Yeni İnsana Doğru…Geleceği Erteleyen Gençler Ne İstiyor?

Ercan Yıldırım Kuşak çatışmasının bulunmadığı bir tarihten, tarih felsefesinden, gündelik tecrübelerden bahsetmek imkânsız; çünkü dünya insandan önce değiştiği, insan doğadan ve zamandan daha muhafazakâr kaldığı için kendini yenileyemez. Varoluş, doğa, dünya zamana uyumlu yeni varlıklarla beraber insan nesilleri ortaya çıkarır. Her kuşak doğar, çağının tekno-kültürünün sesi olur, değişime ayak uyduramayıp muhafazakârlaşır ve nihayet yeni kuşakların […]

Daha fazla oku
Reklamcılıkta Güzellik Fenomeni: Satın Alınan Bir Yolcu Olarak Güzellik ve Metalaşan Beden

Uğur Bakır Tüm dünyada Benetton için yaptığı reklam kampanyası ile ünlenen İtalyan fotoğraf sanatçısı ve reklamcı Oliviero Toscani (1996), reklamları “bize sırıtan bir leş” olarak tanımlıyor. Sonsuz mutluluğun ve yeryüzü cennetinin müjdeleyicisi olan reklamlar, çok güzel kokan ve şık görünen bir leşten öte değil ona göre. Özü itibariyle bir şeyleri satmak için tasarlanan iletişim formları […]

Daha fazla oku
Yorgunluk Virüsü

Covid-19, bir nevi, toplumumuzda yaşanan krizleri bize geri yansıtan bir ayna gibi. Salgından önce zaten var olan patolojik belirtileri daha görünür hâle getirdi. Bu belirtilerden biri de yorgunluk. Hepimiz her nedense kendimizi çok yorgun hissediyoruz. Bu yorgunluk normal bir yorgunluk değil; kendi gölgelerimiz gibi her yerde ve her zaman bize eşlik eden kalıcı bir yorgunluk. […]

Daha fazla oku
İnsani Bir Özellikten,Varlığın ve Hayatın Amacına Cinsellik

İnsan, bilim tarafından güdü olarak tanımlanan ve biyolojik, psikolojik, sosyal hayatını şekillendiren bazı temel özelliklerle doğar. Güdüler organizmayı belirli bir amaca yönelik uyarıp, faaliyete geçirirler. Örneğin açlık güdüsü organizmayı bir şeyler yemeye yöneltir ve besin alınmayınca gittikçe artan dozajda organizmayı ekilemeye devam eder. Güdülerin birçok çeşidinden bahsetmek mümkündür. Açlık, susuzluk, uyku, annelik, beğenilmek, güvenlikte hissetmek, […]

Daha fazla oku
İdeolojiye Karşı İdeolojinin Üretilmesi: Türkiye’de Din ve İdeoloji İlişkisi

Giriş Din ve ideoloji, insan eylemlerine kaynaklık eden iki önemli sosyal gerçeklik unsurudur. Hem din hem de ideoloji, sosyal gerçekliği anlama ve yorumlama konusunda imkanlar sunmaktadır. Din, kutsal’a kaynaklık etmesi dolayısıyla aşkın olan ile insan arasında bir bağ kurmakta ve sosyal hayatı düzenleyen bir kurum olarak kabul edilmektedir. İdeoloji ise siyasallıkla ilişkisi bağlamında sosyal gerçekliği […]

Daha fazla oku
Bir İnsanlık Durumunu Hatırlamak ya da Gündelik Hayatın Sınırına Dair Değimler

Faruk Karaarslan Bu metnin kaleme alındığı süre zarfında Covid-19 salgını bütün dünyayı etkilemeye devam etmektedir. Ülkeler, toplumlar, bilim adamları teyakkuz halinde salgını kontrol etmek üzere çalışmaya devam ediyor. Salgının küresel oluşu ve her insanı doğrudan ya da dolaylı olarak etkilediği ise kulaklarımıza çoktan yerleşmiş durumda. Salgın artık hayatın bir gerçeği. Her hangi bir insandan uzakta […]

Daha fazla oku
Görmenin, Göstermenin ve Gözetlemenin Halleri

Göz referanslı modern dünya, görme istencinin dışında öncelikle gözetleme ve denetlemenin hüküm sürdüğü bir evreni işaret etmektedir. Temaşa etme anlamındaki gözün yerini alan gözetim, gizlilik ve güvenlik gibi kavramları yanma alarak modern kenti ve bireyi kontrol etmenin adı olmuştur. Foucault’un Bentham’dan mülhem panoptikon kavramı, modern dünyanın gözetleme tarzına yeni bir yorumdur. Fouca- ult özellikle, total […]

Daha fazla oku
Teşhir Toplumunu Sosyolojinin Vitrinine Çıkarmak

Batı düşüncesi, insanı yaşadığımız çağın ruhuna uygun bir biçimde tanımlama veya adlandırma gayretine girişmiştir. Yığın insanı (Ortega y Gasset), organizasyon insanı (William Whyte), dışa dönük, kantitatif insan (Bernard Ronze), teknik insan, ötekine yönelimli insan (W. Miles) (Ellul, 2004: 264) gibi tanımlamalar, referans gösterilen sistemler temelinde esasında insanın yeniden üretimidir. Bu tanımlamalara, tüketen, anı yaşayan, sekülerleşen, […]

Daha fazla oku
Türk Modernleşmesine Eleştirel Katkı

Çöküşü durdurmak isteyen Osmanlı aydınları yeni sosyoekonomik formatlar koymak yerine ithal formatları devşirip geliştirme çabasına girdiler. 1902 yılındaki Jön Türkler toplantısından sonra günümüze kadar sürecek uzlaşmaz iki düşünce odağı ortaya çıktı.1 Bunlardan biri reformların devlet eliyle yukarıdan aşağı yapılmasını öngören Ahmet Rıza ve Ziya Gökalp’in temsil ettiği merkeziyetçi görüş, öteki ise “teşebbüs-ü şahsî’nin gelişebilmesi için […]

Daha fazla oku
İslam Can-Ejder Ulutaş- Teşhir Toplumu (Bir Duyu Sosyolojisi Denemesi)

Kendini teşhir etme, zarafetin yok olmasına neden olur.(Han,2017:39) ————————————————————— Teşhir unutturur. Hatırlanması gerekeni, hatırlanmaya deger olanı imajlar yığınıyla gözlere sokarak esasen unutturur, Teşhir, aşırı imaj pompalayarak, yüksek voltajlı ışıklar altında varlığı silik hale getirir. Özel olanı sıradanlaştırır. Herkesin ulaşabileceği bir şey haline getirir. Teşhir ayrıca aşikâr edilmesi gerekeni vülgarize ederek sunmakta, insanları, toplumu duyarsızlaştırmaktadır. Örtük […]

Daha fazla oku