Tek-biçimleştirme

Bireylerde, nicelik niteliğe ne kadar üstün gelirse,bireyler, eğer deyim yerindeyse, sadece basit birey durumuna düşmeye o kadar yakın olacaklardır ve böylece birbirlerinden de o kadar çok ayrılmış olacaklardır; kuşkusuzdu, birbirlerinden farklılaşmış olacak­lardır, anlamında değildir, çünkü tamamen niceliksel farklı­laşmanın —ki söz konusu ayrılma budur— tersine, bir de ni­teliksel farklılaşma vardır. Buradaki ayrılma bireyleri, keli­menin en dar […]

Daha fazla oku
Zaman

Hakikat şu ki, zaman hiç değişiklik göstermeden tekdüze bir biçimde akıp giden bir şey değildir;bu yüzden bugün ge­nellikle modern matematikçilerin düşündüğü gibi, zamanı geometrik olarak düz bir çizgiyle temsil etmek, aşırı bir basit­leştire nedeniyle zaman hakkında tamamen yanlış bir fikir verir. Daha ilerde göreceğiz ki, bir şeyi gereğinden çok basit­leştirme eğilimi de modern kafa yapısının […]

Daha fazla oku
Tanımlarda Hata Yapılan Yerler

Altıncı Fasıl: Tanımlarda Hata Yapılan Yerler   Bu yerler üç tanedir. Biri cinste; diğeri fasılda, üçüncüsü ise hem cins hem de fasılla ilgilidir. Birinci hata yericins’tir. Cinste hata farklı şe-killerde olur.   a-Bunlardan biri cinsin yerine faslı koymaktır. Mesela aşkın tanımında, “aşk sevginin aşırı olmasıdır” denilir. Oysa aşk “aşırı olan sev­gidir”. Zira sevgi cins; aşırı […]

Daha fazla oku
Mütevâtir Haberler

Beşinci Sınıf: Mütevâtir Haberler İkinci Kısım: Yakını Olmayan ve Burhanlar İçin Kullanılmaya  Uygun Olmayan Öncüller Bu öncüller iki türdür. İlki fıkhî konularla ilgili zannî kıyaslar için uygundur diğeri ise bunun için de uygun değildir. Birinci Tür Yakînî kıyaslar için olmayıp fıkhı kıyaslar için uygun olanlardır ve üç 15 sınıftır. Bunlar meşhur, makbul ve maznun önermelerdir. […]

Daha fazla oku
İmam el-Gazzâlî- Mi’yaru’l İlm’den Bir Alıntı

Genel bir ifadeyle söylersek, senin hakikati insanlar yoluyla öğrenmen uygun olmayıp aksine insanları, hakikati esas alarak tanıman gerekir. Öyle ise önce hakikati öğrenmeye çalış. Her kim hakikat yoluna girerse bil ki o, doğru söylemektedir. Ama önce bir şahsın hakikati bildiğine inanır sonra da hakikati onun yoluyla bilirsen; işte Yahudileri, Hristiyanları ve taklitçilerin çoğunu dalalete düşüren […]

Daha fazla oku
Mütebâyin İsimlerle İlgili Çokça Hata Yapılan Bir Hususa Dair

Mütebâyin İsimlerle İlgili Çokça Hata Yapılan Bir Hususa Dair Uyarı   Bilindiği üzere mevzûlar (özneler) tanımlarının birbirinden ayrı olması sebebiyle ayrı ve farklı şeyler olduklarında, onları gösteren isimler demütebâyin-mütezâyil olurlar. Mesela at ve taş sözcükleri böyledir. Fa­kat bazen mevzû (özne) aynı olup farklı itibarlara göre o mevzûnun ismi birden çok olur ve bu isimlerin müterâdif […]

Daha fazla oku
Dereceli Anlamdaş İsimler

’Bazen de tek bir isim, taşıdığı aynı mana ile iki ayrı şeye delâlet eder, fakat bu iki şey arasındaki mana, başka bir açıdan farklılık arz eder.   Buna müşekkek (dereceli anlamdaş) isim adını veririz. Bazen de mana tek ve aynı olmaz ama iki şey arasında bir benzerlik olur. Buna da müteşâbihadı verilmektedir. Bunlardan ilki yani […]

Daha fazla oku
Mutluluk ve Erdem

Akleden nefis ne zaman bir şeyin bilgisini elde etse, anında, o şeyin bilgisini elde ettiğini de bilir. Fakat hisseden ruh ne zaman bir şeyi algılasa, o şeyi algıladığının hemen farkına varamaz. Fakat insan, nefsiyle bilir ki hisseden ruh o şeyi idrak etmiştir. Kendisine gıpta edilecek mutlu (saîd) insan, ister zayıf isterse güçlü olsun, iffetli, hakîm […]

Daha fazla oku
Erdemleri Korumanın 4 Yolu

Erdemleri korumanın  dört yolu vardır. Birincisi erdemli kimselere sıkıca tutunmaktır. Zira nefsnefin hayra ulaşmış, mutlu, Allah katından olan yetkinliğine yönelip pislik cihetinden yüz çevirmesi sağlığını korumakla olur. Bu da fazilet sahipleriyle bir arada olmakla, fazilet sahipleri ve talipleri gibi örnek alacağı kimselerle iç içe bulunmakla, erdem sahiplerinden doğ­ruluk kardeşleriyle ve hakikat ehlinden iyilik dostlarıyla birlikte olmakla, bunların […]

Daha fazla oku
İnsan Toplulukları Hakkında

Bilmelisin ki insan toplulukları iki sınıftır, doğal olanlar ve doğal olmayanlar. Doğal olanların kaynağı sevgidir ki bu, doğal bir bir­liği gerektirir ve yapay bir birlik olan adalete gereksinim duymaz. Zira sevgi fertler arasında daim olduğunda onların hiçbiri zulüm ve baskıya  meyletmez ve böylece hakkı almaya da hakkı gözetmeye de ihtiyaç duy­mazlar. Hatta bütün var olanlar […]

Daha fazla oku