İyilik ve Kötülük Akıl ile Tespit Edilir”1

(Sadruşşeria es-Sani) [Sadruşşeria es-Sani, Maveraünnehir bölgesi Matüridi-Hanefi alimlerindendir (ö.1346). Her ne kadar Sadruşşeria, İmam Ma turidi’den ismen hiç bahsetmese de, İmam Maturidi ve Maturidi kelamcılarının görüşlerini benimsediği ve kelami meselelerde Ebu Hanife’ye atıflarda bulunduğu için, Sadruşşeria’nın bir Ha­nefi-Maturidi kelamcısı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Sadruşşeria zaman zaman ulemauna (filimlerimiz) ashıibuna (ar­kadaşlarımız), meşayihuna gibi tabirler kullanmaktadır. (1 72) […]

Daha fazla oku
Felsefe Herhangi Bir Ferdin Hayatını Tanzim Edebilir mi?

SÜLEYMAN HAYRI BOLAY PROF DR. Felsefe fert olarak herhangi bir kimseye hayatı boyunca ne verebilir, ne kazandırabilir? Verdikleriyle ferdin hayatını ayrıntılı bir şekilde tanzim edebilir mi? Hayat nedir? Kişilerin hayatları­nın tanziminde geçerli ilkeler ve kurallar var mıdır? Eğer felsefe, hayatta kişilere birtakım özellikler kazandırabilirse bunlar her kişi için geçerli olur mu? Bu ve benzer sorulara […]

Daha fazla oku
Elmalılı Hamdi Yazır’ın Metalib ve Mezahib’e Yazmış Olduğu Dibacesi’nden Notlar

  Ey ezelî hikmet sâhibi! Şu, cisimlere aid olaylardan çekim, manevî olaylarda da ruh denilen iki kavuşma başlangıcı olmasa idi, bu yıldızlar ve bu düenden oluşanlar nasıl bulunacaktı? Fikirler ve akıllar nasıl tutunacaktı? Atom tasavvurunun çıktığı o olaylar noktalarından, matematiğin adetleri ve boyutları, fiziğin mekanik büyük eserleri, kimyanın atom unsurları, hayatın uzvî hücreleri, tabiat tarihinin […]

Daha fazla oku
Osmanlı Siyasetnamelerinde Ahlak Düşüncesi

Ahlak düşüncesinin temellerini ve çerçevesini belirlemeye ayırdığımız llk Bölüm’de ahlakı, nefs teorisi üzerinden değerlendirmeye çalışmıştık. Bu tercihimizin temel nedeni, ahlakın tanımı konusunda hem dini hem de felsefi literatürün ortak analiz biriminin nefs olmasıdır. Her iki düşünce geleneği de nefsin ne olduğu ve hangi nitelikleri taşıdığı sorularına yoğunlaşmıştır. Nefsin tanımı üzerinden ahlak ve ahlaki tercihler ile […]

Daha fazla oku
İstidlal Yoluyla Bilgi Edinme (İmam Mâtüridî)

[Kitâbü’t-Tevhîd şu ana kadar bize ulaşan kitaplar içinde, bilgi teorisinin sunumuyla başlayan en eski eser olma özelliği taşır. Bu itibarla, Mâtürîdî gelen-ek-in en güçlü olduğu yönlerden birisinin dini epistemoloji olmâsı son derece dikakte değer bir konudur. Aşağıda yer alan metinde Mâtürîdî, dini epistemolojinin en önemli konularından olan iman ve akıl ilişkisine dair net bir tavır […]

Daha fazla oku
İslam Tıp ve Felsefe Geleneğinde Psikoloji

Ömer Türker İslam Düşüncesinde Psikolojinin Temelleri “İslam Düşünce Geleneğinde Psikoloji” konusunu ana batlarıyla sunmaya çalışacağım. Türkçede bugün ruh kavramıyla ifade etmeye çalıştığımız şeyin teknik anlamda karşılığı, İslam felsefe geleneği söz konusu olduğunda nefs kavramıdır. Türkçede nefs daha ziyade şehevi arzular için kullanılan bir tabirdir. Ancak İslam Felsefesi literatüründe şehevi arzuların ilkesine hayvani nefs; akli idrak […]

Daha fazla oku
Ömer Ferid Kam – Makaleler (Edebi, Fikri Tahlil ve Tenkidler) -Alıntılar

İnsanın, kendisiyle seçkinleştiği akıl, ilâhi kanun, yani din ile kayırlanmadıkça ve doğrulanmadıkça sahte bir akçe gibidir… hiçbir şeye yaramaz. İnsanları bir bağ ve kural altına alan bu kuvvet, her durumda esaslarını semavi bir kaynaktan almağa, bu esasları hareket rehberi olarak görmeğe mecburdur. Doğrusu, maddiyat sahasında dolaşanlar, ömür. lerini o sahadaki faaliyetlerle sınırlandıranlar, bu söze karşı […]

Daha fazla oku
Ebû Bekir er-Râzî – Felsefe Risaleleri -Alıntılar

En kötü şey, bilmediği halde ruhlara tahakküm etmek; bilip anlamadan bir şey hakkında olumlu veya olumsuz emir vermektir. Bu gibilerin arasında öyleleri vardır ki, bir hayat kurtarmak için adeta can verirler.Ayrıca kendilerine söz gelmesin diye de, iki kişi yanında maldan, paradan en ufak bir söz etmezler. Sonra da hiçbir ölçüye ve araştırmaya başvurmadan, hiçbir esasa […]

Daha fazla oku
Ekrem Tahir – Yaratıcı Öfke -Alıntılar

Mefhum fehmetmektir; fehm ve idrak etmek. Ve fehmetmek demek; anlamak, şuurluca kavramak ve idrakte yerini bulması demektir. Bir meseleyi araştırmak, tetkik yolculuğuna çıkıp, bu yolculukta bilgileri toplayıp, tasnifleştirip, bilgileri gözleyip, tenkit süzgecinden geçirip, yolculuk tecrübelerini titizce devşirip terkipleştirmek, hülâsayı kelâm; ona bütün dimensiyonunla hâkim olup hükmedebilmektir. Lakin diğer bir ifadeyle meselenin bütün dimensiyonlarıyla bilmeden, insan […]

Daha fazla oku
Fen tek ve nadir olan olayları inkar eder mi?

Rivayeti sabit olan bir naklî delil karşısında aklın ve dirayetin yeri nedir? Hiç şüphesiz ki, nakli anlayacak olan da akıldır. Bundan dolayı akıl ve dirayet göz ardı edildiği zaman ortada ne akıl kalır, ne de nakil. Lâkin aynı zamanda unutmamak gerekir ki, akıl gerçek bilginin yaratıcısı değil, alıcısı ve kabul edicisidir. O bilgiyi üretmez, alır. […]

Daha fazla oku