İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
01:36 - 3 Temmuz 2015
Genel bir bakışla, sünnetin karakteristiğinin gerçekçilik ve esneklik yani uygulanabilirlik olduğunu söylememiz mümkündür. Aslında bunlar, İslam’ın da genel havasını yansıtan özellikleridir. Biliyorsunuz dinimiz, en son dindir. Peygamberimiz de en son peygamber. Kıyamete dek geçerli olan Kur’an-ı Kerîm ve onun birinci elden açıklaması ve uygulama biçimi olan Sünnet, her türlü şart altındaki inananların meselelerine çözüm getirecek […]
Arif
01:28 - 3 Temmuz 2015
0 Yorumlar
…Bu ilk İslâm nesli sahâbilerin ne Hz. Peygamber’in sağlığında ne de ondan sonraki günlerde, “Kur’ân-ı Kerîm’i biz anlarız, ondan anladığımız da İslâm’ın tâ kendisidir” diyerek Hz. Peygambere ve onun Sünnetine başvurmamak gibi bir tavırları asla görülmemiştir. Aksine bütün işlerinde ve karşılarına çıkan yeni olay ve durumları değerlendirmede Kitap ve Sünneti esas almışlardır. Meselâ ilk halife […]
Arif
01:17 - 3 Temmuz 2015
0 Yorumlar
“İlahi iradenin hayata müdahalesinin son kez ve evrensel planda temsilcisi” olduğuna işaret ettiğimiz Hz. Peygamberin bu konumunu bir şekilde sınırlama anlamına gelen birtakım eğilim ve yaklaşımlara şahit olmaktayız. Hangi niyet ve etki altında olursa olsun bu tür yaklaşımlar, netice itibariyle, Kur’an-ı Kerîm’in tanıttığı Hz. Peygamber’e aykırı olmakta birleşen yaklaşımlardır. 1-Zaman Yönünden Sınırlama /Tarihselci Yaklaşım […]
Arif
01:11 - 3 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Hz. Peygamber, kültürel açıdan içerden kirlenmenin en ağırı olarak kendisi adına uydurulacak yalanları görmüş ve bu konuda en ciddi tehdit ve uyarıyı, “Kim, kasten benim adıma yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın!”(Buhari,İlm,38) hadisiyle yapmıştır. Öte yandan da “Sözümü duyan, duyduğu gibi belleyip nakledenlerin Allah yüzlerini ak etsin!”(Ebu Davud,İlm 10) teşvikinde bulunmuştur. İşte bu tebliğ görevi ve […]
Arif
01:03 - 3 Temmuz 2015
0 Yorumlar
..İşte tam bu noktada Hz. Peygamber’in zor zamanları, zulüm ve kriz ortamlarını aşmak için iki ayrı yöntem izlediğini tespit etmekteyiz. Birincisi,geçmişten örnekler vererek müslümanların sabırlı davranmasını istemek. İkincisi, ileride ulaşılacak aydınlık ufukları haber vermek, müjdelemek, böylece müslümanlara ümit vermek ve onların güçlükler karşısında dayanıklı olmalarını sağlamak Şimdi bu iki uygulamayı bir iki örnekle canlandıralım. Müslümanlığın […]
Arif
00:54 - 3 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Âişe radıyallahu anha der ki: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bir şey yaptı ve onun yapılmasına ruhsat/izin verdi. Fakat bir grup müslüman onu işlemekten (hoşlanmadı ve) uzak durdu. Onların bu halleri Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e ulaştı. Bunun üzerine Allah’a hamd ettikten sonra şöyle buyurdu: “Bazılarına ne oluyor ki, benim bizzat işlediğim (ve yapılmasına ruhsat […]
Arif
17:23 - 2 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Sünnetin itidal çizgisinden şu veya bu gerekçe ile yan çizmek isteyenler, bir başka ifade ile, müslümanlığa rağmen müslüman olmaya kalkışanlar ile, müslümanlıktan öte müslüman olmaya yeltenenler Hz. Peygamber için hüzün ve öfke konusu olmuştur. Konu ile ilgili Resûlullah’ın ikazları çok ciddî tehdit unsurları taşımaktadır.4 Aişe (r. anha) anlatmıştır: Nebî (s.a.)’in bizzat işlediği ve yapılmasına […]
Arif
14:54 - 2 Temmuz 2015
0 Yorumlar
‘Gerçeği söylemek, gerçeğin hakkıdır. Hz. Peygamber’in insanlığa yönelik evrensel şefkat ve merhametinde sevgi, af ve iyilik yanında, “Allah için” olmak kaydıyla öfke de vardır. O sallahu aleyhi ve sellem “Amellerin en üstünü Allah için sevmek, Allah için öfkelenmek, kin tutmaktır” buyurur. Sevgiye olduğu gibi öfke ve kine de “Allah için olmak” gibi aşkın ve […]
Arif
14:49 - 2 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Hemen işâret edelim ki, bazılarının sandığı gibi İslâm’da cihad, asla bir din değiştirme ya da zorla İslâmlaştırma ilke ve hareketi değildir Zira “dinde zorlama (yani zorla din kabul ettirme) yoktur.” Unutulmamalıdır ki ikrah yani zorlama, fiilden önce ihtiyar(seçme) gücünü ortadan kaldırmak demektir. Bu mânâda İslâm kimseyi zorlamaz. Müeyyide ise, işlenmiş bir hatanın bedelidir. Bu da […]
Arif
14:23 - 2 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Birileri “indirilen din” ve “uydurulan din” sloganını bulmuş. Sınırlarını kendilerinin çizdikleri dine indirilen, buna aykırı gördükleri din yorumuna da uydurulan din yaftasını yapıştırmaktalar.Bunların meşhur olanlarından birisine itiraz sadedinde size göre tarihte İslâm’ı doğru anlayan kimse çıkmamış dediğimde; “Hayır, doğru anlayanlar çıkmıştır. Ancak Ehl-i Sünnet onlara zındık yaftasını yapıştırarak mahkum etmiştir” cevabını vermişti.Ehl-i Sünnet, onlara göre […]

0 Yorumlar