Felsefe
Din ve Ahlak5 Haziran 2026
Arif
00:54 - 18 Haziran 2015
İslam, vasat olanı öngörür. İki veya daha çok şeyin vasatisi (ortalaması) ile vasat olanı birbirine karıştırmamak lazım. Vasat (orta) kendi başına varlığı olan müstakil bir doğrunun adı iken; vasati, birden çok şeyin birbiriyle telif edilmesinden ortaya çıkan bir sentezdir. Ama böyle bir sentezle vasat olan şey hiç de birbiriyle tetabuk etmiyebilir. Vasat hemen hemen her […]
Arif
00:48 - 18 Haziran 2015
0 Yorumlar
İslam, kişinin özel çalışma, mülkiyet ve miras haklarını tanırsa da bu haklar, liberal, kapitalist ekonomide olduğu gibi sınırsız değildir. Din ve ahlak kurallarıyla gereğinde İslam devletinin karışmasıyla bu haklar bir disiplin altında tutulur. İslam devleti basit bir devlet değildir. Kişinin temel haklarına dokun-masa da, o hakların kullanılmasını toplum yararına sınırlandırabilir, ona yön verebilir. Zaten, müslüman, […]
Arif
00:33 - 18 Haziran 2015
0 Yorumlar
Kötü bir dünyada iyi bir Müslüman olarak kalınabilir mi? Bu soruyu şöyle de sormak mümkündür: İyi bir Müslüman kötü bir dünyanın şartlarını sineye çekerek yaşıyorsa halâ iyi bir Müslüman olarak yaşamakta olduğunu savunabilir mi? Böyle bir soruyu sorarken akla gelebilecek şu ihtimali gözden kaçırıyor değilim: iyi bir Müslüman kötü bir dünyanın şartlarını sineye çekerek yaşıyorsa […]
Arif
17:15 - 15 Haziran 2015
0 Yorumlar
Adil olmak yasaklardan şiddetle kaçınmak demektir. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hûd Sûresi, 112) âyeti adaletin zirvesi olarak kabul edilmiştir. Adil insan gidişatı düzgün, kendisinden hoşnut olunmuş kimse demektir. Adl, “doğru hüküm vermek” ve “her şeye hakkını vermektir”. Bir şey, başka bir şeye denk olduğunda onun dengidir denilir. Adl, “bir şeyin değeri ve karşılığı” anlamında da […]
Arif
17:46 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
H. 9, yüzyılın sonlarından itibaren, Batıcı fikirlerin İslâm alemindeki siyasi kadroların önemli bir kesimini etkilemeye başlamasıyla birlikte, önceleri ‘ilerleme’(progress) ve sonra da ‘kalkmma’(development) düşünceleri büyük oranda kabul görmüş ve bir müddet, tarihsel akışın doğal bir sonucu telakki edilmişlerdir. Ne ki bu fikirlerin, taşıdıkları ‘değerler’ ve tehdit ettikleri İslâmî fikir ve normlar açısından objektif bir […]
Arif
17:24 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
Ve Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette yollarımıza iletiriz. Allah muhakkak ki iyilik edenlerle birliktedir.” (Ankebut, 69) ‘Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz.’ (Hadis) Bugünlerde İslâm’la ilgili hiçbir mesele üzerinde cihad kadar hassasiyetle durulmamıştır. Kille iletişim araçlarında olduğu kadar ilmi kitaplarda da tartışılan bu terime verilen farklı anlamlar sadece Batılı yorumcuların değişik görüşlerini değil, kavramı anlamlandırmada ‘fundamentalistler’ […]
Arif
16:57 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
‘ Her insan yeryüzüne eklenen bir sorumluluktur: doğumla birlikte. Çünkü insan bir sorumluluğu yüklenerek geldi yeryüzüne + bir varoluş sözleşmesi bu = İNSAN YARATILDI. Yazık ki, zaman zaman duraklıyor insanın zihinsel aygıtları: oysa, insan, sürekli olarak düşünmek zorundadır bir şeyi: yaratılış bilgeliğini. İnsanın böylesi bir zihinsel edim içinde olabilmesi de bir iz sürmesiyle olasıdır ancak: […]
Arif
16:15 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
İnsanın, evrensel işlevini sürekli algılaması, direnme gücüne bağlı ancak: kendisini bu işlevinden koparmak için çalışan cadılara karşı direnmesine bağlı. İnsanın yolunu cadılar, firavunlar kesiyorlar şimdi: tuzaklarla. İnsan, unuttu yeryüzünün anlamı olduğunu + başlangıçta, sorumluluğu ilk yüklenenin kendi» olduğunu = derin boyutlar içinde, yeniden, algılamamız gerekiyor konumumuzu. O, bize, kendi konumumuzu algılatabilmenin yollarını araştırıyordu + yiten […]
Arif
16:03 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
İnsanın sonsuz gücü evrensel konumundan kaynaklanıyor: bazen, dünyayı, şu bir top gül gibi patlamaya hazır bombayı çok küçük bulduğumuz ‘anlar’ yaşamaz mıyız? = bunun ayrımında olsak da olmasak da, insandaki Tanrısal ‘giz’ bu. (Evrensel düzeyde bir tasarım). İnsan; büyük, tek, benzeri olmayan bir olgudur + bundan olacak, insan, ekmeksizliğe, susuzluğa bir süre dayanabilir de, içindeki […]
Arif
15:53 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
İnsanın, ödün vermeden savunması gereken bir gerçek var: kendi anlamı, insan, kendi anlamını da, ancak, ‘manevî içeriğini’ zenginleştirdikçe kavrayabiliyor: çünkü, çok büyük bir gizdir iç dünyası insanın. Bu gizin kaynağına inmek: O, bu ince yolda ilerliyordu coşkuyla: “Ancak” derdi, “PEYGAMBER’! düşünerek kavranabilir bu yolun çetinliği”. İnsan, savunmasız bırakıldı çağımızda: tüm kendine özgü değerlerden alabildiğince soyutlandığı […]

0 Yorumlar