Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
22:59 - 5 Temmuz 2015
Bediüzzaman Hazretleri Hutbe-i Şamiye isimli eserinde, “Biz Kur’an şakirdleri olan Müslümanlar, burhana tâbi oluyoruz. Akıl ve fikir ve kalbimizle hakaik-i imaniyeye giriyoruz. Başka dinlerin bazı efradları gibi ruhbanları taklid için burhanı bırakmıyoruz.” buyurur. Yine bir başka eserinde de, “Her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mehenge vurunuz. Eğer […]
Arif
22:56 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bu soru, mezhepsizlerin ve dinsizlerin, müslümanları köşeye sıkıştırmak maksadı ile sordukları bir sorudur. Zira bu soruya muhatap olan, “Peygamberimizin mezhebi yoktu” dese, bu sefer soru sahibi, “O zaman bu mezhepler nereden çıktı?” diyecek; yok eğer, “Peygamberimiz Hanefi idi, ya da Şafi idi” dese, bu sefer de bir mezhebi Peygamberimize isnad ederek hata etmiş olacak; eğer […]
Arif
22:49 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Daha hicri ilk asırda Haricîler eliyle başladı sünnete mesafeli olma akımı. Kur’an’ı yanlı ve yanlış yorumlayan Haricî mantığına karşı Hz. Ali, onlara “sünnetle gidin”, tembihinde bulunmuştu. Sonradan dini öğrenen, “Hâkimiyet Allah’ındır” ayetini slogana dönüştüren bu zihniyet, sünnete dayanmayan Kur’an anlayışıyla Hz. Ali’yi hunharca katletti. Daha sonra hadislere karşı saldırı batılı oryantalistlerden geldi. İslam kaynaklarıyla fikrî […]
Arif
22:45 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Sünnetin kanıt olmadığına ınananlarin zayıf(!) delilleri: Sünnetin hüccet olduğunu kabul etmeyenler derler ki: Rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v), Yahudileri çağırmış ve onlara bazı şeyler sormuştur. Onlar da bildiklerini anlatmışlar ve bu arada Hz. İsa’ya bir hayli yalan isnad etmişlerdir. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v), minbere çıkarak bir hutbe irâd etmiş ve: “(İleride) benden, çok sayıda hadis […]
Arif
22:40 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünnetine ve ashâbının (r.a) yoluna bağlı olan ve onların izlediği dini yol ve metodu benimseyenler. Kitap ve Sünnet üzerinde ittifak etmiş, ihtilâf ve tefrikadan sakınmış, dinde münakaşaya sebep olan hususlarda aklı değil, Kitap ve Sünneti kaynak alan, nasları esas kabul eden topluluk. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünnetine tâbı olanlara ehl-i sünnet; onun sahâbîlerini […]
Arif
03:49 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Ümmetin İmamlarının Sünnete Sımsıkı Sarıldıklarını, Gösterdiği Yola Rûm Olduklarını, Ona Uymaya Teşvik ve Muhalefetten Men Ettiklerini Gösteren Haberler Ebû Ubeyd el-Kâsım b. Sellâm (223/838), Kitâbu’l-Kadâ adlı eserinde ve Dârimî (255/868), Sünen’inde Meymun b. Mihran’ın, şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Hz. Ebû Bekir (r.a), kendisine bir dâva geldiği zaman, Allah’ın Kitabı ‘na bakardı; eğer orada dâvayı halledecek […]
Arif
02:57 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Sünnetin delil olduğunu gösteren pek çok hadîs-i şerîf rivayet edilmiştir. Bu bölümün başında, bunu ifade eden ve savunan rivayetler geçti. Bu konuda çok çeşitli haberler vârid olmuştur. Bunları dört grup altında toplamamız mümkündür. Birinci Grup Hadisler: Burada vereceğimiz hadisler, ana başlıklarıyla şu konuları ortaya koymaktadır: 1- Hz. Peygamber (s.a.v), kendisine, Kur’ân ve onun dışında hadis […]
Arif
02:35 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Allah Teâlâ’mn Kitabı, sünnetin delil oluşunu kesin olarak ifade eden pek çok âyet-i kerîmeyle doludur. Bu âyet-i kerîmeler, birkaç gruba ayrılmaktadır. Bazen bir âyet-i kerîme, birden fazla gruba ait olabilmektedir. Biz, burada beş grubu zikretmekle yetineceğiz. Birinci Grup Âyetler: Hz. Peygamber (s.a.v)’e iman etmenin vâcib olduğunu gösteren âyet-i kerîmelerdir. Burada Hz. Peygamber’e imanla […]
Arif
02:06 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
… Geçen açıklamalarımızdan anlaşıldı ki; sünnetin hüccet oluşu dinî bir zarurettir ve bu, hiç birinin kalbinde şek ve şüphe bırakmayacak şekilde en açık delillerle ortaya konmuştur. Ancak -sözüm ona- İslâm’ı desteklemek, onu kendisine arız olan tebdil ve tağyirden temizlemek ve muhafaza etmek isteyen bazıları, aklı zayıf müslümanların kalbini bozacak, sünnetin hüccet oluşunu ortadan kaldıracak birtakım […]
Arif
13:04 - 4 Temmuz 2015
0 Yorumlar
1-Kuvve-i Ilm 2-Kuvve-i Gazap 3-Kuvve-i Şehvet 4-Kuvve-i Adl 1-İlim Kuvveti Bu dört kuvvenin ilki olan ilim kuvveti övülmüş/ beğenilmiş bir kuvvedir ki, sözlerde olan doğru ve yalan, itikâttaki sevap ve hata, işlerde olan iyilik ve fenalık bu kuvvenin güzelliği ve salâhı [iyiliği, faziletli olması] ile bilinir. Eğer bu kuvve sâlih [iyi, iyi işler sahibi] olur ise […]

0 Yorumlar