Varlık Tasavvuru

Varlığın maddeye, maddenin parçacıklara, parçacıkların enerjiye, enerjinin -mahiyetini bilemediğimiz- titreşimlere in­dirgenmesi, fiziki gerçekliği anlamamıza yarayacak bir yöntem olmaktan çok, giderek tabiat âlemi üzerinde hakimiyet kurmamı­zı sağlayan bir araç haline gelmektedir. Nitekim Descartes’tan bu yana bilim dünyasına hakim olan Kartezyen indirgemecilik, var­lıkları daha “kullanışlı” ve “araçsal” hale getirmek için en asgari unsurlarına indirgemekte ve bu hususi […]

Daha fazla oku
Hümanizm,Rönesans Hareketiyle Çıkmış Değildir

Hümanizma, sanıldığı gibi, Batı kültüründe, Rönesans hareketiyle ortaya çıkmış bir anlayış değildir Bu anlayışın kökleri Grek filozofu Protagoras’a kadar uzatılabilir. Hümanizma da aslında insan sevgisinin soysuzlaşmasıdır: Çifte standardın kaynacı da belki burada aranabilir. İnsan her şeyin ölçüsüyse (Protagoras), kendi çıkarına olan şeyler de iyidir! İnsan her şeyin ölçüsüyse insan sayısı kadar doğru vardır! Bu rekabet […]

Daha fazla oku
Cinsel İlişki (el-Cima) Hakkında

Aynı şekilde cinsel ilişki de, hevanın  ve sahibine birçok kötü hastalık ile belalar getiren hazzın tercih edilmesinin neden olduğu anormal durumlardan biridir. Bu, görmeyi zayıflatır, bedeni güçsüzleştirir, halsizleştirir, ihtiyarlığı hızlandırır, beyne ve sinirlere zarar verir, güç ve kuvveti azaltır. Ayrıca, burada ifade edilemeyecek sayıda daha birçok hastalıklara da neden olur. Nefsin, cinsel ilişkiden aldığı aşırı […]

Daha fazla oku
Cimrilik (el-Buhl) Hakkında

Bu huyun tamamen hevadan kaynaklandığını söyleme­miz mümkün değildir. Çünkü biz, fakirlikten aşırı de­recede korkmalarının, çok ilerisini düşünmelerinin, bela ve musibetlere karşı tedbir almada aşırıya kaçmalarının kendilerini cimri olmaya ve sahip olduklarını korumaya sevk ettiği bazı insanlar görürüz. Diğer bazı insanların da herhan­gi bir gayeye yönelik olmaksızın, sadece kendileri için mal bi­riktirmekten zevk aldıklarını görürüz. Yine […]

Daha fazla oku
Öfkenin Ortadan Kaldırılması Hakkında

Öfke, eziyet verenden intikam almaları için hayvanlar­da yaratılmıştır. Bu anormal durum aşırı olur ve aklı ortadan kaldıracak derecede kendi sınırını aşarsa, kendisine kızılandan daha fazla kızan kişiye zarar ve elem verir. Bundan dolayı akıllı kimsenin sık sık, kızgınlığı kendi­sini hemen o anda ve daha sonra kötü bir duruma getiren ki­şinin halini hatırlaması ve kızdığında da […]

Daha fazla oku
Kendini Beğenme (el-Ucb) Hakkında

Her insan, başka herşeyden daha çok, kendisini sevdiği için; sahip olduğu kötü özellikleri olduğundan daha küçük, iyi özellikleri de daha büyük görür. Di­ğer taraftan başka insanlardaki iyi ve kötü özellikleri -sevgi ve nefretten uzak olduğu için- gerçekte oldukları gibi değer­lendirir. Çünkü bu durumda söz konusu kişinin aklı saf olup heva tarafından kaplanmamış ve etkilenmemiştir. Bundan […]

Daha fazla oku
Aşk, Ünsiyet ve Haz Hakkında Bir Özet

Bahsedilen büyük ideal sahibi ve üstün nefisli insanlar bu beladan (şehvanî aşk) tabiatları ve huyları vasıta­sıyla kurtulurlar.  Çünkü onlar için adî, alçak ve sefil olmaktan, istek ve ihtiyacı açıkça belirtmekten, haksızlı­ğa ve kibre tahammül etmekten daha fazla elem veren hiçbir şey yoktur. Sonra onlar, aşıkların bu konularda katlanmak zorunda kaldıkları ıstırapları düşündüklerinde, sevmekten kaçınırlar, sabrederler […]

Daha fazla oku
İnsanın Kendi Hatalarını Bilmesi Hakkında

  Her birimizin, kendisini kendi dışındaki herşeyden daha çok sevmesinden, yaptıklarını onaylamasın­dan ve iyi kabul etmesinden dolayı hevasına engel olması ve ahlâkına, hayat şekline sırf akıl nazarından bakma­sı mümkün değildir. Bunun sonucunda da insan, neredeyse kendisindeki hataları ve kötü huyları ayırt edemez duruma gelir. Bunları ayırt edip bilemeyince de onlardan kurtulamaz. Çünkü onları kötü görme […]

Daha fazla oku
Bilimin Ardındaki Niyet ve Bilim ve Nesnel Eleştiri

Bilimin Ardındaki Niyet Günümüzde, bilim diye anılan gerçeklik aslında Hıristiyan Batı dünyasında, kilise ile mücadele etmek üzere sahneye çıkartılan, kökeninde dini dışlama niyetini taşıyan bir dizi düşünceler zinciridir. Ne var ki, günümüz insanı çoğunlukla andığımız nitelikteki bilimin temel amacını unutmuş olduğundan, “bilim” tarafından ileri sürülen iddiaların tümüne hakikatmiş gibi bakabilmekte; dahası, dogmatizmle mücadele ettiğini sandığı […]

Daha fazla oku
Dünyayı Aldatan İlim Adamları

  Doç. Dr. Sefa SAYGILI Bu yazımızda yaşadıkları 19. asırda fikirleri büyük revaç görmüş ve hakikati buldukları zannedilerek din gibi benimsen­miş; fakat aradan geçen kısa süreler bile onları yalanlamaya yet­tiği için terk edilmiş bazı şahısları ele alacağız. Dünyayı aldatanlar listesinde yer almaya layık gördüğümüz bu isimlerin birçok ortak özellikleri mevcut: Çoğu sıkı Hıristiyanlık eğitimi görmüş, […]

Daha fazla oku