İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
03:00 - 27 Haziran 2015
“EI-Muhit” adlı kitapta yazıldığına göre, Şeriatta mütevater hadisleri inkâr eden kişi kâfirdir. Meselâ; ipek giyinmenin erkeklere haram olması gibi. Yine bir kimse vitir namazının esasını inkâr ederse, yahut kuşluk namazının esasını inkâr ederse yine kâfir olur. Burada Şeriat kaydını koymasının sebebi, şeriatla ilgili olmayan tevatür derecesindeki haberleri inkâr edenin kâfir olmayacağına binaendir. Mesela; Hâtem-i Tâî’nin […]
Arif
01:19 - 27 Haziran 2015
0 Yorumlar
“Ve o nefy ve yolculuk ise, âlem-i ervâhtan, rahm-ı mâderden, sabâvetten, ihtiyarlıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, Sırattan geçer bir uzun sefer-i imtihandır.(Sözler,35)” sırrınca kabir alemi, insan için ebet yolculuğunda mutlaka ki uğranılması gereken bir istasyon, bir duraktır. Bir başka ifade ile bir salondur, bilhassa bir bekleme salonu. Ruhlar aleminden bu aleme gelen insan, ömrünü tamamladığı […]
Arif
22:17 - 26 Haziran 2015
0 Yorumlar
Zekat Vecibesinin Hikmeti Doğruya ulaşmak isteyerek Şeriatımızı araştıran şu taife, zengin olan | Müslümanlara zekatın farz olduğunu öğrendiklerinde onu da pek ziyade takdir ettiler. Nasıl etmesinler ki hemcinslerine muavenet keyfiyetini din rükünlerinden kılmanın iyilikleri ne derece âli ve ne kadar büyüktür. Her sene fakirlere mallarının bir miktarını vermeleriyle zenginlerin in-sanlık şiarı sayılan şefkat ve merhamet […]
Arif
14:56 - 26 Haziran 2015
0 Yorumlar
ORUÇ VE İLGİLİ HÜKÜMLER Sakız Çiğnemek : Sakız çiğnemek mutlaka mekrûhsa da, fukahadan bir kısmı yaz aylarında tarla-ve bahçede veya ağır işlerde çalışan işçilerin iyice özü alınmış sakızı çiğnemelerinde kerahet olmadığını söylemiştir. Bunun dışında içindeki özü alınmadan çiğnenen sakız orucu bozar. Özü iyice alınmış olanı ise, orucu bozmaz ama mekruhtur.[1] Özürsüz Gıda Maddelerinden […]
Arif
03:01 - 25 Haziran 2015
0 Yorumlar
İnsan dua etmeye başlayınca kainat kaybolur. İşte bu dua gerçek duadır. Ötekileri de küçümsemeyelim. Her fert nasibi kadar yük taşır, her işin aslını Cenab-ı Hak bilir. İnsan duaya durunca her şey kaybolur dedik ya; bir tek O kalır. Ezeli ve ebedi olan, eşi-benzeri olmayan, rahman ve rahim olan Cenab-ı Hak. İnsan gücünü, aklını, varlığını bir […]
Arif
01:32 - 24 Haziran 2015
0 Yorumlar
11.ŞUA Sekizinci Meselenin Bir Hülasası Yedincide haşri çok makamattan soracaktık. Fakat Hâlıkımızın isimleriyle verdiği cevap o derece kuvvetli yakîn ve kanaat verdi ki, daha başka sorgulara ihtiyaç bırakmadığından, orada kısa kestik. Şimdi bu meselede, âhiret imanının, hem âhiretin saadetine, hem dünya saadetine dair temin ettiği faydalar ve neticelerinden yüzden biri hülâsa edilecek. Saadet-i uhreviyeye ait […]
Arif
01:14 - 24 Haziran 2015
0 Yorumlar
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Akşama erdiğinizde ve sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tesbih edin. Göklerde ve yerde olanların hamd ve senâsı Ona mahsustur. Gündüzün sonuna doğru ve öğle vaktine erişince de Allah’ı tesbih edip namaz kılın. Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü O diriltir. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız. Yine Onun âyetlerindendir […]
Arif
00:58 - 24 Haziran 2015
0 Yorumlar
Beka-i ruh ve melâike ve haşre dairdir. Şu makam, iki maksad-ı esas ile bir mukaddimeden ibarettir. Mukaddime MELÂİKE ve ruhaniyâtın vücudu, insan ve hayvanların vücudu kadar kat’îdir denilebilir. Evet, On Beşinci Sözün Birinci Basamağında beyan edildiği gibi, hakikat kat’iyen iktiza eder ve hikmet yakînen ister ki, zemin gibi, semâvâtın dahi sekeneleri bulunsun ve zîşuur sekeneleri […]
Arif
00:36 - 24 Haziran 2015
0 Yorumlar
Öldükten sonra dirilme, Ahiret Alemi, Cennet ve Cehennem. İçinde Yaşadığımız Dünyada, Ahiretin Varlığını Gösteren Deliller. Haşir Bahsi İHTAR: Şu risalelerde teşbih ve temsilleri hikâyeler suretinde yazdığımın sebebi, hem teshil, hem hakaik-ı İslâmiye ne kadar makul, mütenasip, muhkem, mütesanit olduğunu göstermektir. Hikâyelerin mânâları, sonlarındaki hakikatlerdir. Kinâiyat kabilinden, yalnız onlara delâlet ederler. Demek hayalî hikâyeler […]
Arif
00:13 - 24 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hiç mümkün müdür ki, zerrelerden güneşlere kadar cereyan eden hikmet ve intizam, adalet ve mizanla Rububiyetin saltanatını gösteren Zât-ı Zülcelâl, Rububiyetin cenah-ı himayesine iltica eden ve o hikmet ve adalete iman ve ubûdiyetle tevfik-i hareket eden mü’minleri taltif etmesin? Ve o hikmet ve adalete küfür ve tuğyan ile isyan eden edepsizleri te’dip etmesin? Halbuki […]

0 Yorumlar