İslamoğlu’ndan bazı inciler!

Bilemiyorum, insan bir noktaya kilitlendi mi, artık gözü başka bir şey görmüyor. Kesin tarih vermek zor, ancak en iyi tahminle Üç Muhammed’den sonra bariz bir dönüşüm ortaya çıktıktan sonra bü­tün himmetler hadisleri delil olmaktan nasıl çıkarırız ateşine odun toplamaya sarfedilmiş gözüküyor. İşte onlardan bir kaçı: “Sünnet/ hadisi vahiy ilan etmek cerh-ta’dil ulemasına bir sözün vahiy […]

Daha fazla oku
Bir milyon hadis sayısı hadislerin uydurma olduğunun en büyük delili midir?

İddia şu ki, muhaddislerin, eserlerini oluştururken 600.000 hadîsten, 1.000.000 hadîsten seçim yaptıkları ifade edilmektedir. Bu kadar hadis olmaz. Bu durum hadislere el atıldığına, onların uydurma olduğuna, hadislerin güvenilmez bir tarihe sahip olduğuna işarettir. İslamoğlu’na göre hadislerin sayısı konusunda Ebu Davud çok ciddi bir emek vermiştir. Bundan anlıyoruz ki 4500 ile 6300 arasında bir hadis var. […]

Daha fazla oku
Buharî, Müslim’in; Müslim Buharî’nin hadislerine güvenmemiş midir?

İslamoğlu’nun, konuşmalarına bakıldığında belli ki, Buharî ile bir alıp veremediği var. Özellikle Buharî’yi bertaraf etmek için yoğun çaba sarfediyor. Sahih senedli iftira olur mu derken Buharî’den örnek veriyor. Hatta bir münasebetle Buharî’nin, Sahih’ini kendisinin yazmadığını ileri sürüyor. Ona göre Buharî’den yıllar sonra yazılmış. Tabii ki, böyle olunca insanlar onun hadisleriyle oynamış intibaını veriyor. Buna cevap […]

Daha fazla oku
Gazali,Sünnet ve Mutlak İttiba

Şimdi Gazali üzerinden tarihte sünnetin nasıl anlaşıldığı üzerinde duralım. Gazalî’ye göre mutluluğun anahtarı, yeme, içme, uyuma, konuşma gibi davranışlarda olsa bile tüm hal ve harekatında Resullerin Efendisine uymaktır. Gazali, bilinçli bir şekilde bununla Hz. Peygamberin sadece ibadet konularındaki emir ve adabını kastetmediğini vurgular. Zaten ibadet konularındaki sünneti ihmal etmenin hiçbir sebebi yoktur. Ona göre işte […]

Daha fazla oku
Kıskaçtaki ”Ehl-i Sünnet”

Bugün “ehl-i sünnet” iki yönlü bir kıskaç altındadır. Bir tarafta “ehl-i sünnet”in bir mezhep olmadığını, Allah Resûlü (s.a.v.) ve onun ashabının yolu olduğunu iddia ettiği halde basbayağı ehl-i sünneti mezhepleştirerek ideolojik bir kalıba dökmeye çalışan ve kendi döktükleri bu kalıba uymayan herkesi “ehl-i sünnet dışı / karşıtı” ilan edenler… Ehl-i sünnete mensup olmayı, çoğu zaman […]

Daha fazla oku
Hadisler Eleştirilemez mi ?

Bir rivayetin, gerçekten kendisine izafe edildiği şahsa dair doğru bir bilgi içerip içermediği meselesi bugünün meselesi değildir. Dahası sadece İslam toplumunun da meselesi değildir. İnsanlık tarihi boyunca “doğru haber”, insanlığın gündemini hep meşgul etmiştir. Hz. Süleyman’ın, kendisine Sebe melikesi ve halkı hakkında bilgi getiren Hüdhüd kuşunun verdiği habere ilişkin “Doğru mu söylüyorsun yoksa yalan mı […]

Daha fazla oku
Tarihselcilik Tartışmasını Doğru Zemine Çekmek

(Biraz uzun, ama gerekli bir yazı) *** 1.GİRİŞ Bir önceki yazımda “kendi kavramlarımızla düşünmek ve kendi terimlerimizle konuşmak” gerektiğinden söz etmiş, aksinin bizi biz olmaktan çıkaracağını söylemiştim. Buna en iyi örnek olabilecek meselelerden birisi “tarihsellik” tartışmasıdır. Bu yazıda tarihselcilik ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunmayacağım, yalnızca bu tartışmanın doğru zeminine işaret edeceğim. Konunun muhteva analizini […]

Daha fazla oku
Yakut Taşla Bir midir?

Hz. Peygamber de selefi olan peygamberler gibi, biyolojik, psikolojik ve sosyal yönlerden bir insandır. O da müşterek temel ruhun hâkim olduğu bütün risâlet devirlerindeki ilahi geleneğin bir temsilcisidir. O’nun peygamberliği beşerî fıtratını ortadan kaldırmamıştır. Ancak vahye ve gaybî hakikatlere mazhar oluşunun O’nun maneviyatında oluşturduğu şahsiyet derinliği ve inceliği hiçbir varlığa nasip olmayan ulvi bir mevkiyi […]

Daha fazla oku
İbn Kuteybe’nin İmam Ebu Hanifeye Yönelttiği Tenkidlere Dair

İbni Kuteybe ehl-i hadis mektebinden bir alimdir . hadis ekolüne mensup bazı alimlerin istishaba , istihsana , reye ve hatta kıyasa karşı mesafeli oldukları bunları istimal eden ehl-i rey bir de ehl-i kelamla aralarının pek iyi olmadığı bilinen bir husustur Bu Esbaba binaen İbni Kuteybe Tevil-ül Muhtelif-ül Hadis eserinde iki üç sayfayı ehl-i reyin üstadı […]

Daha fazla oku
Deve idrarı hadisi uydurma değil, adeta bir Mucizedir

Kanser tedavisinde kullanılmak üzere Deve idrarından üretilen kapsül şeklindeki ilaç için Amerika Patent Ofisinden Patent alındığını gösteren belge… Hadis inkarcıları hadisleri atmaya çalışmak yerine, Kur’an’da belirtildiği gibi azıcık “akıllarını” kullanarak bu hadis üzerinde düşünüp araştırma yapsalardı da patentini alıp kanserle mücadelede kullanabilseydik. *** Hadis-i şerif inkarcılarının kendi tezlerini delillendirmek gayesiyle ve “çok bilmiş” bir edayla yaptıkları […]

Daha fazla oku