Felsefe
Din ve Ahlak5 Haziran 2026
Arif
21:56 - 2 Haziran 2015
Ülkelerin en hayırlısı, sevgi etrafında oluşandır. Çünkü sevgi daimîdir. Nefret ve kin etrafında toplanma ayrılığa götürür. Bu da, yani sevgi ülkesi ya iyilik için, ya menfaat için, ya haz için ya da bunların bir bileşkesi için var olur, iyiliğe gelince, mesela hikmet ehlinin dostluğu böyledir, bu sebeple onların sevgileri kesilmez ve bu sevgi bedenî hazla […]
Arif
21:50 - 2 Haziran 2015
0 Yorumlar
[Doğası gereği kötü olan] ikinci kısma gelince, bunların kötülüğü ya başkasına geçer ya da kötülükleri başkasına sirayet etmez. Birinci haldekiler insanların en adisi ve en rezilleridir. Nasıl ilk gruptakiler yaratılışları bakımından en büyük hükümdarın benzerleri ise bunlar da doğaları bakımından en ulu hükümdarın zıddı olanlardır ve bunların mertebeleri de çoktur. [Topluma zarar veren] kötüler mutlaka […]
Arif
21:45 - 2 Haziran 2015
0 Yorumlar
Düşmanların zararlarından kurtulma üç şekildedir: Eğer mümkünse önce kendisiyle anlaşarak olur, eğer bu olmuyorsa birilerinin aracılığıyla olur. Sonra İkincisi, eğer verdikleri zarar dini bir yolla savul-muyorsa muhitinden uzaklaşıp kaçınarak olur. Sonra üçüncü olarak da zulme ve bir erdemsizliğe başvurmadan zorla ve kökünden sökerek zarar defedilir. Bu üçüncüsü, bazı şartlara bağlıdır, bunun zulüm ile olmaması lazımdır. […]
Arif
21:41 - 2 Haziran 2015
0 Yorumlar
Bilmelisin ki, candan dostluk ancak iki kişi arasında olur ve dolayısıyla mümkünse bir ile yetinmek en uygunudur. Zira bir kısımla ilgilenmek geri kalanların maslahatından geri durmayı gerektirir. Tam dostluk ve zirveye varan sevgiden daha kıymetli ve değerli hiçbir şey yoktur. Dünya nimetleri arasında içi dışı sana uyan sevgiliyle bir saat bir arada olmanın verdiği hazla […]
Arif
21:34 - 2 Haziran 2015
0 Yorumlar
…[Makam ve yetkinlikte denk olanların] ikinci grup olan düşmanlar da iki çeşittir: Yakındaki düşman ve uzaktaki düşman. Bunların her biri ya hasetçide olduğu gibi saklı ya da kincide olduğu gibi aşikârdır. Kişinin sırlarına muttali olduğu ve hangi yollarla zarar vereceğini bildiği için daha çok sakınılması gereken, yakındaki düşmandır. Eğer mümkünse, onların halini araştırmaya ve tahammül […]
Arif
17:24 - 16 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Pozitivist felsefeye göre; bir laboratuvar tecrübesinde duyu organları tarafından müşâhede edilemeyen hiçbir şeyin hakîkati yoktur. Dolayısıyla hakîkat, sadece laboratuvar tecrübesiyle ispatlanabilen ve beş duyu ile kontrol edilebilen keyfiyetlere mahsustur. İslâm ise beş duyunun idrakten âciz kaldığı “gayb”a da îmânı emrettiğinden, onun en büyük hasmı pozitivist felsefelerdir. Dînin mücerred hakîkatlerini reddeden bütün materyalist felsefelerin görüşleri “pozitivizm”e […]
Arif
20:53 - 9 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Modern insan kendisini hakikat seviyesine yükseltmeye çalışacağı yerde, hakikati kendi seviyesine indirmek istemektedir.Kendilerine”geleneksel bilimler”den veya saf metafizikten söz edildiği zaman, sadece “lâdinî bilim”in ve “felsefe”nin söz konusu olduğunu düşünen bu kadar çok insanın bulunması kuşkusuz bu nedenledir. Kişisel kanılar alanında her zaman tartışma olabilir, çünkü insan aklı düzeyi aşamaz ve çünkü insan hiçbir üstün ilkeye […]
Arif
16:12 - 2 Nisan 2015
0 Yorumlar
Pozitivizm, hakikati deneylere, pragmatizm menfaate, sosyolojizm ise onu cemiyete esir etmektedir. Bu sistemler hiçbir şeyi izah etmiş değillerdir. Onlar, ruhun görüş ve duyuş ufuklarının daraltılmasından doğmuşturlar. Ruh için bir iktidarsızlığın ifadesi oluyorlar. Pozitivizm, ruhu yalnız zekâdan ibaret farzederek duyguların ve iradenin varlığına hakikatler araştırmada değer vermiyor. İç hayatımızın en derin kaynaklarının onlarda bulunduğundan gaflet gösteriyor. […]
Arif
23:53 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Yolunu arayanın kendine yapacağı ilk telkin, her türlü devamlı çalışmadan zevk almak; dinlenme, eğlence ve çalışma zamanlarını düzene koymak telkini olacaktır. O bütün bunları yapmağa karar vermiyecek, «yapmak istiyorum veya yapacağım» demiyecektir. Belki «yapmaktayım, zaten yapıyorum!» diyecektir. Böylece o yavaş yavaş hakikaten boş durmaktan azap duyacak, çalışmak ona en devamlı, en büyük zevki vermeğe başlıyacak; […]
Arif
23:50 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Hayvan yularından çakılır, insan gözünden, kulağından çakılır. Bizim kadar aldanmağa hazır yaratık var mıdır? Yüzümüze gülenleri dost sanırız; kulağımıza gelen sözlere hemen inanırız. Etrafımızı dalkavuklar sarınca, kendimizi dev aynasında görmeğe başlarız. Artık bu hal ile bizde sağduyu mu kalır? Gözümüzü benlik perdesi bürüyerek kibir ve nahvetten her şeyin ve herkesin üstünde olduğumuzu zannettikten sonra nasıl […]

0 Yorumlar