Zırhlarına Bürünen Silahşör Kuvvetine Güvenemiyendir

Dostlarınıza karşı zekânızı kullanmayınız. Fakat bütün ruhunuzla hitab ediniz. Ruhun bu zehirli silâhını yalnız madde ve tabiat için saklayın! Biliniz ki zeki görünmek emeli kibir ve nahvetinizi arttıracak. Tenkit ve istihza ruhlarınız arasında uçurumlar açacaktır. Yine biliniz ki zırhlarına bürünen silâhşör, kuvvetine güvenemiyendir. Ve sahte zekânın arkasında saklanan insan, ruhunda kudret olmayandır.   Hilmi Ziya […]

Daha fazla oku
Kendine Hayrı Olmayanın Başkasına Hayrı Olmaz

Kendine hayrı olmayanın başkasına hiç hayrı dokunmaz. Nefisini düzeltmesini bilmeyen insan, âlemi düzeltmeye nasıl ve ne cesaretle kalkar? Bir millet ki kendi kusurlarını itiraf etmesini, kendini düzeltmek için çirkini gerçeği görmeye katlanmasını öğrenmemiştir. Bir millet ki kendini dev aynasında görmüş,kör kuvvetin tahribleriyle öğünmüş, kibir ye nahvet (kibir,gurur) içinde, hakikata karşı gözlerini kapamıştır. O milletin medenî […]

Daha fazla oku
Şüphe Nedir? ve Kur’an, Şüpheyi Nasıl Bir Muhtevada Sunmuştur?

Şüphe, bir üçüncü elin mahsûlüdür. Hannah’a göre, insan ile evren arasındaki geleneksel barışın çözülmesinde Descartes, önemli bir pay sahibi­dir. “Çünkü, demektedir Hannah, Descartes kendi çağınınkı kadar, kendisinden önceki neslin tecrübesini de ge­nelleştirmiş, onu yeni bir düşünce metoduna dönüştür­müştür; ve böylece, Nietzsche’ye göre modern felsefeyi teşkil eden bu ‘şüphe ekolünde yetişen ilk düşünür, mo­dern felsefenin babası […]

Daha fazla oku
Ruhun İktidarını İnkar Edenlere Cevap

Ruhun iktidarını inkar edenlere,yalnız madde vardır,ölü ve mekanik maddeden başka hakikat yoktur diyenlere hitap ediyorum : Neden tabiatı izah için enerjiye, kendiliğinden oluşa, dinamizme baş vuruyorsunuz? Neden hayatın doğuşunu lâboratuvarlara sokmak için boş ve neticesiz vaitlerinize müspet hiçbir şey katamıyorsunuz? Niçin, hayvan cemiyetlerinin cansız bünyesinde hiç- bir hareket ve gelişme uyandıramıyorsunuz? Nihayet niçin sonu başlangıçla, […]

Daha fazla oku
Hakiki Hürlük

Hakiki hürlük ancak kişi olan insanlar ve yalnız hür kişilerden kurulmuş cemiyetler içindir. Çünkü hürlük gaspedilmiş; bir şey  değildir ki geri verilsin ve önceden var olan bir şey değildir ki, üzerinden baskı kaldırılsın. Madem ki hürriyet geri verilecek, geri alınacak ve kurtarılacak bir şey değil, ancak yeniden elde edilecek; çabalarla kazanılcak bir hazinedir; öyle ise […]

Daha fazla oku
Gurbetin de Gurbeti (Kısa Bir Felsefe Tarihi)

Dinle bilimi uzlaştırmaya çalışan sentezciler her zaman (Aydınlanma’dan/Galile’den beri) olmuştur, ama, bu çabalar, kabul etmek gerekir ki,kalıcı ve inandırıcı olamamıştır. Bunun nedeninin, bağdaşmaz iki dünyanın her ikisinde yaşamaya çalışanların sorunlu/çelişik halleri olduğu söylenebilir. Bağdaşma bulunmayan, birinin reddi temeli üzerinde kurulmuş bir tartışmayı/yanlış anlamayı/kasti eğretilemeyi yok saymanın sonucunda inanç sisteminin her zaman aleyhine çalışacak bir durumdur […]

Daha fazla oku
İnsan Anlayışının Mekanikleşmesi

Onyedinci yüzyıl bilimsel devrimi yalnızca dünya anlayışını değil, insanın kendisini içinde yabancı bulduğu bir dünya meydana getirerek, insan anlayışını da mekanikleştirdi. Ayrıca, bu yüzyılın bir ürünü olan bilimselcilik ve bugüne kadar model alınmış olan demode Newtoncu fiziğin fiziğin görünen başarısı bugün artık demode olmuş olan tüm bir insan bilimleri denilen serinin kuruluşuna yol açtı. Modern […]

Daha fazla oku
1/b Otoriter Yorum ya da Otoritelerin Yorumu

Tüm bu izahlar neticesinde biz, ,‘Kur’an’ı anlamak, neyi  anlamak demektir?” sualinin ve bu suale verilecek olan cevabın,Kur’an’aa dayalı her söylemin meşruiyeti ile doğrudan alâkalı olduğunu, söylem’e meşruiyet kazandıracak olan ilkenin, işbu temellendirme’nin kendisinde bulunabileceğini söylüyom. Söylüyoruz; zira hesabı verilmemiş kavram lardan hareketle öne sürülen yargıların, Sâfsataya yol açabilecek neticeler tevlid edeceklerine inanıyoruz. Safsata vehimlere dayanır, bedihî […]

Daha fazla oku
Sağırlar, Dilsizler, Körler Gibiydiler Üzerine

Bir sözün maksad ve muradı üzerinde düşünüp akletmek için öncelikle sözün kendisini anlamak gerekir; başka bir deyişle, ne denmek istendiğini bilmek için, önce ne dendiğini anlamak lâzımdır. Bu nedenledir ki tamamlanmamış ya da eksik anlaşılmış bir söz üzerinde tam bir düşünümde bulunmak mumkun değildir. Birçok ayette, Kur’anın anlaşılmak için indirildiğine, ama kalpleri katılaşmış kimselerin bu […]

Daha fazla oku
Hakikati Söylemek

Bir metni anlamaya çalışan kişi, onun kendisine bir şey söylemesine hazırdır. Bu nedenledir ki yorumlamak üzere eğitilmiş bir kafa, metnin getirdiği yeniliklere baştan beri duyarlıdır. Fakat bu tür duyarlılık, ne ‘tarafsızlık’ ne de ‘kişinin kendi benliğinden kurtulması’ anlamındadır; kişi farkında olmadan biriktirdiği ön anlamları (yani geçmişteki birikimlerinin sonucu olarak zihninde yer eden anlam ve yorumları) […]

Daha fazla oku