Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
12:25 - 7 Ocak 2018
Malumunuzdur geçtiğimiz haftalarda dini anlama çabalarından bir tanesi olan ve bin yılı aşan bir İslam ilimler tarihi içerisinde mümtaz yeri bütün ulema tarafından kabul edilen tasavvuf ilmine karşı üç beş yeni nesil akademisyenin “yok sayıcı”, “dışlayıcı”, “tahkir edici” medyatik açıklamalarına karşı bu ilim dalından 40 sene ekmek yemiş bir akademisyen olarak bazı cevaplar vermiştim. Ve demiştim […]
Harun Selçuk
22:02 - 13 Ocak 2017
0 Yorumlar
Modern, çağdaş, Doğulu veya Batılı, erkek ya da dişi olmak, insana sonradan giydirilen vasıflardır. Bir kurgu olarak var olan bu “çağdaş” insandan gayri bir insan daha var: Mekân ve zamanın farklılaştıramadığı ihtiyaçlarda buluşan ve benzeşen insan… Onun Doğulu veya Batılı, erkek veya dişi, zenci veya beyaz olması fark etmiyor. İnsan; ölüm, aşk gibi konularda benzer […]
Arif
15:45 - 24 Ağustos 2016
0 Yorumlar
11. Kaide: Tasavvufa girmeye kimlerin ehildir. Her şeyin ehli, vechi, mahalli bir de hakikati vardır. Tasavvufa ehil olmak, teveccühünde sadık, sevgisinde samimi, muhakkik arife, insaflı öğrenciye, hakikatlere bağlı âlime, kolaylıkları önceleyip cehaleti kendine yük etmeyen, iddiasız, araştırması sathi olmayan fakihe mahsus bir meziyettir. Ancak, aptal halk, ilimden yüz çeviren talebe, tanınmış/önde gelen fakihleri taklitte samimi […]
Arif
02:44 - 1 Haziran 2016
0 Yorumlar
Ebubekir Sifil: Sizin de malumunuz olduğu üzere İslam tarihi boyunca felsefe ile İslâmî ilimler arasında en azından genel itibariyle çok uyumlu bir ilişki olmamış. Felsefeden bahseden, İslam tarihine felsefe açısından bakan insanlar İslâmî ilimleri; İslâmî ilimler açısından bakanlar ise genelde felsefeyi ihmal ederek yaklaşmışlar; Tarafgir bir gidişat söz konusu. Fakat biz biliyoruz ki, en azından […]
Arif
16:43 - 30 Ocak 2016
0 Yorumlar
Kur’an’ın hükümleri genel bir tasnifle itikat, muamelat (ibadet) ve ahlak olmak üzere üç kısma ayrılır. İtikat ile akait ilmi, muamelat ile fıkıh ilmi, ahlak ile de tasavvuf ilmi ilgilenir. Bu üç alan baş, gövde ve ayaklardan oluşan bir vücuttur. Bu alanların ve bu alanlara ilişkin söz konusu ilimlerin ayrılığı teklif ve tasavvur dahi olunamaz. Bilinçli […]
Arif
23:34 - 30 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bir tür anlayış İslâm’ı nasıl hayatın dışında sanıyorsa, tasavvufu da İslâm’ın dışında sananlar bulunmaktadır. Tasavvufun Hristiyan rahiplerinin yaşayışından ilham alındığını iddia edenler olduğu gibi, onu Grek felsefesine veya Hint düşüncesine bağlayan farklı görüş ve iddia sahipleri de var. Bir Müslüman’ın cehlinden dolayı düştüğü yanlışa bakarak “İslâm budur” diye bir hükme varmak ne kadar doğru ise, […]
Arif
22:16 - 8 Temmuz 2015
0 Yorumlar
RIHLE’nin Tasavvufu dosya konusu yaptığı bu sayıda, konuyla ilgili olarak insanımızın zihnini meşgul eden birtakım meseleleri Osman Nuri Topbaş Hocamıza soralım istedik. Muhterem hocamız bizi kırmadılar, RIHLE okuyucuları için aşağıda okuyacağınız mülakatı lütfettiler. Kendilerine şükranlarımızı sunuyor, sizi muhterem hocamızın sorularımıza verdiği cevaplarla baş başa bırakıyoruz. Muhterem Hocam; öncelikle tasavvufun tarif ve izahını yapar mısınız. […]
Arif
17:26 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
FATİH KUT : Peki bazı insanlar neden mezheb ve tasavvufa düşmanlar, bunun sebepleri nelerdir? PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Tasavvuf / tarikata düşmanlık ile mezheblere düşmanlığın sebebi aslında aynıdır. Yani şöyle : Bir adam eğer tarikata düşmansa, şöyle veya böyle mezhebe de yan bakar. Ya da mezhebe düşmansa, yanı sıra mutlaka tarikata da düşmandır. Bunu göz […]
Arif
17:16 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
Kimileri, ‘tasavvufi eylemlere bakıyoruz, bir de Hindistan’da yogilerin veya Hind rahiplerinin vs. yaşantılarına bakıyoruz; ikisinin birbirine benzediğini görüyoruz. Öyle ise tasavvuf çoğunlukla eski Hind kültürüne dayanıyor, diyorlar. Bir kısmı da eski Yunan’a benzetiyor. Eflatun’un ideler alemine vs. şuna buna benzetmeye çalışıyor. Özellikle Muhyiddin b. Arabi’nin temsil ettiği Vahdet-i Vücud görüşünün Yunan felsefesinden kaynaklandığını söylemeye çalışıyorlar. […]
Arif
17:48 - 18 Haziran 2015
0 Yorumlar
Tasavvuf, farz ve vacibleri hakkıyla edadan sonra nafilelerle manevi makamatta kat-ı meratip ile Allah’a yakınlık kesbetmektir. Tasavvuf, Kur’an ve sünnetten süzülmüş bir sızıntı ve bir hakikattır. İslam’ın özü ve ruhudur. Tasavvuf, kitap ve sünnete tam ittiba ile ahlak-ı İlahîyye ile tahalluk; yani. Kur’an ahlakıyla ahlaklanmak, masivayı terk ederek rıza-i Bârî’yi tahsile müteveccih olmak ve bu […]

0 Yorumlar