Unutmak için Büyük Bir Hafıza

Postmodernizm, ta­rih anlayışını kayıtlı tarihsel olaylara hapseder. Bunu yapar­ken tarihi olayları, halk masallarını ya da efsanevi tarihi ay­nı kefeye koyar. Bütün bunlar bencil insan ifadesinin çalış­malarıdır. Algılarımız açısından tarafsızlık, tarihî duyarsızlaş­mamıza ezici bir etki yapar. Masal anlatıcılığı, mit yapıcılığı ya da doğru ve gerçek denemeciliği yapıldığında tarihin kay­naklarına bir sessizlik hakim olur. Sessizlik, tahtından edilmiş […]

Daha fazla oku
Modern Simya

Simya konusunda modernlerin bilgi­sizliğine gelince, en azından astroloji konusundaki bilgisizlikleri kadar büyüktür. Gerçek simya aslın­da kozmoloji alanına ait bir bilimdi fakat aynı za­manda, «mikrokozmun «mikrokozm»a, (büyük ev­ren’in küçük evren’e) benzerliği gereğince, beşeri alana da uygulanabiliyordu. Ayrıca simya, özellikle salt manevi alana geçişi sağlamak amacıyla kurul­muştu. Bu geçiş simya öğretimlerine simgesel bir de­ğer ve üstün bir […]

Daha fazla oku
Modern Bilim

Modern tarzda gelişen bilim, sadece derinliğini yitirmekle kalmadı, aynı zamanda ciddiyetini de yi­tirdi, çünkü ilkelere bağlılık bilime, konusunun el­verdiği ölçüde, bu ilkelerin değişmezliğine benzer bir nitelik kazandırıyordu, oysa bilim salt değişim dünyasına kapansa, orada sağlam, kararlı hiçbir şey, dayanabileceği hiçbir sabit nokta bulamaz. Artık hiç­bir mutlak doğrudan hareket etmediği için bilim, ih­timallere ve tahminlere ya […]

Daha fazla oku
Amentüyü Yeniden Okumak

Amentüyü yeniden yaşamaya başlamak. Islâm âleminin muhtaç olduğu ilk uyanış budur. Allaha inanmak, Kurân-ı Ke­rîme inanmak, Peygamberlerin doğruluğuna inanmak, getirdik­leri yolun eskimezliğine inanmak, İslâm hükümlerinin her za­man geçerli olduğuna inanmak, öteye inanmak, hattâ ötenin her zaman beride de bulunduğuna inanmak, hesaba inanmak, elde olmaksızın basa gelene sabretmek, İslâm ahlâkıvla ahlâklanmak,yani kısaca İslâmî toplumda elle tutulur […]

Daha fazla oku
İslam Medeniyetine Yabancılaştırılan,Türk Milleti

Dünyanın en orijinal medeniyetlerinden birinin sahiplerinin çocukları olan bizler, bugün o medeniyete, bütün dünyada en yabancı bir topluluk halinde bulunduğumuzun ürpertisini bile duymuyoruz. Bütün İslam dünyası kendi kültürüne kör ve sağır bir hale gelmiş veya getirilmiş.Üstelik biz bir de yazımızı terk etmişiz. O kültürle bağı koruyan yazı ortadan kalkınca, yani okullardan, devlet dairelerinden ve basından […]

Daha fazla oku
İslam Medeniyeti ve Ortadoğu

Gerçek Medeniyetin doğum yeri, bugün Orta Doğu dedikleri bölgemizdir. O medeniyetin tek devamcısı, tek varili de İslâm medeniyetidir. Batı Medeniyeti dediğimiz Avrupa Medeniyeti, Doğunun, hakikatin ve peygamberlerin medeniyeti olan İslâm medeniyetinin karşısına dikilmişse, bu, insanlığın doğuşundan bugüne ka­dar gelen savaşın süreğinden başka bir şey değildir. Yalan, doğ­runun, kötü, iyinin karşısına dikilmiştir her zaman. Kıyamete kadar […]

Daha fazla oku
İslam Alemi’nin Kurtuluşunun Temeli ”Birlik’tir”

Avrupa, Birinci Cihan Savaşında bizi, İslâm âlemini yere serdi. Şimdi de yok etmek istiyor. Bazı şartların bu isteğini bugüne ertelemiş olması bile onu çıldırtıyor. Şu veya bunu bahane ederek İslâm ülkelerini yemek, yutmak, en azından ezmek için ellerinden geleni yapacaklar­dır Avrupalılar. Rusya da bunu kendi açısından değerlendire­cektir şüphesiz. Bu durumda yapılacak ilk iş, uyanmak ve […]

Daha fazla oku
İslamiyet ”İzm,İst vb.” Gibi Kavramları Kabul Etmez

Bugün, İslâm dünyasında, modern dünyada olup biten her şeyin dikkatli bir eleştirisi ve A dan Z’ye incelenmesi eksiği vardır. Böyle bir eleştiri olmadan, Batıyla mücadelede ciddi hiçbir şey yapılamaz. Modernleşmiş Müslümanların, “İslam ve… bağdaştırmanın yolu” diye başlayan tüm sözleri, ve den sonra, bir başka vahyedilmiş ve ilham olunmuş dünya görüşü dışında ne gelirse gelsin, başarısız […]

Daha fazla oku
Bediüzzaman ve Risâle-i Nur’u anlamak-1

19. ve 20. Yüzyıllar, günümüze kadar gelen süreçte, İslam Coğrafyası ve Orta Doğu açısından en talihsiz yüzyıllar olmuştur. Bu yüzyıllar, özellikle 93 Harbi’nden (1293/1877-78 Osmanlı-Rus Harbi) itibaren “Alem-i İslâmın Kışı” mesâbesindedir. 19. asırda Endonezya ve Hindistan’dan Mağrib’e kadar uzanan geniş İslam Coğrafyasında Batı Avrupalı denizci devletlerin hakimiyet tesis edip, sömürgeleştirme faaliyetlerini artırmaları, Batı Avrupa’nın yükselen […]

Daha fazla oku
Cemil Meriç ve İmam-ı Gazali

  İnsan okudukça neler öğreniyor. Yıllarca merhum Cemil Meriç’in yanında bulundum. Kendisine koca koca kitaplar okudum. Mesela Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’nin o meşhur eserini –ki yedi yüz sayfadan fazladır – kıraat ettim. Özel sohbetlerini büyük bir zevkle dinledim. Sert bir üslupla yaptığı eleştirilere kulak verirken yeni yeni bilgilere ulaştım. Merhum, hem batı kültürüne, hem doğu […]

Daha fazla oku