İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
18:17 - 20 Mayıs 2017
Mehmet Fatih Kaya Hoca’dan “İlmin Nasıl Öğrenilmesi Gerektiği”ne dâir çok mühîm tesbitler ve tembihler… **************** Bizim ilim/irfan geleneğimizde asıl olan, “kitap” değil, “rehber/mürşid/hoca”dır. Bu tespit, yalnızca pratik yönü ağır basan ve muhakkak bir “fem-i muhsin”den alınması gereken “Tecvîd ve Kırâât” gibi ilimler için değil, teorik ilimlerin bütünü için de geçerlidir. Tasavvuf için de durum farklı […]
Arif
12:49 - 18 Mayıs 2017
0 Yorumlar
İlim Dallarıyla ve Âlimlerle İlgili Sözleri “Kendi bildiğimize Kur’an’dan ve Hadis’ten mânâ çıkaramayız; onunla amel edemeyiz. Ancak ulemânın (müçtehit âlimlerin) kâide-i mukarreresi (yerleşik kuralları) altında mânâ istihrâc edip, ona göre amel etmeliyiz.” “İlim insanı bütün kötü şeylerden korur.Allah’ı bilen, O’ndan en çok korkandır. Allah’ı bilmeyen ise, O’ndan ne korkacak?!..” “İlmin de kendine mahsus bir zevki […]
Arif
00:44 - 9 Mayıs 2017
0 Yorumlar
‘BIRAK ARZULARINI* Aklın karışırsa iki konuda Yorarsa seni zihnin Doğru olanı mı Yoksa arzuyu mu seçeceksin Bırak arzularını Zira arzu edilen şeyler Nefisleri ayıplanacakları yere sevkeder.(1) * Bu şiir bazı kaynaklarda Ali b. Ebî Tâlib’e de nispet edilir. YAKIN Gün gelir yalnız kalırsan De, bir gözetleyen var üzerimde Hiçbir şey gizli kalmaz,O’na her şey aşikar […]
Arif
19:36 - 19 Nisan 2017
0 Yorumlar
İlmin muradifi olduğu sanılan lafızlardan bahsetme hakkındadır. Bu lafızlar, otuz tanedir: 1) İdrâk: bu, karşılaşma ve ulaşma (vusul) demektir. Meselâ, (çocuk kemale erdi, ulaştı; meyve olgunlaştı) denilir. Nitekim Cenab-ı Hak, “Hz.Musa’nın yanındakiler, “muhakkak ki erişilip yakalandık! dediler” (Şuara,61) buyurmuştur. Akleden kuvvet akledilen şeyin mahiyetine ulaşıp, o şeyin mahiyetini elde ettiğinde, bu, bu cihetten bir idrak […]
Arif
19:08 - 19 Nisan 2017
0 Yorumlar
İlmin üstünlüğünün akli delilleri hususunda deriz ki: İlmin bir şeref ve kemal sıfatı, cahilliğin de bir noksanlık sıfatı olduğunu akıllı kimselerin zaruri olarak bildiği bir gerçektir. Bu sebeble yalan olduğunu bilse dahi alim bir kimseye: “Ey cahil!” denilse, bu onu rahatsız eder. Yine aksini bile bile, cahil bir kimseye “Ey alim” denilse, o bundan […]
Arif
18:59 - 19 Nisan 2017
0 Yorumlar
1) Anlatıldığına göre Harun er-Reşid ile birlikte pekçok fukaha bulunuyordu. Bunların arasında Ebû Yusuf da vardı. Derken bir adam getirildi. Diğer bir adam onun geceleyin evinden malını aldığını iddia ediyordu. Alan adam da o mecliste bunu ikrar etti. Oradaki fakihler onun elinin kesilmesine ittifakla hükmettiler. Ama Ebu Yusuf “Onun eli kesilmemeli” dedi. Alimler “Niçin?” dediler, […]
Arif
18:56 - 19 Nisan 2017
0 Yorumlar
İlmin üstünlüğünü gösteren aklî delillere gelince bunlar da çoktur: 1) İşler dört kısımdır: a) Aklın razı olduğu fakat şehvetin razı olmadığı işler. b) Şehvetin razı olduğu, fakat aklın razı olmadığı işler. c) Hem aklın hem de şehvetin razı olduğu işler.Ve; d) Aklın da, şehvetin de razı olmadığı işler. Birincisi, dünyadaki hastalık ve kötülüklerdir. İkincisi, bütün […]
Arif
15:46 - 9 Mart 2017
0 Yorumlar
3.6.3.İLİM ÖĞRENME ŞARTLARI İlim anlayışının temel unsurları arasında hoca ve öğrencinin tutum ve nitelikleri önemsenmiştir. Taşköprülüzade, ilim öğrenmeye kalkışan adayın, sahip olması gereken özellikleri şöyle sıralamıştır: 1- Nefsini, benlik hanesini, kötü huy ve fena ahlâktan temizleyip, güzel ahlâk, iyi huy cevherleriyle doldurup süslemektir. Öğrenci iyi huylu olmazsa, öğrendiklerini bozgunculuk yapmakta kullanır. İlim, ahlâkı iyileştirmek […]
Arif
12:59 - 24 Ağustos 2016
0 Yorumlar
İnsanlık, insanlık tarihinin daha önceki dönemlerinde yaşanmayan yepyeni ve esaslı sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunlar, sadece niceliksel boyutları olan arızî, değişken ve geçici sorunlar değil, bilakis, niteliksel boyutları olan aslî, kalıcı ve köklü sorunlardır. Burada İslâmî terminolojiyle “mürûr-u zaman” olarak adlandırılan, tarihin akıp gitmesiyle, değişmesiyle vukû bulan arızî değişimlerin yaşanmasından sözetmiyoruz. Çok daha hayatî bir fenomenin […]
Arif
18:38 - 29 Haziran 2016
0 Yorumlar
……… Bir mümin için asıl olan Hayat’tır; dünya ve âhiret yalnızca birer sıfattır; sıfatı bırakıp mevsûfa, dolayısıyla zâta bakmalıyız. İnsân kuldur; muhâlif değil… Kul olmak ise, Varlık dâiresindeki her bir var-olanın, var-olma koşuluna uygun eylemesidir. İnsanın var-olma koşulu, düşünmedir/bilmedir; bu nedenle halîfedir; yani muhâtabtır; mükelleftir; mesûldür. Nitekim bu hakikati Âşık Paşa, Garîb-nâme’de şöyle dile getirir: […]

0 Yorumlar