Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
00:06 - 22 Nisan 2019
Riya rü’yet *, süm’a * ise sima’ kelimesinden türemiştir. Riya, bir kişinin, üstün bir niteliğe sahip olmamasına rağmen, başkalarının o niteliğin kendisinde bulunduğuna inanmalarını sağlamak için bu niteliği göstermek anlamına gelmektedir. Bil ki, bu hal bazen dünyevi bazen de dini konularda meydana gelir. Örneğin, ilk durumda insanın zengin olmadığı halde kendisinin çok mala sahip olduğunu […]
Arif
18:40 - 2 Mart 2019
0 Yorumlar
Hakikatin ele geçirilecek bir meta olarak görüldüğü Batı’da ahlâkın bilgiye ve anlama sürecine renk verecek kadar bile tesir etmediğini özellikle vurgulayanların olması iç şaşırtıcı değildir. Onlardan birisi şöyle der: “İnsan olarak bizlerin sürekli ve kaçınılmaz bir şekilde ahlâki seçimlerle ve yargılarla karşı karşıya bulunduğumuz kesinlikle doğru olsa da, bundan bu hususun mutlaka bizim aklı yargılarımızı […]
Arif
20:24 - 19 Nisan 2017
0 Yorumlar
Hz. Peygamber (s.a.s)’in: “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır”(Taberani)hadisinin izahı hakkındadır. Alimler bu hususta birkaç açıklamada bulunmuşlardır: a) Niyet gizli, amel ise aşikârdır. Gizlide itaat etmek, açıkta itaat etmekten daha efdaldir. Bu tutarlı bir izah değildir. Çünkü bu namazın niyetinin bizzat namazdan daha hayırlı olmasını gerektirir. b) Niyet amelin (ibadetin) bitişine kadar sürer. Ameller ise devam etmez. […]
Arif
12:57 - 23 Şubat 2017
0 Yorumlar
İslam Kelamında en çok tartışılan konulardan biri de İman- İslam, dolayısıyla amelin imandan bir cüz/parça olup olmaması konusudur. Ebû Hanife’ye göre amel imandan bir cüz değildir; bu nedenle de imanda artma ve eksilme söz konusu değildir. Netice olarak, iman eden aynı zamanda Müslümandır; Müslüman olan da mümindir. Aşağıdaki metinde bu husus delilleriyle açıkça ele […]
Arif
01:11 - 4 Temmuz 2016
0 Yorumlar
İnsanın irâde ve ihtiyârının sonucu olarak ortaya çıkan eylemin/amelin tahakkuku, taayyünü, tecessümü, nesnelleşmesi, söz konusu var-olanların, varlık illetidir. Aynîleşme, yani taayyün, yalnızca doğal nesnelere yüklenilen bir sıfat (vucûd-i aynî) iken, artık, insan irâde ve ihtiyârının yönlendirdiği eylemlerin sonucunda ortaya çıkan beşerî üretimin/yapıların da bir tür sıfatı hâline gelmiştir; böylece insanın eylemi (amel) sonucunda tahassul eden […]
Arif
20:59 - 1 Haziran 2016
0 Yorumlar
Eğer dine (İslâm) hayatımızın her şeyi diye bakmıyorsak, onu kendisiyle amel edeceğimiz bir hükümler bütünü olarak görmüyorsak, dini bir zihin fantezisi olarak kabul ediyoruz demektir. Din, bir kez, bir zihin fantezisi olarak kabul edilince, bu fanteziye yüklenmek istenen değer ne kadar yüce ve yüksek olursa olsun, o artık kendisiyle amel edilen bir hükümler bütünü olmaktan […]
Arif
15:02 - 7 Ocak 2016
0 Yorumlar
İmam el-Evzâînin (u. 157) sahâbe neslinin karakterini ve bir ölçüde de ayrıcalığını oluşturan özelliklere yönelik beşli tesbitinin İkincisi ‘Sünnet’e uymak’tır. Burada, asli İfadesiyle “ittihâü’s sünne” özelliği ve güzelliği üzerinde bazı tespitlerde bulunmak istiyoruz. Genel anlamda sahâbe nesli, dünyada sünnet, âhirette cennet ehli olarak dikkat çekmektedir. Çünkü sahâbîler,Hz. Peygamberin önderliğinde onun sohbet/bilgilendirme ve yönlendirmesiyle yetişmiş, […]
Arif
01:37 - 13 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Kalbin ıslahı hüzün ve kaygıdadır; devası ise Allah’ı zikre devam etmektir. Kalbin fesadı, dünyevi ve nefsanî sevinçlerden kaynaklanır. Hastalığı ise, Allah’ın zikrinden yüz çevirmesi ve Allah’ın zikrinden kendisini uzaklaştıracak şeylere yönelmesidir. Balık için su ne ise, nefs için de sevinç odur. Balığın hayatı su iledir, karada kaldığı zaman yaşayamaz. Nefs de dünyevi sevinçlerden alıkonulduğu zaman solar […]
Arif
12:34 - 9 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim İ’lem eyyühe’l-aziz! Hayrat ve hasenâtın hayatı niyet iledir. Fesadı da ucub, riyâ ve gösteriş iledir. Ve fıtrî olarak vicdanda şuur ile bizzat hissedilen vicdaniyatın esası, ikinci bir şuur ve niyet ile inkıtâ bulur. Nasıl ki amellerin hayatı niyet iledir. Onun gibi, niyet bir cihetle fıtrî ahvalin ölümüdür. Meselâ, tevâzua niyet onu ifsad eder; tekebbüre […]
Arif
17:11 - 21 Haziran 2015
0 Yorumlar
İkinci sultan şeytandır. Nefis ise şeytanın vekilidir. Komutanları ise kibir, hased, buhl (cimrilik) açgözlülük, öfke, kahkaha ve maskaralıktır. Sözü geçen bu yedi fiil muhafızlardır. Bundan dolayı kalbin sağ tarafında yedi kale vardır. Her kalede bir muhafız görevlendirilmiştir. Her bir muhafızın yüz bin komutanı vardır. Şimdi, hased ve buhul, dünyayı terk etmekle; bunların tamamı sabr […]

0 Yorumlar