Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
21:56 - 25 Temmuz 2017
Yazmak ne kadar da sık vacip oluyor. Ama yazmak ne kadar da kifayetsiz; yazmamaya ise gönül hiç razı değil. Tam da kıyametin önünde kapkaranlık bir gecenin parçaları gibi fitnelerin/fitnekârların ümmetin üzerine çullandığı şu dar zamanda susmak kalpte bir maraz. Susan da şeytan-ı ahraz… Söyleyecek sözü olan ya şimdi sözünü esirgememeli ya da Basra harap olduktan […]
Arif
16:10 - 22 Temmuz 2017
0 Yorumlar
20.07.2017 tarihindeki Habertürk programında Ebubekir Sifil Hoca, Allah şifalar versin, uyku sorununa bağlı rahatsızlığı olmasına ve bunun etkileri de üzerinde görülmesine rağmen, Allah’ın izniyle belli başlı birkaç saplamada Taslaman’nın hakından geldi ve foyasını ortaya döktü. Taslaman’ın Arapça bilmediği, İslami ilimleri tanımadığı, oryantalistlerin İslam’a saldırı için yazdıkları Türkçe çeviri kitaplardan ezberledikleriyle mugalata yaparak göz boyamaya çalıştığı, […]
Arif
16:41 - 17 Temmuz 2017
0 Yorumlar
KAADİ ADUDÜ’D-DİN EL-İCi; (*) Abdurrahman b. Ahmed b. Abdu’l-Gaffar, büyük bir âlimdir.(700) Tarihinde Şiraz nahiyelerinden “îc” de doğmuş, (756) da vefât etmiştir. Hazret-i Sıddık’ın neslinden olduğu rivayet edilmiştir. Rahmetullahi aleyh. İlmi Mevkiî: Şafiî fukahasından olan Adudud-din> naklî ve aklî ilimlerde büyük bir üstaz idi. Tefsire, Kelâma, Fıkha, Edebiyata dair yazmış olduğu eserleri kendisinin mütefekkir, pek […]
Arif
16:35 - 17 Temmuz 2017
0 Yorumlar
İSLÂM DİNİNİN KAYNAĞI ALLAHIN KİTABI İLE HADİSLER OLDUĞU HALDE İCTİHAD İLE İCMÂA DA LÜZUM GÖRÜLMESİ HAKKINDA Şurası hiç unutulmamalıdır ki, İslâm dini gerek usulü olan yüce inançları, gerek teferruât kabilinden olan diğer hükümleri itibariyle Kur’ân ve Peygamber efendimizden rivâyetle sâbit olan hadîslerden alınıp öğrenilmiştir. Bu yüce kaynakların dışında bir dînî hüküm bulmak mümkün değildir. Hz. […]
Arif
16:27 - 17 Temmuz 2017
0 Yorumlar
NEBİ VE RESÛL KELİMELERİNİN MÂNALARI VE ARALARINDAKİ FARKA DAİR İNCELEMELER Nebî, haber mânâsına «nebe» kökünden alınmış olursa ya ism-i fâil mânâsınadır ki, peygamber olduğunu haber verici demek olur. Ta ki, peygamberliği kabul edilerek hakkında vâcip olan saygı yerine getirilsin. Resûllüğü de varsa Allah tarafından halka Allah’ın hükümlerini haber veren zat demek olur. Veya ism-i mef’ûl […]
Arif
14:21 - 6 Temmuz 2017
0 Yorumlar
Yetmiş İkinci Fasıl Bil ki, söz arasında beliren bu fasıllarının faydası çoktur. Fakat burulan çok az kimse yararlanır. İlmi ve aklıyla gurur duyan kimse çoğu kez bundan ne etkilenir ne de yararlanır. Bunlar arızî olarak belirtilince bana yakışan şey belirtildiği ölçüde özetlemek ve şunu söylemektir: Belli olmuştur ki, “Âlem zaman itibarıyla kadîmdir.” diyen kimsenin sözü […]
Arif
14:18 - 6 Temmuz 2017
0 Yorumlar
Elli Dördüncü Fasıl İç dünyandan melekût âlemine küçük bir pencere açılırsa bu sırada karşılaştığın her şeyi apaçık hâliyle görür ve hikâyesini dinlemeye ihtiyaç duymazsın. Belki de şimdi ezeliyyetin mânâsını ve melekûta yolculuğun nasıl olduğunu bilmek isteyeceksin. Zâhirde bu, imkânsız gibidir. Bilmen gerekir ki, ezeliyyetin mânâsını geçmiş bir şey olarak zanneden kimse Fahiş bir hata işlemiş […]
Arif
14:09 - 6 Temmuz 2017
0 Yorumlar
Elli Birinci Fasıl “Âlem, zaman itibarıyla kadîmdir” diyenin sözü altı boş bir hevestir. Çünkü o kimseye “Âlemle neyi kastediyorsun?” diye sorulsa “Gökler ve temel unsurlar gibi cisimlerin tamamını kastediyorum.” diyecek veya “Allahtan başka her şeyi kastediyorum.” diyecektir. Bu son cevaba göre akılların, nefislerin ve cisimlerin hepsi âleme dâhil olacaktır. Şâyet “Âlem sözcüğü ile cisim olan […]
Arif
14:06 - 6 Temmuz 2017
0 Yorumlar
Kırk İkinci Fasıl Varlıkta olan her şey hakikatte fânidir; bakilik hay ve kayyumun varlığına aittir. Nitekim aynadaki suret hakikat itibarıyla fâni olup, bakilik, hârici sûrete aittir. Bu, halk nazarında kanaat oluşturmak üzere hissi misallerle verilen bir örnektir. Yoksa ârif nazarında aynadaki suret fâni olduğu kadar aynayla birlikte hârici sûret de fânidir. Kırk Üçüncü Fasıl [Aynayı […]
Arif
13:58 - 6 Temmuz 2017
0 Yorumlar
On İkinci Fasıl Kur’ân’daki eşsiz âyetlerden biri de Allah Teâlâ’nın “Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz (olup bitenlerden) uzakta değiliz.” (Arâf, 7/7) mealindeki sözüdür. Bu âyet göstermektedir ki, her şey onun için hâzır olduğu gibi o da her şeyle birlikte hâzırdır. Bu nedenledir ki, hiçbir şey onun ilminden uzak değildir. […]

2 Yorumlar