Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
23:24 - 30 Ağustos 2015
İnsanın “eşref-i mahlûkat” olduğu hususundaki söylem, müslümanca kavrayışta ona, Batı kültüründe olduğu gibi yeryüzü tanrısı olduğu vehmini vermemiş, tersine ona kul olma bilincini getirmiştir. Müslüman, kendisini “eşref-i mahlûkat” olarak görünce, bu görüş, ona Allah indinde kendisini kul olarak kavrayabilmesinin yolunu açmıştır. Çünkü insan, eğer “eşref-i mahlûkat” (yaratılmışların en şereflisi) ise, bu durum ona tabiata ve […]
Arif
23:23 - 30 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Müslümanlar, kuşku yok ki, antiemperyalisttir. Fakat emperyalizme karşı olmak Müslüman’ın biricik mümeyyiz vasfı değildir. Emperyalizme karşı olmak, Müslümanın güttüğü siyasetin sebebi ve gayesi değil, fakat sadece bir neticesidir. Müslüman, kâfire benzemeyi reddettiği için antiemperyalisttir, antiemperyalist olduğu için kâfire benzemeyi reddetmiyor. Kâfire benzemeyi reddetmek, giyim kuşamdan, üretim ve tüketim kalıplarına, selamlaşmadan, ev içi döşeme stiline kadar […]
Arif
02:27 - 6 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Gerçekte hiçbir Müslüman, niçin Müslüman olduğunu kolay kolay açıklayamaz. Bir Müslüman, kendisine yöneltilen böyle bir soru karşısında ilk elde bir bocalama geçirecektir. Aslında verilen cevap kendisinin nasıl Müslüman olduğu değil, Müslüman olduktan sonra İslâmî hükümlerde bulduğu hikmetlerin açıklaması niteliğinde olabilir. Bunun ise farklı bir husus olduğu açıktır. Bu niçin böyle oluyor? Çünkü Müslüman birtakım zihnî […]
Arif
02:24 - 6 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Müslüman olmak için islâm Dini’ni hak ve doğru kabul etmek bir başına yeterli sayılmamaktadır. İslâm’ın hak olduğunu kabul etmekle birlikte Müslüman olmayı reddedenlere her zaman rastlanabilmiştir. İslâm’ın alâmet-i farikası onun “tek tanrılı” din olması da değildir. “La ilâhe illallah” demek gerek şarttır, fakat yeter değildir. Bu yönden, İslâm’ın ayırıcı niteliği keli-me-i şahadetin ikinci kısmında, yani […]
Arif
02:22 - 6 Temmuz 2015
0 Yorumlar
İnsan ancak kendinden gafil,olduğunda ”zaman” hakikatini unutuyor. Onun da bir yaratık olduğunu, onun da vadesinin dolacağını unutuyor.. Gecenin karanlığı sizi sarıpta gözleriniz uykuyla kapandığında zamanın geçişini fark ediyor musunuz ? Eğer belirli vakitlerle ilginiz yoksa, zamanın hiç yürümediğini zannedebilirsiniz. Ama o, sizin gafletinizin dışında, siz onun farkında olsanızda, olmasanız da kendi vadesini doldurmak üzere, fakat […]
Arif
02:19 - 6 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bilimin Ardındaki Niyet Günümüzde, bilim diye anılan gerçeklik aslında Hıristiyan Batı dünyasında, kilise ile mücadele etmek üzere sahneye çıkartılan, kökeninde dini dışlama niyetini taşıyan bir dizi düşünceler zinciridir. Ne var ki, günümüz insanı çoğunlukla andığımız nitelikteki bilimin temel amacını unutmuş olduğundan, “bilim” tarafından ileri sürülen iddiaların tümüne hakikatmiş gibi bakabilmekte; dahası, dogmatizmle mücadele ettiğini sandığı […]
Arif
17:16 - 4 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Propaganda, bir güç ve bir sanattır, bunu itirafa mecburuz. Ama, kim ve hangi düşünür, hangi aklı başında bir bilgin kalkıp da bize propagandanın hakikatin bir zorunlu unsuru, parçası olduğunu söyleyebilir. Ey zalim çağ, çağımız, yirminci yüzyıl! Hangi çağ senin kadar hakikatı arka plana atmak için propagandaya dayanmıştır. Propaganda, hakikati duyurma olduğu ölçüde meşru kabul edilebilir. […]
Arif
17:14 - 4 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Nice düşler vardır, gerçeklerden daha gerçektir. Çünkü gerçekler dediğimiz şeyler, gelecek zaman rüzgârının ufak bir üfürüşüyle savrulup giderler. Düşlenen nice şeyler de, bin engeli aşarak, pürüzleri aralayarak yavaş yavaş kaderlerimize yaklaşır ve gerçekleşir; gerçekleşir gerçekleşmez de temellenir ve kalır. Nice zalim doktriner düşler uğruna, nice gerçekler hallaç pamuğu gibi atılmış, nice ocaklar sönmüş, nice […]
Arif
17:10 - 4 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Tabiata baktığımızda, Allah’ın, yaratıklarına soylarını sürdürmek için adeta eşsiz bir güç bağışladığını görürüz. Yararlı ya da zararlı nice kuş, böcek ve bitkinin, yaşamak, nesillerini sürdürmek için ne kadar tutkuyla bir savaş verdiklerine bakınca, bu bağışın, aklı aşan çapını az çok anlamış oluruz. Ne kışın dondurucu soğuğu, ne yazın yakıcı sıcağı, ne fırtına, ne. sel, […]
Arif
17:06 - 4 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Hayatta, çoğu kez, kaçış, beklenenin aksi sonucu doğurur. Toplum hayatında, sorumlulukları sırtından atan, sorunları çoğaltmaktan, böylece de her kişinin de, bizzat kendisinin payına düşecek yükü de arttırmaktan başka bir şey yapmış olmaz. İnsan sorumluluk yüklenmesini bildiği, sorumlulukları omuzlamaktan kaçınmadığı ve bu sorumlulukları karşılayabildiği ölçüde değerlenir. Bir toplum, sorumluluğa duyarlı insanların topluluğu olduğu sürece yükselir […]

0 Yorumlar