İlmin Temelleri Nerededir?

İlmi, medeniyetten ayırmak mümkün değildir. Son dö­nemlerde ilimler Batı’da büyük gelişmeler kaydettiler. Pek çokları, bugünkü duruma bakarak, ilmin kaynağının Avrupa olduğunu zannediyor olmasına rağmen konu araştırılınca, meselenin hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor. Tarihin sayfalarını biraz karıştıran, Avrupa’nın çeşit­li ülkelerinden öğrencilerin, yüzyıllarca Endülüs’e (Kurtuba’ya) akışıyla karşılaşır. İslam dünyasında ilim, irfan, Batı ile mukayese edilemeyecek kadar gelişmişti. […]

Daha fazla oku
Cahil Bilgi

İnsanda esrarlı, ele avuca gelmez, sezici, keşfedici ve ya­pıcı bir yetenek vardır ki, onu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. İnsana bu özelliği veren şey, kendi var­lığını, kâinatı ve kâinattaki yerini sorgulamasıdır. Sorgu­lamayı da belli disiplinlere kavuşmuş bilimlerle yapar. Aslında bilimleri birbirinden ayırmak mümkün de­ğildir; hepsi de, insandaki merak unsurunun tatminine yöneliktir. Ancak kolay öğrenilebilmeleri […]

Daha fazla oku
Abdulkadir-i Geylani-el-Fethu’r-Rabbani 3. Sohbet

  Hisle, duyguyla ve hevesle hareket eden yolda kalır. Varlığınızı ilimle koruyabilirsiniz 3. MECLİS Bu konuşma, Cuma günü dershanede yapıldı. Ko­nuşma tarihi: Hicri 8 Şevval 545, Miladi 1150. Ey şahsına gereken şeyleri bulamayan! Bu hâlin geçip gitmesini şiddetle isteme. Belki gelecek şeylerde seni helak edecek nesneler vardır. Ey hasta! Hastalığın geçmesini mutlak olarak isteme. Afiyetin […]

Daha fazla oku
Cehaletin Kötülüğü ve İlmin İyiliği

“Ey Nefs, seni bu gördüğüm yollara sevk eden şey bi­rinci derecede ‘Cehl’ ve ikinci derecede ‘Şehvet’dir. Âdem -Allah’ın selamı üzerine olsun- devrinden beri dünya yüzünde her ne fitne ve fesad olmuş ise ekserisi Cehl yüzünden olmuştur. Cehl bertaraf olsa Şehvet seni pek de fenalığa sevk edemez. Îlahî mahlukât içinde Cehl’den alçak ve bundan rezil bir […]

Daha fazla oku
Ariflerin Tevhidi

Âlemin ezelî padişahı Cenâb-ı Allah, önce bize birliğini bildirdi. Allah teâlâ- nın bu hususta buyurduğu şöyledir: “İlâhınız bir tek Allah’tır. “Âlimler de şöyle buyurmuşlardır: “İlim üçtür: Muhkem âyetler, kesin farzlar ve bunların dışındakiler. Hz. Peygamber buyurur: İlim üçtür: Birincisi apaçık ayetler. İkincisi kuvvetli farz, Üçüncüsü sabit sünnet. Bu üç ilmi bilen gerçekten büyük kişidir. Sonra […]

Daha fazla oku
Şeytan’ın Halleri

  İkinci sultan şeytandır. Nefis ise şeytanın vekilidir. Komutanları ise kibir, hased, buhl (cimrilik) açgözlülük, öfke, kahkaha ve maskaralıktır. Sözü geçen bu yedi fiil muhafızlardır. Bundan dolayı kalbin sağ tarafında yedi kale vardır. Her kalede bir muhafız görevlendirilmiştir. Her bir muhafızın yüz bin komutanı vardır. Şimdi, hased ve buhul, dünyayı terk etmekle; bunların tamamı sabr […]

Daha fazla oku
Alimlerin Faziletinde Sünnete Uymanın Rolü

İnsanlar içerisinde Allah’tan en çok korkanlar, O’na karşı en fazla saygı gösterenler ve O’nun koyduğu sınırları en iyi bilenler âlimlerdir. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’inde şöyle buyurmuştur: “Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler.Ondan başka ilâh yoktur. O, mutlak  sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.’’ Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allah’a karşı […]

Daha fazla oku
Tüccarın Oğlu Adam Olmayınca

Tüccar bir baba konuşma arasında şöyle dedi: -Bizim oğlana dünyanın parasını harcayarak bir iş yeri kurdum. Ama işletip adam olmadı. Ben de bunun üzerine ne ha­li varsa görsün diye okula yolladım. Suçlayalım mı bu tüccarı? Adam olmak diye anladığı model pek mi fena? iyice maddileştirilen bir dünyada, okuyanlar yarı aç yan tok gezmeye başlayınca ne […]

Daha fazla oku
Nefsin Allaha Yakınlığı Ne ile Olur ?

Nefs fıtraten ilimlere istidadlı olarak yaratılmış­tır. Onda ilimler tedricen hasıl olur. O halde, nefsin, fikir ve hayal güçlerini kullanarak o kuvvetlerden faydalanması gerekir. İbadetlerin nefsi tenvir etmesi, masiyetlerin de karartması hu­susuna gelince; nefsin, saadeti ve cevherinin kemâli, yüzünü hakka yöneltip, hislerinden yüz çevirmesine ve Allah’ın mukaddes yolun­da dâim olmasına bağlıdır. Onu bu yoldan men eden […]

Daha fazla oku
Hakiki Hürlük

Her düşkünlük bir mahkûmluktur: Kumar, içki, siyaset ve söz düşkünlüğü gibi. Fakat her tutku bir hâkimiyettir; Hakikat, ahlâk, siyaset, sanat tutkuları gibi. Tutkunluk ancak tatminle sona ermeyen sının olmayan hedeflere çevrilir. Çünkü zâten kendisi nihayetsiz bir arzudur. Ve ihtiras, cüz’î madde ve sınırlı bir konuya çevrildiği zaman bitmezlik vasfı kaybolarak düşkünlük halini alır. Ruh, düşkünlük […]

Daha fazla oku