Ümran İlmini Hatırlamak

  “Hainler ve casuslar, bizim meselemizi su ve yemek meselesi yapmak istiyor. Biz ilim istiyoruz, eğitim istiyoruz. Ve Rabbim ilmimi artır de. Su istemiyoruz, yemek istemi­yoruz, ilim istiyoruz. Ve Rabbim benim ilmimi arttır de. Bunu boynunuzda emanet olarak taşıyacaksınız. Allahım, ben tebliğ ettim, şahit ol. Bu emanete sahip çıkacaksınız. Çocuklarınız, ey insanlar çocuklarınız! Çocuklarımızı câhil […]

Daha fazla oku
Köksüzlük Kimliksizliktir

  İnsanın manevi dünyasını dijital ataçlarla mahvetmenin yollarını bulan küresel iktidar, tamamen algıları domine ederek inşam hakikatten uzaklaştırır. Jonathan Crary, göz aha anlamına gelen eye-catching’den hareketle bir “takip teknolojisinden söz eder.[1] Dijital ortam kendini ve araçla­rını yenileyip bir üst sürüme geçtikçe nesiller de bundan etkilenir. Bundan sonra gelecek olan nesillerin gözü firar edebilecek ya da […]

Daha fazla oku
Teoman Duralı’nın Ufkuyla Beşer’den İnsan’a

  Teoman Duralı’nın teşhis ettiği ve adını koyduğu “Çağdaş İngiliz-Yahudi Küresel Medeniyeti”ne tam bir adlandırma, niteleme bulamadığımız için sürekli farklı isimlendirmeler kullanıyoruz. Avrupa, Batı, Çağdaş diyoruz, muasır ve yüksek medeniyetler diyoruz fakat tam olarak küresel zihniyeti ifade eden bir adlandırmayı henüz dilimize yerleştirebilmiş değiliz. Batı yön, Avrupa coğrafya, çağdaş ise tarihe ilişkindir. Hiçbiri tam manasıyla […]

Daha fazla oku
İnsan İnsandan Çekilince

  Sohbet konuşmaktan ibaret değil, konuşmanın öte­sinde insanın ruhunu saran ve onu tesir altına alan, in­sanı değiştiren, dönüştüren, kelime ve duygu dağarcı­ğını geliştiren hisli bir dildir. Her sohbetin karakteri ve kendine ait dokusu başka başkadır. İnsan herkesle konuşur ama hakiki sohbet, can kulağıyla dinlediği ve içinden gelerek konuştuğu o nadide insanla olur. Ger­çek bir sohbet, […]

Daha fazla oku
Acıyı Karşılamak

  Sevdiği bir şeyi kaybedenin ümidi ve kendine gü­veni azalır, dünyanın hâllerine tahammül eşiği düşer. Yitirmenin acısı, insanın omuzlarına, kalbine, adımla­tma ağır bir taş gibi oturur ve hareket etmesine mâni olur. Acılı insan kendini umutsuz, ürkek, çaresiz his­seder. Dış dünyaya ilgisi zayıflar. Dünyanın sonuymuş hissine kapılır. Konuşmak da susmak da onun en bü­yük ihtiyacıdır. Acılar […]

Daha fazla oku
Güzel itibarını Ruhundan Alır

  ‘Güzelden ve güzellik’ten bahsederiz ama güzeli ve güzelliği çevreleyen, inşa eden aslî unsurları, kav­ranılan, erdemleri, değerleri ya görmezden gelir ya da onlardan pek söz etmeyiz. O kadar ki güzelin güzel­liği yok etmesi, dilediği her şeyi yapmayı, mesela haddi aşmayı, vicdansızlığı kendine hak olarak görmesi gibi çarpık bir noktaya geliriz. Güzellik, insanın içindeki cevherdir ya […]

Daha fazla oku
Güzellik Satın Alınamaz

İnsan güzelliği salt görme duyusuyla anlayamaz. Güzellik çok dilli bir sözlük. Belki de bu yüzden güzelliği bir bütünlük içerisinde kavramak için görme dışındaki duyularımıza daha çok özen göstermeliyiz. Güzel’in muhtevası; sesi, tavırları, sözleri, tebessümü, yürüyüşü, bakışı, huyu gibi ona güzellik veren birçok hususiyet ile birlikte okunur. Güzellik görülünce anlaşılan, idrak edilince bilinendir. Kimsenin fark etmemesi […]

Daha fazla oku
Güzeliğe Hadd ü Kenar Olmaz

Güzelliğe hadd ü kenar olmaz. Her ayrıntı, her detay güzelliğin asli unsuru olabilir. Güzellik o meşhur ifadeyle “bölünmez bir bütünlüktür.” İnsanın ruh, beden ve melekelerine dair her incelik, her fizik ve metafizik unsur güzelliğe dâhildir. Güzel, bir metin bütünselliği içinde hasletlerini bozmadan onlar arasındaki insicamı ve irtibatı sağlama çabasındadır. Bu çaba, sürekli bir çabadır. Güzel, […]

Daha fazla oku
Yürüyen Kendine Gider

Bir metni okurken zihin başka yollara dalar. Yol, bir güzergahtan öbürüne bir duraktan diğerine akıp gider ve yolun hiçbir merhalesi yekdiğerine benzemez. Okuma yürüyüşünün her safhasında farklı duyguların eşliğinde yürür zihin. Huzursuz, keyifli, sıkıcı, dingin, huşu içinde, kararsız, emin, cesur, ürkek. Aniden aydınlanan, atılgan, saldırgan, sorgulayan, hatırlayan. Her hâl, kendi yürüyüşünü yaratır. Mesele, bir yol […]

Daha fazla oku
Bu Âlemde Var Bir Güzellik

Gaston Bachelard, hayatının bir döneminde kuş yuvasını temaşa edebilmiş birinin felsefi düşünceyle tanışmış olduğunu söyler. Kuş yuvası karşısında yaşadığımız naif büyülenme ve bu büyülenmeyi tarif ederken söylediklerimiz, felsefî düşünüşün ilk ve temel adımlarıdır. İnsan, hayatının sonraki safhalarında çocukluğa, yetişkinliğe, yuvaya, tabiata, eve, duygu ve düşünceye “Kuş yuvası” imgesi üzerinden hayret, merhamet ve şefkat temelli bir […]

Daha fazla oku