Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
17:53 - 21 Aralık 2014
Burada Sünnet’in getirdiği hüküm, Kur’an’ın getirdiği hükmü teyit edici [destekleyici] mahiyettedir. Kuran, bahse konu hükmü tesbit ve vaz etmiştir, esas delil odur; Sünnet ise Kura’n ayetiyle belirtilmiş olan bu hükmü teyit edici delildir. Örneğin Hz. Peygamber (s.a.v)in, “Bir müslümanın malı, onun gönül rızası olmadan (başkasına) helal değildir’’ şeklindeki hadisi, Kur’an’ın, “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda […]
Arif
17:45 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Hemen belirtelim ki, bu mesele ulema arasında ihtilaflıdır. Özellikle Hanefî Usûl alimleri Mütevatir Sünnet’in Kur’an ayetlerini neshedebileceğini söylemişlerdir. Diğer bir kısım ulema ise Kuran ile Sünnet arasındaki bu türlü bir ilişkinin nesh değil, tahsis olacağını söylemişlerdir. Meselenin tafsilatını Usûl kitaplarına havale ederek diyoruz ki: Kuran’da ”Birinize ölüm geldiği zaman eğer bir hayır [mal] bırakacaksa anaya, […]
Arif
17:41 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bize göre —Müfessirlerin de vurguladığı gibi— ayette itaat edin” anlamındaki “atî’û” kelimesinin hem Allah’a itaati, hem de Peygambere itaati emrederken ayrı ayrı kullanılması, Allah’a itaatin adresinin Kur’an, Peygamber’e itaatin adresinin ise Sünnet olduğunu işaret etmektedir. Buna, “Peygamber’e itaatin çerçevesini de Kur’an çizdiğine göre böyle bir ayrım yapmak yanlıştır” şeklinde bir itiraz getirilebilir. Ancak dikkat edilirse […]
Arif
17:36 - 21 Aralık 2014
0 Yorumlar
Kur’an’ın, Allah’a ve Peygamber’e itaati emreden ayetlerinde, itaat mercii olarak Yüce Allah yanında Hz. Peygamber’in de ısrarla zikredilmesi elbette anlamsız değildir. İnsanlara “Allah’tan korkun ve bana itaat edin’’ diyen geçmiş peygamberlerin tavrını da burada anmak gerekir. Dikkat edilecek olursa Yüce Allah (c.c), itaat konusunda kendisi ile birlikte Hz. Peygamber (s.a.v)’i zikrettiği halde, mesela “Benden ve […]
Arif
16:27 - 14 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bu sorunun doğru cevabını bir türlü veremiyoruz. 150 yılı çoktan aşmış bir dönemden bu yana… Sorunun doğru cevabını bulamıyoruz, çünkü sorunun kendi yanlış… Bu soru yanlış, çünkü soruyu ortaya koyan kafa yapısı karışık… Karışık, çünkü karışık bir zeminde muhakeme yürütüyor… Tanzimat’tan önce böyle bir soruya mahal var mıydı? Tanzimat’tan önce hangi Müslüman düşünürün aklına böyle […]
Yusuf Aslan
11:25 - 13 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim ÜÇÜNCÜ NÜKTE Bu fakir Said, Eski Said’den çıkmaya çalıştığı bir zamanda, rehbersizlikten ve nefs-i emmârenin gururundan gayet müthiş ve mânevî bir fırtına içinde akıl ve kalbim hakaik içerisinde yuvarlandılar. Kâh Süreyya’dan serâya, kâh serâdan Süreyya’ya kadar bir sukut ve suud içerisinde çalkanıyorlardı. İşte, o zaman müşahede ettim ki, Sünnet-i Seniyyenin meseleleri, hattâ küçük âdâbları, […]
Yusuf Aslan
22:35 - 12 Aralık 2014
0 Yorumlar
Din mücedditliği için yola çıkanlardan bir kısmı süreçte din münekkidi haline geldi. Zira kalkıştıkları iş boylarını aşıyor. Ruh ile gidilecek makama nefis ile varmaya çalışıyorlar. Dini yenileme adında büyük bir çarpıklıkla karşı karşıyayız. Hatta çarpıklık anıtlarıyla karşı karşıyayız. Bugünkü ilahiyatçıların bir kısmı gerçekten de din müceddidi değil din münekkidi haline geldi. Mustafa A’zami gibi bir […]
Arif
10:46 - 10 Aralık 2014
0 Yorumlar
Denebilir ki ’’Yüce Allah (c.c) Kur’an’ı korumayı bizzat üstlenmiştir. Ama hadisler için aynı durum söz konusu değildir.” Buna cevaben deriz ki: Yüce Allah (c.c)’ın korumayı üstlendiğini belirttiği şeyin, Kur’an değil, ’’Zikir” olduğu ve buradaki ”Zikir”in, Sünnet’i de kapsadığı yolunda kuvvetli beyanlar bulunması bir yana, Kur’an’m korunması olgusunun nasıl gerçekleştiği sorusu da önemlidir. Yüce Allah (c.c) […]
Arif
10:42 - 10 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bizce bunun en makul yolu..Sahabe, önceleri konjonktürel ve lokal sebeplerle ilmi/hadisleri yazıyla kaydetmenin ve yazıya geçirilen bu malzemenin sürekli saklanmasının -çünkü Sahabe’nin bir kısmının, ezberlemek için yazdığını ve ezberledikten sonra yazılanı sildiğini biliyoruz, karşısında iken, daha sonraları bu sebeplerin ortadan kalkması yanında yazıya geçmenin zarureti de kendini hissettirince bu yola dönmüştür. Zira yazım taraftarı olmadıkları […]
Arif
10:40 - 10 Aralık 2014
0 Yorumlar
Kur’an Hz. Peygamber (s.a.v)’e emrediyor: ‘De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.’’’ Bu ayette iki enteresan nokta vardır: Ayette, “Allah’ı seviyorsanız Kur’an a veya Allah’ın emirlerine uyun” denmeyip, münhasıran Hz. Peygamber (s.a.v)’e uymanın emredildiğine bilhassa dikkat edilmelidir. Demek ki Allah’ı sevmenin göstergesi Hz. Peygamber (s.a.v)’e uymaktır. Başka ifadeyle […]

0 Yorumlar