Sünnetin genel karakteristiği nedir ?

Genel bir bakışla, sünnetin karakteristiğinin gerçekçilik ve es­neklik yani uygulanabilirlik olduğunu söylememiz mümkündür. Aslında bunlar, İslam’ın da genel havasını yansıtan özellikleridir. Biliyorsunuz dinimiz, en son dindir. Peygamberimiz de en son peygamber. Kıyamete dek geçerli olan Kur’an-ı Kerîm ve onun bi­rinci elden açıklaması ve uygulama biçimi olan Sünnet, her türlü şart altındaki inananların meselelerine çözüm getirecek […]

Daha fazla oku
İslâmî Yapılanmada Model Ve Metodoloji Olarak Sünnet

…Bu ilk İslâm nesli sahâbilerin ne Hz. Peygamber’in sağlığında ne de ondan sonraki günlerde, “Kur’ân-ı Kerîm’i biz anlarız, ondan anladığımız da İslâm’ın tâ kendisidir” diyerek Hz. Peygambere ve onun Sünnetine başvurmamak gibi bir tavırları asla görülmemiştir. Aksine bütün işlerinde ve karşılarına çıkan yeni olay ve durumları değerlendirmede Kitap ve Sünneti esas almışlardır. Meselâ ilk halife […]

Daha fazla oku
Hz.Peygamber’e Sınırlamacı/Kısıtlamacı Yaklaşım

“İlahi iradenin hayata müdahalesinin son kez ve evrensel plan­da temsilcisi” olduğuna işaret ettiğimiz Hz. Peygamberin bu ko­numunu bir şekilde sınırlama anlamına gelen birtakım eğilim ve yaklaşımlara şahit olmaktayız. Hangi niyet ve etki altında olursa olsun bu tür yaklaşımlar, netice itibariyle, Kur’an-ı Kerîm’in tanıttı­ğı Hz. Peygamber’e aykırı olmakta birleşen yaklaşımlardır.   1-Zaman Yönünden Sınırlama /Tarihselci Yaklaşım […]

Daha fazla oku
Peygamberimizin,İç Kaynaklı Kültürel Kirlenmeye Karşı Aldığı Tedbirler

Hz. Peygamber, kültürel açıdan içerden kirlenmenin en ağırı olarak kendisi adına uydurulacak yalanları görmüş ve bu konuda en ciddi tehdit ve uyarıyı, “Kim, kasten benim adıma yalan uy­durursa cehennemdeki yerine hazırlansın!”(Buhari,İlm,38) hadisiyle yapmış­tır. Öte yandan da “Sözümü duyan, duyduğu gibi belleyip nak­ledenlerin Allah yüzlerini ak etsin!”(Ebu Davud,İlm 10) teşvikinde bulunmuştur. İşte bu tebliğ görevi ve […]

Daha fazla oku
İki Olay İki Yöntem

..İşte tam bu noktada Hz. Peygamber’in zor zamanları, zulüm ve kriz ortamlarını aşmak için iki ayrı yöntem izlediğini tespit etmekteyiz. Birincisi,geçmişten örnekler vererek müslümanların sabırlı davranmasını istemek. İkincisi, ileride ulaşılacak aydınlık ufukları haber vermek, müjdelemek, böylece müslümanlara ümit vermek ve onların güçlükler karşısında dayanıklı olmalarını sağlamak Şimdi bu iki uygulamayı bir iki örnekle canlandıralım. Müslümanlığın […]

Daha fazla oku
Sünnet,Evrensel Çapta Yapılmış İslamın Yorumudur

Âişe radıyallahu anha der ki: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bir şey yaptı ve onun yapılma­sına ruhsat/izin verdi. Fakat bir grup müslüman onu işlemekten (hoşlanmadı ve) uzak durdu. Onların bu halleri Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e ulaştı. Bunun üzerine Allah’a hamd ettikten son­ra şöyle buyurdu: “Bazılarına ne oluyor ki, benim bizzat işlediğim (ve yapılmasına ruhsat […]

Daha fazla oku
İfrat ve Tefrid

  Sünnet’in itidal çizgisinden şu veya bu gerekçe ile yan çizmek isteyenler, bir başka ifade ile, müslümanlığa rağmen müslüman olmaya kalkışanlar ile, müslümanlıktan öte müslüman olmaya yeltenenler Hz. Peygamber için hüzün ve öfke konusu olmuştur. Konu ile ilgili Resûlullah’ın ikazları çok ciddî tehdit unsurları taşımaktadır.4 Aişe (r. anha) anlatmıştır: Nebî (s.a.)’in bizzat işlediği ve yapılmasına […]

Daha fazla oku
Şefkat – Sevgi ve Öfke irtibatı

  ‘Gerçeği söylemek, gerçeğin hakkıdır. Hz. Peygamber’in insan­lığa yönelik evrensel şefkat ve merhametinde sevgi, af ve iyilik yanında, “Allah için” olmak kaydıyla öfke de vardır. O sallahu aleyhi ve sellem “Amellerin en üstünü Allah için sevmek, Allah için öfkelenmek, kin tutmaktır” buyurur. Sevgiye olduğu gibi öfke ve kine de “Allah için olmak” gibi aşkın ve […]

Daha fazla oku
İslam’da Cihad

Hemen işâret edelim ki, bazılarının sandığı gibi İslâm’da cihad, asla bir din değiştirme ya da zorla İslâmlaştırma ilke ve hareketi değildir Zira “dinde zorlama (yani zorla din kabul ettirme) yoktur.” Unutulmamalıdır ki ikrah yani zorlama, fiilden önce ihtiyar(seçme) gücünü ortadan kaldırmak demektir. Bu mânâda İslâm kimseyi zorlamaz. Müeyyide ise, işlenmiş bir ha­tanın bedelidir. Bu da […]

Daha fazla oku
İndirilen din”, “uydurulan din”

Birileri “indirilen din” ve “uydurulan din” sloganını bulmuş. Sınırlarını kendilerinin çizdikleri dine indirilen, buna aykırı gördükleri din yorumuna da uydurulan din yaftasını yapıştırmaktalar.Bunların meşhur olanlarından birisine itiraz sadedinde size göre tarihte İslâm’ı doğru anlayan kimse çıkmamış dediğimde; “Hayır, doğru anlayanlar çıkmıştır. Ancak Ehl-i Sünnet onlara zındık yaftasını yapıştırarak mahkum etmiştir” cevabını vermişti.Ehl-i Sünnet, onlara göre […]

Daha fazla oku