İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
00:25 - 2 Aralık 2014
Yüce Allah’ın: “el-hamdülillah” buyruğu ile ilgili olarak Cafer es-Sadık’ın şöyle dediği de zikredilmektedir: Şanı yüce Allah’ı kendi zatını nitelendirdiği şekilde sıfatlarıyla öven kimse Allah’a hamdetmiş olur. Çünkü “hamd” kelimesi, “h, m, d” harflerinden meydana gelmiştir. Ha, vahdaniyyetten, mim, mülkten, dal ise deymumiyyetten (devamlılıktan, bekadan) gelmektedir. Yüce Allah’ı vahdaniyeti, deymumiyeti ve mülküyle tanıyıp bilen bir kimse gereği […]
Arif
00:22 - 2 Aralık 2014
0 Yorumlar
Yüce Allah’ın Hz. Âdem’i cennetten çıkartması ve onu yeryüzüne indirmesi bir ceza değildi. Çünkü tevbesini kabul ettikten sonra, yeryüzüne indirmiştir. Hz.Âdem’i yeryüzüne indirmesi, ya onu te’dip içindi veya sıkıntısını (mihnetini) ağırlaştırmak için idi. Hz. Âdem’in yeryüzüne indirilmesi ve oraya yerleştirilmesi ile ilgili doğru açıklama şekli budur: Bunda yüce Allah’ın ezelî hikmeti açıkça ortaya çıkmıştır. Bu […]
Arif
00:17 - 2 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bu âyet-i kerime ile yüce Allah’ın: “0 halde kendinizi temize çıkarmayın, Övmeyin” (en-Necm, 53/32) âyeti, kişinin kendi diliyle kendisini temize çıkarmaktan, övmekten uzak durmasını asıl temiz ve temizlenmiş olanın filleri güzel olup, yüce Allah’ın temize çıkardığı kimse olduğunu bildirmesini gerektirmektedir. O halde insanın kendi kendisini temize çıkarıp tezkiye etmesine itibar olunmaz. Asıl muteber olan, yüce […]
Arif
00:14 - 2 Aralık 2014
0 Yorumlar
Kişiyi başkasına muhtaç düşürecek kadar fakirliğin hoşlanılmayan bir şey, azdıran zenginliğin de yerilen bir şey olduğunu, ilim adamları ittifakla kabul etmekle birlikte bu hususta farklı kanaatlere sahiptirler. Kimisi, zenginliğin faziletli olduğu kanaatini ileri sürmektedir. Çünkü zenginin hayır yapma gücü vardır. Fakirin ise acizliği söz konusudur. Güç ve iktidar sahibi olmak ise acizlikten daha faziletlidir. el-Maverdi […]
Arif
00:00 - 2 Aralık 2014
0 Yorumlar
“Sen zevcenle birlikte” buyruğundaki “zevce” kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de “zevç” şeklinde kullanılır. Buna dair açıklamalar daha önceden geçmiştiMüslim’in Sahih’inde yer alan bir hadiste ise “zevce” şeklinde geçmektedir. Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka’neb anlattı, dedi ki: Bize Hammad b. Seleme, Sabit el-Bünânî’den, o Enes’ten rivayetle dedi ki: Peygamber (s.a) hanımlarından birisi ile birlikte iken yanından bir […]
Arif
22:54 - 29 Kasım 2014
0 Yorumlar
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz, sana da bu Zikri (Kur’ân’ı), insanlara kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın diye indirdik.” (en-Nahl, 16/44) Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “Onun emrine aykırı hareket edenler, kendilerine bir mihnet veya acıklı bir azabın gelip çatmasından çekinsinler.” (en-Nur, 24/63) Yine yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak ki sen dosdoğru yola ulaştırısın.” (eş-Şûra, […]
Arif
22:41 - 29 Kasım 2014
0 Yorumlar
Yüce Allah bu sûrede, büyük günahları yasakladığından dolayı bunlardan sakınmaya karşılık, küçük günahların yükünü hafifleteceği vaadinde bulunmaktadır. Bu ise günahların, büyük ve küçük günahlar olmak üzere iki kısma ayrıldığının delilidir. Tevil ehli (müfessirler) ile fukahâ bu görüştedir. Yine onlann görüşlerine göre, büyük günahlardan sakınmak şartıyla dokunmak ve bakmak, bu onun için vacib olduğundan dolayı değil- […]
Arif
22:30 - 29 Kasım 2014
0 Yorumlar
24- Hayata Ve Cemiyete Bakışı Ebû Hanîfe gayet derin düşünce, uzak görüş, geniş akıl sahibi bir zattı. Gözü Önünde cereyan eden işlerin sebeplerini ve neticelerini tanıma hususunda gayet maharetli ve nüfuz-u nazar sahibi idi. Hayatı iyi tanırdı. Çarşı pazarda alâkası vardı. Ticaretle iştigal eder, halkla alış-verişte bulunur, hayatta ne oluyor, bilirdi. Fıkıh ve Hadis ilmini […]
Arif
22:28 - 29 Kasım 2014
0 Yorumlar
Bu hususta ilim adamlarının farklı görüşleri vardır. Acaba peygamberlerin -Allah’ın selamı hepsine olsun- kendileri sebebiyle sorgulanacakları ve siteme maruz kaldıkları küçük günahları işledikleri olmuş mudur, olmamış mıdır? Bununla birlikte bütün ilim adamları peygaberlerin büyük günahları işlemekten, aynı şekilde ayıplanmayı, eksikliği ve düşüklüğü gerektiren her türlü alçaltıcı işten de masum olduklarını ittifakla kabul etmişlerdir. Kadı Ebû […]
Arif
14:54 - 29 Kasım 2014
0 Yorumlar
Şefaat: “Onun izni ile olmaksızın nezdinde kim şefaat edebilir?” buyruğunda mübteda olarak merfudur. de onun haberidir. O ise ın? sıfatıdır. Bedel de kabul edilebilir. Zâid olduğu da kabul edilebilir. Bu âyet-i kerîmede yüce Allah´ın dilediği kimselere şefaat izni vereceği belirtilmektedir. Bunlar ise peygamberler, alimler, mücahidler, melekler ve bunların dışında Allah´ın kendilerine ikramda bulunduğu ve şereflendirdiği kimselerdir. […]

0 Yorumlar