Mesele Sinek Değil Hâlâ Anlamadın mı?

Yazmak ne kadar da sık vacip oluyor. Ama yazmak ne kadar da kifayetsiz; yazmamaya ise gönül hiç razı değil. Tam da kıyametin önünde kapkaranlık bir gecenin parçaları gibi fitnelerin/fitnekârların ümmetin üzerine çullandığı şu dar zamanda susmak kalpte bir maraz. Susan da şeytan-ı ahraz… Söyleyecek sözü olan ya şimdi sözünü esirgememeli ya da Basra harap olduktan […]

Daha fazla oku
Ebubekir Sifil Hoca Caner Taslaman Tartışmasının Ardından

20.07.2017 tarihindeki Habertürk programında Ebubekir Sifil Hoca, Allah şifalar versin, uyku sorununa bağlı rahatsızlığı olmasına ve bunun etkileri de üzerinde görülmesine rağmen, Allah’ın izniyle belli başlı birkaç saplamada Taslaman’nın hakından geldi ve foyasını ortaya döktü. Taslaman’ın Arapça bilmediği, İslami ilimleri tanımadığı, oryantalistlerin İslam’a saldırı için yazdıkları Türkçe çeviri kitaplardan ezberledikleriyle mugalata yaparak göz boyamaya çalıştığı, […]

Daha fazla oku
el-Akâidü’l-Adudiyye

KAADİ ADUDÜ’D-DİN EL-İCi; (*) Abdurrahman b. Ahmed b. Abdu’l-Gaffar, büyük bir âlimdir.(700) Tari­hinde Şiraz nahiyelerinden “îc” de doğmuş, (756) da vefât etmiştir. Hazret-i Sıddık’ın neslinden olduğu rivayet edilmiştir. Rahmetullahi aleyh. İlmi Mevkiî: Şafiî fukahasından olan Adudud-din> naklî ve aklî ilimler­de büyük bir üstaz idi. Tefsire, Kelâma, Fıkha, Edebiyata dair yazmış olduğu eserleri kendisinin mütefekkir, pek […]

Daha fazla oku
İslamda İçtihad ve İcmâ’nın Lüzumu Hakkında

İSLÂM DİNİNİN KAYNAĞI ALLAHIN KİTABI İLE HADİSLER OLDUĞU HALDE İCTİHAD İLE İCMÂA DA LÜZUM GÖRÜLMESİ HAKKINDA Şurası hiç unutulmamalıdır ki, İslâm dini gerek usulü olan yüce inançları, gerek teferruât kabilinden olan diğer hükümleri itibariyle Kur’ân ve Peygamber efendimizden rivâyetle sâbit olan hadîslerden alı­nıp öğrenilmiştir. Bu yüce kaynakların dışında bir dînî hüküm bulmak mümkün de­ğildir. Hz. […]

Daha fazla oku
Nebi ve Resul Kelimelerin Manaları ve Farkları

NEBİ VE RESÛL KELİMELERİNİN MÂNALARI VE ARALARINDAKİ FARKA DAİR İNCELEMELER Nebî, haber mânâsına «nebe» kökünden alınmış olursa ya ism-i fâil mânâsınadır ki, peygamber olduğunu haber verici demek olur. Ta ki, peygamberliği kabul edilerek hakkında vâcip olan saygı yerine geti­rilsin. Resûllüğü de varsa Allah tarafından halka Allah’ın hükümlerini haber veren zat demek olur. Veya ism-i mef’ûl […]

Daha fazla oku
Allah’ın İlk Varlık Karşısındaki önceliği Zât ve Şeref İtibarıyladır

Yetmiş İkinci Fasıl  Bil ki, söz arasında beliren bu fasıllarının faydası çoktur. Fakat burulan çok az kimse yararlanır. İlmi ve aklıyla gurur duyan kimse çoğu kez bun­dan ne etkilenir ne de yararlanır. Bunlar arızî olarak belirtilince bana yakı­şan şey belirtildiği ölçüde özetlemek ve şunu söylemektir: Belli olmuştur ki, “Âlem zaman itibarıyla kadîmdir.” diyen kimsenin sözü […]

Daha fazla oku
Ezeliyyetin Mânâsı

Elli Dördüncü Fasıl  İç dünyandan melekût âlemine küçük bir pencere açılırsa bu sırada karşılaştığın her şeyi apaçık hâliyle görür ve hikâyesini dinlemeye ihtiyaç duymazsın. Belki de şimdi ezeliyyetin mânâsını ve melekûta yolculuğun nasıl olduğunu bilmek isteyeceksin. Zâhirde bu, imkânsız gibidir. Bilmen gerekir ki, ezeliyyetin mânâsını geçmiş bir şey olarak zanneden kimse Fahiş bir hata işlemiş […]

Daha fazla oku
Âlem Zaman İtibarıyla Kadîmdir.” Sözü Ne Söyler?

Elli Birinci Fasıl  “Âlem, zaman itibarıyla kadîmdir” diyenin sözü altı boş bir hevestir. Çünkü o kimseye “Âlemle neyi kastediyorsun?” diye sorulsa “Gökler ve temel unsurlar gibi cisimlerin tamamını kastediyorum.” diyecek veya “Al­lahtan başka her şeyi kastediyorum.” diyecektir. Bu son cevaba göre akıl­ların, nefislerin ve cisimlerin hepsi âleme dâhil olacaktır. Şâyet “Âlem söz­cüğü ile cisim olan […]

Daha fazla oku
Varlıkta Olan Her Şey, Hakikatte Fânidir

Kırk İkinci Fasıl  Varlıkta olan her şey hakikatte fânidir; bakilik hay ve kayyumun varlığı­na aittir. Nitekim aynadaki suret hakikat itibarıyla fâni olup, bakilik, hârici sûrete aittir. Bu, halk nazarında kanaat oluşturmak üzere hissi misallerle verilen bir örnektir. Yoksa ârif nazarında aynadaki suret fâni olduğu kadar aynayla birlikte hârici sûret de fânidir. Kırk Üçüncü Fasıl [Aynayı […]

Daha fazla oku
Allah’ın Bilmesi

On İkinci Fasıl Kur’ân’daki eşsiz âyetlerden biri de Allah Teâlâ’nın “Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz (olup bitenlerden) uzakta değiliz.” (Arâf, 7/7) mealindeki sözüdür. Bu âyet göstermektedir ki, her şey onun için hâzır olduğu gibi o da her şeyle birlikte hâzırdır. Bu nedenledir ki, hiçbir şey onun ilminden uzak değildir. […]

Daha fazla oku