Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
13:03 - 18 Haziran 2015
Emr âlemini, bir televizyon yayın merkezine benzetir, insan bedenini de televizyon alıcısı yerine koyarsak, ruh; stüdyodan yayılan TV dalğalarına benzer. Nasıl ki TV olayında bu dalgalar TV stüdyosunun bir parçası değilse ve ancak mönitöre yansıdığı zaman televizyon merkezindeki görüntüyü bize iletiyorsa ruhlar da Allah’ın bir parçası değildir. Ancak O’nun sıfatının bir tecellisidir. Böylece ruhun ilahi […]
Arif
15:36 - 10 Haziran 2015
0 Yorumlar
Bir hadis-i kudsîde “Kullarımdan bazısına fakirlik layık olur, eğer ona zenginlik versem hâli bozulur; bazı kullarıma da zenginlik layık olur, eğer onu fakır kılsam hâli bozulur” buyrulmuştur. Bu hadis yukarıda adı geçenlerin hepsini içine alır. Herkesin istidat ve kabiliyetine gerektirirse ona göre muamele olunur. Mesela Zeyd’in tavır ve fiilleri Amr’ın tavır ve fillerinden iyi ve […]
Arif
15:28 - 10 Haziran 2015
0 Yorumlar
Nebiler ve velîlerden yardım ve şefaat istemek (istimdâd ve istisfâ) Hakk’ın iradesiyle olabilir. Allah’ın iradesiyle ilgili olmadıkça bir kimseye yardım ve şefaat edemezler. Zamanımızda böcekler gibi olan insanlar o ılâhî emir ile amel etmeyip yasaklardan kaçınmayarak çeşitli haram ve münkerleri işlerken falan makamı ziyaret, filan makamın mevlidi için masraflar ve falan yerde zikr edilir diye […]
Arif
15:15 - 10 Haziran 2015
0 Yorumlar
Ey arif! Allah’ın hükmü, kazası ve kaderi vardır. Bunların her biri başka başkadır, yani zıt isimlerdir, eşanlamlı isimler değildir. Hakk’ın ezelî ilmi O’nun hükmüdür. Bildiği şeyleri ortaya çıkarmak O’nun kazasıdır. Ve o şeyleri var ettikten sonra birden yaratıp zahire çıkarması O’nun kudret ve kaderidir. Her şey O’nun kaza ve kaderiyledir. Bu âlemde ne olursa O’nun […]
Arif
22:08 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Âişe anlatıyor: Bir adam, Peygamber (s.a.v.)’e: “Anamın canını Allâh ansızın alıverdi. Ben öyle sanıyorum ki, eğer anam konuşabilseydi sadaka yapacaktı. Şimdi ben, anam adına sadaka yapayım mı?” diye sordu. Peygamber: “Evet, anan adına sadaka yap!” buyurdu.(Buhari,Vasaya,19) Hz. Âişe’nin naklettiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Her kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse onun nâmına […]
Arif
15:28 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Ebû Saîd ei-Hudrî şöyle demiştir: Ben, Peygamber (s.a.v.)’den işitmiştim, şöyle buyuruyordu: “(Kıyâmet günü) Rabbimiz kendi sâkın- dan/baldırından açar, derhal O’nun azametine her mü’min ve mü’mine secde eder. Yalnız dünyada insanlara göstermek ve halka işittirmek için secde eden secdesiz kalır. Gerçi öylesi de secde etmeye gider, fakat onun sırtı tek bir tabakaya döner”.(Buhari,Tefsir,Kalem Suresi-2) Bu […]
Arif
12:50 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Özellikle günümüzde Kur’ânda Allâh’ın Hz. Peygamber’e mucize vermediğini ifade eden âyetleri ileri sürerek Hz. Peygamber’in tek mucizesinin Kur’ân olduğunu iddia edenler vardır. Öyle anlaşılıyor ki, bu konunun üzerinde biraz durmamız gerekir. Şu bir gerçek ki, eskiden beri Hz. Peygamber’in (maddî) mucizeler gösterdiği hep kabul edilmiştir. Hatta Mu’tezile, Şia gibi fırkalar bile bu olguya itiraz etmemiştir. […]
Arif
12:35 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Özellikle günümüzde Hz. Peygamber’in gaybı bilmediğine, dolayısıyla gaybdan haber veren hadîslerin uydurma olduğuna dair birtakım iddialar vardır. Bu iddia sahipleri Kur’ân’a parçacı yaklaşmakta, âyetleri bir bütün içerisinde değerlendirememektedir. Şöyle ki: Şu bir gerçek ki, Kur’ân’da Hz. Peygamber’in gaybı bilmediğini ifade eden âyetler vardır: “Ben size ‘Allah’ın hâzineleri benim yanımdadır’, demiyorum, gaybı da bilmem’’ Bununla birlikte […]
Arif
12:24 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Ebû Hureyre’den rivâyet edildiğine göre Resûlullâh (a.s.) şöyle bu- yurdu: “Hayatım elinde olan Allâh’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlunun aranıza âdil bir hakem olarak inip haçı kırması, domuzu öt dürmesi ve cizyeyi kaldırması yakındır. O zaman mal öyle çoğalacak ki, kimse kabul etmeyecek.” Konuyla ilgili pek çok rivâyet vardır. Klasik görüşe göre mütevâtir olduğu malumdur. […]
Arif
01:42 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Kıyamet alametlerine dair pek çok hadis vardır. Burada kıyamet alametlerini reddeden bir anlayışa değinmek uygun olacaktır. Mesela S. Ateş şöyle der: “Âyetin açık ifadesine göre ansızın gelecek olan kıyametin gelmezden önce zuhur edecek alametleri de olamaz. Çünkü gelmezden önce birtakım alametleri görünecek olsa, ansızın değil, tedricen ve yavaş yavaş gelecek demektir. Alametlerinden geleceği anlaşılır. […]

0 Yorumlar