Ekrem Tahir – Yaratıcı Öfke -Alıntılar

Mefhum fehmetmektir; fehm ve idrak etmek. Ve fehmetmek demek; anlamak, şuurluca kavramak ve idrakte yerini bulması demektir. Bir meseleyi araştırmak, tetkik yolculuğuna çıkıp, bu yolculukta bilgileri toplayıp, tasnifleştirip, bilgileri gözleyip, tenkit süzgecinden geçirip, yolculuk tecrübelerini titizce devşirip terkipleştirmek, hülâsayı kelâm; ona bütün dimensiyonunla hâkim olup hükmedebilmektir. Lakin diğer bir ifadeyle meselenin bütün dimensiyonlarıyla bilmeden, insan […]

Daha fazla oku
Bilginin Yeniden Üretimi

  İlim, İmam Maturidi’nin tanımladığı ve müteahhirun dö­neminde kabul edildiği gibi, bir temyizdir. Temyiz bir taraftan “taayyündü gerektirir, diğer taraftan taayyünü fark edecek bir “nazar” keskinliği. Biz buna “görüş” veya “rey” de diyebiliriz. Taayyün etmiş olanı görerek, onun bizimle irtibatını, bizi ilgi­lendiren cihetini, yani “manasını” tespit etmeye de “anlama”, “fıkıh” denilmektedir. Temyiz faaliyeti taayyün sürecine […]

Daha fazla oku
İslami Düşünce Geleneğinin Yeri

  Bugün İslami düşünce geleneğinin kendisinde tecessüm ettiği eserleri okuyanlar kendilerini sanki iki alternatiften biriy­le karşı karşıyaymış gibi görmektedir: Bu eserlerde ifade edileni ya kabul etmek veya reddetmek zorundayız (bir kısmını alıp bir kısmını terk etme üçüncü bir alternatif değil, ikili bir alternatif­le düşünmenin mantıki bir neticesidir). Kabul edenler, her şeyi olduğu gibi veya biraz […]

Daha fazla oku
Nuraniyet ve Kuantum Alemi

Prof. Dr. Yunus Çengel Adnan Menderes Üniversitesi Nevada Üniversitesi, ABD Derya benim katremdir, Zerreler umman bana. Yunus Emre Giriş Nur kelimesinin karşılığı lugatlarda ‘aydınlık, parıltı, parlaklık, ışık, ziya’ olarak verilir ve nur her çeşit karanlığın zıddı olarak ifade edilir. Nur, aynı zamanda Allah’ın doksan dokuz isminden biridir ve bu isim, bütün nurların kaynağı, yaratıcısı ve […]

Daha fazla oku
Kitabu Kavaid’il-Akaid

  Ebû Hamid Muhammed el-Gazzâlî  BİRİNCİ BOLUM Ehli Sünnet’in İslâm’ın Şartlarından Olan Kelime-i Şehâdet Hakkındaki İnancı Yıratan, ölümden sonra tekrar hayat veren, dilediğini en güzel şekilde yapan, övülen, Arş’ıon sahibi olan, şiddetli gazabı bulunan, kullarının en seçkinlerini doğru yola ileten ve onlara bu yolda sebat veren; kendilerine Tevhid inancını nasip ettiği bu kullarına, inançlarını şüphe […]

Daha fazla oku
Prof.Dr.Zekeriya Güler – Hadis Günlüğü ”Alıntılar”

Bir İhtisas Dalı Olarak Hadis İçinde bulunduğumuz asırda, ihtisaslaşma hızla yayılmış ve “ihtisâsa hürmet esastır” anlayışı saygınlık kazanmıştır. Şüphesiz bu durumun bir takım avantajlar yanında dezavantajlar yaşadığı ve yaşattığı görülmüştür, görülmektedir. Araştırma sâhası dışına çıkarak konuşan veya yazan eski-yeni nice âlimlerin müşkil ve gülünç duruma düştükleri çok olmuştur. “Adam, ihtisâsı dışına çıkıp konuştuğu zaman işte […]

Daha fazla oku
Savaş Ş.Barkçin – Yön ve Yol Adlı Kitaptan Alıntılar

Dost ile ettiğin ahdi unutma Gel gönül dost illerine gidelim Sakın bu fanide sen vatan tutma Gel gönül dost illerine gidelim Aziz Mahmud Hüdayi(k.s) ———————————————————- Dostluğun başka bir edebi, yanlışını görünce onu güzelce uyarmaktır. Dostumuzda bir yanlışı gördüğümüzde onu edebince uyarmak, onun eteğini tutup ateşe düşmekten muhafaza etmeliyiz. Bir hayrı ise kimde görürsek görelim o […]

Daha fazla oku
Bildikçe İnsana Bir Şeyler Mi Oluyor?

Hangi Şeyin îlmi? Bilmeyi değerli kılan unsurun ne olduğunu anlamak için “neyi, ne kadar, ne maksatla, hangi öncelik sı­rasına göre bilmek…” gibi temel soruların cevaplanması gerekir. Kötü amaçla kullanıldığında silaha ve sömürü aracına dönüşebilen bilginin bir taraftan sorun oluştu­rurken diğer taraftan da problemin çözümü için kaçınıl­maz olması ilginçtir. Hakikat soruşturması içinde olmayan malumat sa­hipleri dünyanın […]

Daha fazla oku
Soner Duman – Usul Yazıları ”Alıntılar”

Kimileri dinin kesin hükümleriyle sabit alanlarında “bana göre” diye başlayan cümleler kurarak kendi düşüncelerini dinin önüne geçirirken, kimileri de tamamen kendi yorumlarını, beğeni ve tercihlerini kendilerine ait bir yorum olduğunu“bana göre” diye belirtmeksizin sanki dinin emriymiş gibi takdim etmektedirler. Her ikisi de sonuçta dindekini bertaraf etme, kendi görüşünü din yerine ikame etme sonucuna yol açabilecek […]

Daha fazla oku
Alimin Kaybı

Abdullah b. Amr şöyle dedi: Resûlullah (a.s.) şöyle buyu­rurken işittim: “Allah Teâlâ ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, fakat âlimleri ortadan kaldırmak su­retiyle alır. Neticede ortada hiçbir âlim bırakmaz, insanlar bir kısım cahilleri kendilerine lider edinirler. Onlara birtakım mese­leler sorulur; onlar da bilmedikleri halde fetva verirler. Neticede hem kendileri sapıklığa düşer, hem de insanlar […]

Daha fazla oku