamak, darda kalmış olanın sıkıntısını gidermek gibi iyilik türlerinden olursa, bunların sevabını almaz ve ahirette bunlardan faydalanmaz. Şu kadar var ki, bu iyilikleri karşılığında ona dünyada ihsanda bulunulur. Bunun delili ise Müslim’in Âişe (r.anha’)’dan şöyle dediğine dair rivayetidir: Ey Allah’ın Rasûlü, dedim. İbn Cud’an, cahiliye döneminde akrabalık […]
Arif
01:42 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Ey İman edenleri Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun İçin bu yıllarından sonra artık onlar Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız, Allah dilerse sizi yakında kendi lüfundan zenginleştirir. Şüphesiz Allah herşeyi bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.(tevbe,28) ……….. Rızık ve Rızkı Elde Etmenin Sebepleri: Bu âyet-i kerimede kalbin rızık hususunda sebeplere taalluk etmesinin caiz olduğuna […]
Arif
01:38 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Yüce Allah’ın: “Artık o müşrikleri… öldürün” buyruğu, bütün müşrikler hakkında umumi olmakla birlikte sünnet, bunlar arasından daha önce el-Bakara Sûresi’nde (2/190. âyet 1. başlıkta) açıklaması geçtiği üzere kadın, rahip, çocuk ve benzeri kimseleri tahsis etmiş (bu genel hükmün dışında bı-rakmıştır. Nitekim yüce Allah kitap ehli hakkında da: “Cizye verinceye kadar…” (et-Tevbe, 9/29) diye buyurmaktadır. […]
Arif
01:31 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Yüce Allah’ın; “Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer…” buyruğu ile ilgili olarak şöyle denilmiştir. Yüce Allah’ın bu nassı, O’nun, kulları hakkında küfrü ve imanı hükmetmiş olmakla birlikte, kâfir kişi ile kendisine yerine getirmesini emretmiş olduğu iman arasına girip, bunun sonucunda kâfire iman etme kudretini vermediği takdirde o imanı kazanamayacağını, aksine, onun zıddı […]
Arif
01:07 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Allah şöyle buyurur: ‘Her şey O’nun övgüsünü tespih eder.’ Burada şey kelimesi belirsizdir ve ancak kimi tespih ettiğini bilen canlı ve düşünen kimse tespih edebilir. Bir rivayette, müezzinin sesinin ulaştığı her yerdeki kuru-yaş (canlı-cansız) eşyanın onun lehinde tanıklık edeceği bildirilmiştir. Ayet ve hadisler bu tarz bilgilerle doludur. Biz ise böyle rivayetlere inanmakla birlikte, bu inanca keşfi […]
Arif
14:04 - 23 Mayıs 2015
0 Yorumlar
‘Şimdi’ de nefsin idrâk kuvvetini görelim: İdrak kuvvetleri, bir tertibdahilinde kademe kademe en yüksek idrak kuvveti olan ve (kuvve-i) nâtıka denilen müfekkire kuvvetine kadar yükselir. Buna göre zahirdeki his kuvvetleri ve idrak halleri görme, işitme ve benzeri duyu organları vasıtasiyle bâtına çıkar. Bâtınî his ve idrâk organlarının ilki “müşterek his”tir(commun sense). Bu, görülmüş, işitilmiş, dokunulmuş […]
Arif
13:09 - 23 Mayıs 2015
1 Yorum
Mağlup, ebedi olarak galibin şiarını, kıyafetini, mesleğini, sair ahval ve adetlerini taklit etmeye düşkünlük gösterir: Bunun sebebi şudur: Nefs daimi surette, kendisine galip gelende, bir kemal bulunduğuna itikad eder ve onun hizmetine girer. Ya ona saygı göstermek içinde yer ettiği ve galibi kemal sahibi olarak gördüğü için veya kendisindeki inkiyad halinin, “tabii bir galebe”den değil, […]
Arif
21:54 - 21 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Hayat’ta kişi ve toplumların yargılanması “…denmek istenilen” eylenene bağlıdır; “…denmek istenilen” eylenilmesi düşünülene değil; çünkü, -Ali Kuşçu’nun da dediği gibi- biz insanlar ancak ve ancak idrakimize konu olan bilfiil olgu ve olayları bilebiliriz; bilkuvve olanları değil; zira bilkuvve olan henüz icad edilmemiş, var olmamıştır; eyleme dökülmemiş bir niyet üzerine yargı ise Tanrı’ya mahsustur. Yukarıda çizilen […]

0 Yorumlar