Felsefe
Din ve Ahlak5 Haziran 2026
Arif
23:11 - 6 Mart 2015
Dostlarınıza karşı zekânızı kullanmayınız. Fakat bütün ruhunuzla hitab ediniz. Ruhun bu zehirli silâhını yalnız madde ve tabiat için saklayın! Biliniz ki zeki görünmek emeli kibir ve nahvetinizi arttıracak. Tenkit ve istihza ruhlarınız arasında uçurumlar açacaktır. Yine biliniz ki zırhlarına bürünen silâhşör, kuvvetine güvenemiyendir. Ve sahte zekânın arkasında saklanan insan, ruhunda kudret olmayandır. Hilmi Ziya […]
Arif
23:05 - 6 Mart 2015
0 Yorumlar
Kendine hayrı olmayanın başkasına hiç hayrı dokunmaz. Nefisini düzeltmesini bilmeyen insan, âlemi düzeltmeye nasıl ve ne cesaretle kalkar? Bir millet ki kendi kusurlarını itiraf etmesini, kendini düzeltmek için çirkini gerçeği görmeye katlanmasını öğrenmemiştir. Bir millet ki kendini dev aynasında görmüş,kör kuvvetin tahribleriyle öğünmüş, kibir ye nahvet (kibir,gurur) içinde, hakikata karşı gözlerini kapamıştır. O milletin medenî […]
Arif
06:17 - 3 Mart 2015
0 Yorumlar
Şüphe, bir üçüncü elin mahsûlüdür. Hannah’a göre, insan ile evren arasındaki geleneksel barışın çözülmesinde Descartes, önemli bir pay sahibidir. “Çünkü, demektedir Hannah, Descartes kendi çağınınkı kadar, kendisinden önceki neslin tecrübesini de genelleştirmiş, onu yeni bir düşünce metoduna dönüştürmüştür; ve böylece, Nietzsche’ye göre modern felsefeyi teşkil eden bu ‘şüphe ekolünde yetişen ilk düşünür, modern felsefenin babası […]
Arif
17:00 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
Ruhun iktidarını inkar edenlere,yalnız madde vardır,ölü ve mekanik maddeden başka hakikat yoktur diyenlere hitap ediyorum : Neden tabiatı izah için enerjiye, kendiliğinden oluşa, dinamizme baş vuruyorsunuz? Neden hayatın doğuşunu lâboratuvarlara sokmak için boş ve neticesiz vaitlerinize müspet hiçbir şey katamıyorsunuz? Niçin, hayvan cemiyetlerinin cansız bünyesinde hiç- bir hareket ve gelişme uyandıramıyorsunuz? Nihayet niçin sonu başlangıçla, […]
Arif
16:00 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
Hakiki hürlük ancak kişi olan insanlar ve yalnız hür kişilerden kurulmuş cemiyetler içindir. Çünkü hürlük gaspedilmiş; bir şey değildir ki geri verilsin ve önceden var olan bir şey değildir ki, üzerinden baskı kaldırılsın. Madem ki hürriyet geri verilecek, geri alınacak ve kurtarılacak bir şey değil, ancak yeniden elde edilecek; çabalarla kazanılcak bir hazinedir; öyle ise […]
Arif
16:16 - 14 Aralık 2014
0 Yorumlar
Dinle bilimi uzlaştırmaya çalışan sentezciler her zaman (Aydınlanma’dan/Galile’den beri) olmuştur, ama, bu çabalar, kabul etmek gerekir ki,kalıcı ve inandırıcı olamamıştır. Bunun nedeninin, bağdaşmaz iki dünyanın her ikisinde yaşamaya çalışanların sorunlu/çelişik halleri olduğu söylenebilir. Bağdaşma bulunmayan, birinin reddi temeli üzerinde kurulmuş bir tartışmayı/yanlış anlamayı/kasti eğretilemeyi yok saymanın sonucunda inanç sisteminin her zaman aleyhine çalışacak bir durumdur […]
Arif
12:30 - 3 Aralık 2014
0 Yorumlar
Onyedinci yüzyıl bilimsel devrimi yalnızca dünya anlayışını değil, insanın kendisini içinde yabancı bulduğu bir dünya meydana getirerek, insan anlayışını da mekanikleştirdi. Ayrıca, bu yüzyılın bir ürünü olan bilimselcilik ve bugüne kadar model alınmış olan demode Newtoncu fiziğin fiziğin görünen başarısı bugün artık demode olmuş olan tüm bir insan bilimleri denilen serinin kuruluşuna yol açtı. Modern […]
Arif
00:28 - 3 Aralık 2014
0 Yorumlar
Tüm bu izahlar neticesinde biz, ,‘Kur’an’ı anlamak, neyi anlamak demektir?” sualinin ve bu suale verilecek olan cevabın,Kur’an’aa dayalı her söylemin meşruiyeti ile doğrudan alâkalı olduğunu, söylem’e meşruiyet kazandıracak olan ilkenin, işbu temellendirme’nin kendisinde bulunabileceğini söylüyom. Söylüyoruz; zira hesabı verilmemiş kavram lardan hareketle öne sürülen yargıların, Sâfsataya yol açabilecek neticeler tevlid edeceklerine inanıyoruz. Safsata vehimlere dayanır, bedihî […]
Arif
00:25 - 3 Aralık 2014
0 Yorumlar
Bir sözün maksad ve muradı üzerinde düşünüp akletmek için öncelikle sözün kendisini anlamak gerekir; başka bir deyişle, ne denmek istendiğini bilmek için, önce ne dendiğini anlamak lâzımdır. Bu nedenledir ki tamamlanmamış ya da eksik anlaşılmış bir söz üzerinde tam bir düşünümde bulunmak mumkun değildir. Birçok ayette, Kur’anın anlaşılmak için indirildiğine, ama kalpleri katılaşmış kimselerin bu […]
Arif
13:23 - 25 Kasım 2014
0 Yorumlar
Bir metni anlamaya çalışan kişi, onun kendisine bir şey söylemesine hazırdır. Bu nedenledir ki yorumlamak üzere eğitilmiş bir kafa, metnin getirdiği yeniliklere baştan beri duyarlıdır. Fakat bu tür duyarlılık, ne ‘tarafsızlık’ ne de ‘kişinin kendi benliğinden kurtulması’ anlamındadır; kişi farkında olmadan biriktirdiği ön anlamları (yani geçmişteki birikimlerinin sonucu olarak zihninde yer eden anlam ve yorumları) […]

0 Yorumlar