Ülkelerin En Hayırlısı, Sevgi Etrafında Oluşandır

Ülkelerin en hayırlısı, sevgi etrafında oluşandır. Çünkü sevgi daimîdir. Nefret ve kin etrafında toplanma ayrılığa götürür. Bu da, yani sevgi ülkesi ya iyilik için, ya menfaat için, ya haz için ya da bunların bir bileşkesi için var olur, iyiliğe gelince, mesela hikmet ehlinin dostluğu böyledir, bu se­beple onların sevgileri kesilmez ve bu sevgi bedenî hazla […]

Daha fazla oku
[Topluma Zarar Veren] Kötüler Mutlaka Engellenmelidir

 [Doğası gereği kötü olan] ikinci kısma gelince, bunların kötü­lüğü ya başkasına geçer ya da kötülükleri başkasına sirayet etmez. Birinci haldekiler insanların en adisi ve en rezilleridir. Nasıl ilk gruptakiler yaratı­lışları bakımından en büyük hükümdarın benzerleri ise bunlar da doğala­rı bakımından en ulu hükümdarın zıddı olanlardır ve bunların mertebe­leri de çoktur. [Topluma zarar veren] kötüler mutlaka […]

Daha fazla oku
Düşmanların Zararlarından Kurtulma Hakkında

Düşmanların zararlarından kurtulma üç şekildedir: Eğer  mümkünse önce kendisiyle anlaşarak olur, eğer bu olmuyorsa birilerinin aracılığıyla olur. Sonra İkincisi, eğer verdikleri zarar dini bir yolla savul-muyorsa muhitinden uzaklaşıp kaçınarak olur. Sonra üçüncü olarak da zulme ve bir erdemsizliğe başvurmadan zorla ve kökünden sökerek zarar defedilir. Bu üçüncüsü, bazı şartlara bağlıdır, bunun zulüm ile olmaması  lazımdır. […]

Daha fazla oku
Dostluk

Bilmelisin ki, candan dostluk ancak iki kişi arasında olur ve do­layısıyla mümkünse bir ile yetinmek en uygunudur. Zira bir kısımla ilgi­lenmek geri kalanların maslahatından geri durmayı gerektirir. Tam dost­luk ve zirveye varan sevgiden daha kıymetli ve değerli hiçbir şey yoktur. Dünya nimetleri arasında içi dışı sana uyan sevgiliyle bir saat bir arada olmanın verdiği hazla […]

Daha fazla oku
Makam ve Yetkinlikte Denk Olan Düşmanlar Hakkında

…[Makam ve yetkinlikte denk olanların] ikinci grup olan düşmanlar  da iki çeşittir: Yakındaki düşman ve uzaktaki düşman. Bunların her biri ya hasetçide olduğu gibi saklı ya da kincide olduğu gibi aşikârdır. Kişinin sırlarına muttali olduğu ve hangi yollarla zarar vereceğini bildiği için daha çok sakınılması gereken, yakındaki düşmandır. Eğer mümkünse, onların halini araştırmaya ve tahammül […]

Daha fazla oku
İslam’ın En Büyük Düşmanı:Pozitivizm

Pozitivist felsefeye göre; bir laboratuvar tecrübesinde duyu organları tarafından müşâhede edilemeyen hiçbir şeyin hakîkati yoktur. Dolayısıyla hakîkat, sadece laboratuvar tecrübesiyle ispatlanabilen ve beş duyu ile kontrol edilebilen keyfiyetlere mahsustur. İslâm ise beş duyunun idrakten âciz kaldığı “gayb”a da îmânı emrettiğinden, onun en büyük hasmı pozitivist felsefelerdir. Dînin mücerred hakîkatlerini reddeden bütün materyalist felsefelerin görüşleri “pozitivizm”e […]

Daha fazla oku
Çağdaş İnsanın Bunalımı

Modern insan kendisini hakikat seviyesine yükseltmeye çalışacağı yerde, hakikati kendi seviyesine indirmek istemektedir.Kendilerine”geleneksel bilimler”den veya saf metafizikten söz edildiği zaman, sadece “lâdinî bilim”in ve “felsefe”nin söz konusu olduğunu düşünen bu kadar çok insanın bu­lunması kuşkusuz bu nedenledir. Kişisel kanılar alanında her zaman tartışma olabilir, çünkü insan aklı düzeyi aşa­maz ve çünkü insan hiçbir üstün ilkeye […]

Daha fazla oku
“Fert yok, cemiyet var!”

Pozitivizm, hakikati deneylere, pragmatizm menfaate, sosyolojizm ise onu cemiyete esir etmektedir. Bu sistemler hiçbir şeyi izah etmiş değillerdir. Onlar, ruhun görüş ve duyuş ufuklarının daraltılmasından doğmuşturlar. Ruh için bir iktidarsızlığın ifadesi oluyorlar. Pozitivizm, ruhu yalnız zekâdan ibaret farzederek duyguların ve iradenin varlığına hakikatler araştırmada değer vermiyor. İç hayatımızın en derin kaynaklarının onlarda bulunduğundan gaflet gösteriyor. […]

Daha fazla oku
Yolunu Arayanın Kendine Yapacağı İlk Telkin

Yolunu arayanın kendine yapacağı ilk telkin, her türlü devamlı çalışmadan zevk almak; dinlenme, eğlence ve çalışma zamanlarını düzene koymak telkini olacaktır. O bütün bunları yapmağa karar vermiyecek, «yapmak istiyorum veya yapacağım» demiyecektir. Belki «yapmaktayım, zaten yapıyorum!» diyecektir. Böylece o yavaş yavaş hakikaten boş durmaktan azap duyacak, çalışmak ona en devamlı, en büyük zevki vermeğe başlıyacak; […]

Daha fazla oku
Kibirden, Bencillikten Sonra Hakikat Tanınabilir Mi?

Hayvan yularından çakılır, insan gözünden, kulağından çakılır. Bizim kadar aldanmağa hazır yaratık var mıdır? Yüzümüze gülenleri dost sanırız; kulağımıza gelen sözlere hemen inanırız. Etrafımızı dalkavuklar sarınca, kendimizi dev aynasında görmeğe başlarız. Artık bu hal ile bizde sağduyu mu kalır? Gözümüzü benlik perdesi bürüyerek  kibir ve nahvetten her şeyin ve herkesin üstünde olduğumuzu zannettikten sonra nasıl […]

Daha fazla oku